0
Sepetim
Tüm alışverişlerinizde tohumlu kalem hediye!
Bana Onun Portresini Getirin
Bana Onun Portresini Getirin
Bana Onun Portresini Getirin
Bana Onun Portresini Getirin
Bana Onun Portresini Getirin
Bana Onun Portresini Getirin
Kitap Önizlemesi

Bana Onun Portresini Getirin

0 Yorum Yorum Yaz
8,89 TL14,81 TL
Ebat:13,5 × 19,5 cm
Kategori:Edebiyat
Yayınevi:Karakarga
Yazar:Ege Görgün
ISBN:9786059670623

Şiddet estetizminin şair sinemacısı, Amerikalı yönetmen Sam Peckinpah, 1970’li yıllarda önlenemez bir öfkeyle şöyle diyordu: "Bana onun kellesini getirin!" Sinema yazarı dostumuz Ege Görgün ise, herhangi bir şiddet eylemine başvurmadan, Peckinpah ustaya göndermeli ama insancıl söylemle: "Ban onun portresini getirin." diyor. ‘O’ kimin portresi? Ya da ‘onlar’ kimdir? Yeşilçam ünlüleriyle sanat dünyasına damgasını vurmuş kişilerin sıra dışı yaşamlarını, öykü tadında sunuyor sizlere… Gerçekten bir dönemin renkli kişiliklerini, bir seçki titizliğiyle, topluca gözler önüne seriyor. Ege Görgün, yıllardır kaleme alıp gazete ve dergi sayfalarında unuttuğu, ölüm sessizliğine terk ettiği o portre denemelerine sahip çıkıyor şimdi. Onlara kitap raflarında bir yaşanırlık kazandırarak. Kelleler değil, o renkli insan portreleri yaşamalı hep…

  • Yorumlar

Bu ürün için sizden gelen yorumlar

Son 10 yorum gösterilmektedir

Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Kitapları

İndirimli
Takımdan Ayrı Düz Yazılar

Takımdan Ayrı Düz Yazılar

Takımdan Ayrı Düz Yazılar, tamamen gerçek olaylardan yola çıkan hikâyeler; röportajlı futbol adamı portrelemeleri ve futbol üzerine akıl yürütmelerden oluşuyor. Bütün yazıların ortak noktası futbolu biraz daha sevmeniz ama daha da önemlisi anlamanız umuduyla yazılmış olmaları. Kapitalizmin ve fanatizmin pençesindeki değil; felsefesi, keyfi, eğlencesi ve güzellikleri olan futboldur tabii burada bahsedilen. Fena halde hayata benzeyen bir futbol, dolayısıyla manipüle edilmemiş, hormon katılmamış yüzde yüz doğal futbol. Bu kitapta idealize edilen amacın salt kazanmak olmadığı, hatta kazanmanın hoş bir bonus’tan öteye gitmediği bir oyundur. Elbette "kazanma" kavramının her şeyin üstünde bir mertebeye yüceltildiği; başarı, cazibe, karizmayla eşanlamlılaştırıldığı bir dünyada bizimkisi hayal. Ols...

13,33 TL22,22 TL

Bunlar da İlginizi Çekebilir

İndirimli
Çabuk Büyüme Çocuk

Çabuk Büyüme Çocuk

Zeki Müren’siz geçen 21 geçti. Bu, onla geçen yılların hikayesi Gazeteci-yazar Ergun Hiçyılmaz, Zeki Müren’in hikayesini anlatırken dönemin atmosferini ve sanat yaşamını incelikle aktarıyor. Hiçyılmaz’ın bu kitaba kaynaklık eden araştırması, 1997 yılında 100 bine yakın seyirciyle buluşan "Bir Demet Yasemen" müzikaline dönüşmesine öncülük etti. Kitap, müziğin ve popüler kültürün sınırlarını aşan, toplumsal bir olguya dönüşen bir sanatçının ışıltılı sahnesini ve perde arkasını anlatıyor. "Çabuk Büyüme Çocuk", Zeki Müren’in duygu dünyasını, aşklarını, kavgalarını ve hayallerini anlatmanın yanı sıra sosyal tarih açısından değerli bir kaynak.

10,00 TL16,67 TL
İndirimli
Ben Celile Nazım Hikmet İn Annesi

Ben Celile Nazım Hikmet İn Annesi

5,56 TL9,26 TL
İndirimli
Beyaz Atlı Prens Cem Sultan

Beyaz Atlı Prens Cem Sultan

Cem Sultan bir efsane, yalnız ülkesinde değil, Avrupa’da da... Biz Cem diyoruz, onlar Zizim. Güzel, yakışıklı, akıllı, çalışkan, savaşçı, bir bilim ve sanat âşığı... Sarıya çalan kızıl saçları, mavi gözleri, uzun boyu ile dillere destan olmuş bir şehzade... Aynı zamanda büyük bir şair ve sultanlar sultanı Fatih Sultan Mehmet’in oğlu. Halkın ısrarla söylediği şekliyle bir sultan olduğu düşünülebilir ama onun sultanlığı yalnızca 17 gün sürmüş. Ya ömrü! Acılar içinde yoğrulan bir delikanlı, Batı’nın elinde, özellikle de Tapınak/Malta Şövalyeleri ve Papalık’ın –aralarında Borgia’lar da var– elinde oyuncak olmuş bir Osmanlı prensi. Yalnızlığı o boyutlara ulaşmış ki düşmanlarını sevmiş, onlardan ayrılırken ağlamış. Taht oyunları olmasaydı çok mutlu bir insan olabilirdi, seven ve sevilen... O Avr...

16,80 TL28,00 TL
İndirimli
Elia İle Yolculuk

Elia İle Yolculuk

Dünyaca ünlü sinema ustası ve yazar Elia Kazan, kendini bir Amerikalı ya da Yunan gibi değil, bir Anadolulu gibi hissederdi. Pek çok oyuncuyu da birlikte çalışmaya "Anadolu gülüşü" dediği yetenekle ikna ederdi. Bu yetenek onu, hayatı boyunca taşıyacağı "işbirlikçi" etiketinden kurtaramadı. McCarthy dönemindeki hataları, onu ömür boyu kovaladı. Üçüncü Oscar’ını bile üzüntüyle kaldıran Kazan, belki biraz avunmak ve arınmak için annesinin dizlerine koşan bir çocuk gibi, memleketi Kayseri’nin yollarına düştü. Kaderini bilen ama ölmeden önce ona karşı mücadele eden bir Yunan trajedi kahramanı gibi. Kadim Anadolu, bambaşka ilkelere sahip, farklı deneyimler yaşamış iki insanı, Zülfü Livaneli ve Elia Kazan’ı belki de tek ortak yolculuklarına çıkarmayı başardı. Livaneli’nin büyülü satırlarından oku...

18,00 TL30,00 TL