Destek Yayınları
Dönüşümün Simyası
“Sen kendi içinde saklı bir hazine taşıyorsun. Bu kitap, o hazineyi açacak tılsımlı anahtar.” Zihin, dua ve kelimenin gücüyle şekillenen bir evrende yaşıyoruz. Her düşünce bir tohum, her kelime bir kader... Ama insan, çoğu zaman kendi bahçesine ne ektiğini bilemez. Dönüşümün Simyası, bilimin kanıtladığı verilerle tasavvufun kadim bilgisini birleştiriyor; Esmâ’ül Hüsnâ’ların ilahi frekanslarını bilinçaltının diliyle buluşturuyor. Nörobilim, epigenetik ve kuantum felsefesi eşliğinde, insanın hem zihinsel hem ruhsal kodlarını dönüştürmenin yollarını gösteriyor. Pınar Özkan, yıllardır danışanları ve öğrencileriyle deneyimlediği dönüşüm tekniklerini, uygulamalarla dolu bir sistem haline getirerek okura sunuyor. Bu kitap sadece bilgi değil; bir farkındalık deneyimi, içsel dönüşüme davet. Zihnini...
Destek Yayınları
Anadolu Şifacılığı
Köklendiğin yerden şifa bulursun. Belki de aradığın, hep oradaydı. Son yıllarda giderek artan psikolojik ve ruhsal sorunların temelinde, çoğu zaman görmezden geldiğimiz bir eksiklik yatıyor: Maneviyat. Oysa şifa, sandığımızdan daha yakınımızda. Bizi büyüten, yoğuran, yola çıkaran toprağın kendisinde saklı. Bu kitap, Osmanlı şifahanelerinden günümüze uzanan, ancak zamanla unutulmaya yüz tutmuş olan Anadolu’nun kadim şifa geleneğini gün yüzüne çıkarıyor. Doğal taşlardan tütsülere, dualardan esmalara uzanan bu geleneksel yöntemlerle hem bedeninize hem ruhunuza iyi gelmenin yollarını sunuyor. Bu rehberde şunları bulacaksınız: * Nazar ve yıldız düşüklüğü gibi enerjisel etkilerin hayatımıza yansımaları * Ne yenmeli, neden uzak durulmalı ve her mizaca uygun beslenme önerileri * Vesvese, evham ve ...
Destek Yayınları
Nefes
AŞK SENİ BULDUĞUNDA, KADERİN SIRRI DA PEŞİNE DÜŞER. KAÇABİLİR MİSİN? Birbirine ait olan iki şey birleştiğinde, tıpkı evrendeki diğer her şey gibi, denge sağlanır. İnsan, ruh eşini bulduğunda ise kader yazılmaya başlar. Nefes, bu dünyaya özel bir görevle gönderilmişti. Ama hayatının aşkı Kenan’la göz göze geldiği an, hiç beklenmedik bir şekilde kaderi harekete geçti. Onun için her şey artık geri dönülemez bir noktadaydı. Büyük bir sırrın içinde, aşk ve görev iç içe geçmişti. Soydan geçen, yalnızca bazı kadınlara bahşedilen bir yetenek: Empatlık. Dünyanın yükünü hafifletmek için seçilmiş olanlardan biri olan Nefes, Kenan’la karşılaştığında, kaderinin en büyük sınavıyla yüzleşti: Aşkın insanın ayaklarını yerden kesen sarhoş edici etkisi ile ağır bir sorumluluğun yükü arasında sıkışıp kalmak.....
Destek Yayınları
Şeytan Tüyü
BEN ADRENALİN İÇİN YAŞIYORUM, ZEVK ALDIĞIM ŞEYLER BANA ADRENALİN VERİR VE BEN BU YOĞUN HEYECAN HİSSİNİ YAŞAMAK İÇİN HER ŞEYİ YAPARIM. Bir insanın ruhundaki kötülük potansiyeli nedir? Bir erkeğin sahip olduğu o tuhaf çekicilik, ya bir şeytana aitse? Peki bizler içimizdeki cehennem potansiyelinin farkında mıyız? Ünlü yazar ve ilişki koçu Adil Yıldırım, Şeytan Tüyü isimli romanında zengin, güçlü, kırklı yaşlarındaki bir adamın kendi şeytanıyla olan ilişkisini aktarırken, okuyucuların da ne kadar “şeytani” özelliklere sahip olabileceğine dair kendileriyle yüzleşmelerini sağlıyor. “Benim hayat anlayışım hedonizmdir. Özel hayatım genel olarak ya yatakta ya da restoranda geçiyor. Ya sevişiyorum ya da bunu yapabilmek için yeterince besleniyorum. Benim en büyük zevkim kadınlar. Evli olmam, hatta ka...
Athica Books
Berserk 1
Simsiyah ve kocaman bir adam, Guts! Boyunu bile aşan devasa kılıcı “Ejderöldüren”i istediği gibi savuruyor ve demirden eliyle topları fırlatıyor! İçindeki korkuyu, öldürme arzusuyla besleyen Guts, tam anlamıyla bir “Berserk” haline giriyor ve canavarlara, müritlere ve onların başındaki varlık “Godhand”e kafa tutuyor! Böylece, yolculukta tanıştığı elf Puck’la birlikte bir intikam yolculuğuna çıkıyor. Burası, en güçlü karanlık fantezinin başladığı yer!
Athica Books
Kötülerin Kaderi Yok Olmaktır 1
TEKRAR BAŞLAYACAĞIM... BU KÖTÜ KARAKTERİN SONU ÖLÜM OLMAYANA KADAR! Zengin bir ailenin gayrimeşru çocuğu olarak doğdum ve nefret edildim ama sonunda cehennem ailemden kaçtım... Ancak ters harem oyununun kötü karakteri Penelope Eckhart olarak uyandım! Gerçek prenses ortaya çıkmadan önce beş erkek kahramandan birini etkileyemezse onun için tek son ölüm olacaktır. Bu ölüm kalım oyununda Penelope’nin seçeceği son erkek kim olacak?
Destek Yayınları
Kızıl Çengi
Cahide Sonku’nun inanılması zor yükseliş ve düşüş öyküsü, toplumsal hayatımızın kendine özgü labirentlerinde gizlidir. Bütün Türkiye’nin CAHİDE’siydi... On üç yaşında adımını attığı Darülbedayi’de, rakiplerini geride bırakmayı, ilk ve biricik primadonna olmayı becerdi. Çok az sayıda oyuncuya nasip olabilecek doğal yeteneğe ve güzelliğe sahipti. Bu özelliklerine zekâsını ve çalışkanlığını ekledi. Altın yıllarını yaşayan Türk Tiyatrosu’nun ve kuruluş aşamasındaki Türk Sineması’nın tartışmasız "1 Numara"sı oldu. Çok ama çok para kazandı. Örnekleri sadece ABD’de görülebilecek tarzda bir hayat yaşadı. Türkiye’nin playboyları, geçeceği değil, geçme ihtimali olan yollara bile kırmızı halı döşettiler. Ayakkabılarından şampanyalar içildi. Bütün takıları, ayakkabıları, çantaları, kıyafetleri Paris y...
Destek Yayınları
Beni Neden Sevmedin Anne?
ANNESİ TARAFINDAN SEVİLMEYEN KIZ ÇOCUKLARI BÜYÜYÜNCE YANLIŞ ADAMLARI SEVER Hadi Zarife, bu senin her şeyi değiştirebileceğin son şansın. Anla artık, sevgi zayıflık değil, bilakis insanı her kötülükten koruyan bir zırhtır. Sen kızının bu zırhını çaldın ondan, onu savunmasız, çırılçıplak bıraktın bu savaş alanında. Şimdi git ve teslim et ona doğuştan her çocuğun hakkı olanı. Yanında ol onun Zarife, yargılamadan, hırpalamadan... Karşılıksız sevginin ne olduğunu öğret ona, anne elinin şifasını göster. İlk defa yatır kızını dizine, okşa saçlarını. Ağlasın dizinde kızın, akıtsın içindeki irini, kiri, pası. Bu zamana kadar yapamadığın şeyi yap; okşa kolundaki süt lekesini, öp onu. "Benim güzel kızım..." de. "Geçti..." de. "Seninle gurur duyuyorum..." de. Hadi Zarife...
Destek Yayınları
Kızlar Annelerinin Kaderini Mi Yaşar?
"Bütün anneler içlerinde kızlarını ve bütün kızlar da içlerinde annelerini taşırlar." – Carl G. Jung Sen de yıllar sonra tıpkı annene benzediğini fark edenlerden misin? Seneler boyu onun gibi olmamak için ters yöne doğru koşarken acı gerçekle yüzleşenlerden misin? Bugünümüz geçmişte yazıldı, geleceğimiz ise şimdide yazılmakta... Başına gelen her olayı kader sanıp, çaresizlik hissi içinde yaşamını sürdürmek yerine anne babanın, atalarının ayak izinden çıkıp kendi yolunu çizmek için gerekenleri şimdi ve burada kendi iç eczanende bulabilirsin. Nesiller boyu aktarımı anne kız ilişkisi üzerinden ele alan psikoloji bilimi uzmanı Betül Demirkıran Dündar kaçınılmaz gibi görünen o yazgıdan kurtulmanın yollarını anlatıyor. Adına kader denen, değişmeyeceği düşünülen örüntülerin anneden kıza nasıl akt...
Destek Yayınları
Melek, Terörist, Fahişe
DEVLET, MAFYA, GENELEV PATRONİÇESİ ÜÇGENİNDE, SOLUK SOLUĞA BİR DÖNEM ROMANI Holly, Lili ve Iris gibi ünlü film karakterlerini şaşırtıcı biçimde canlandıran güzel kadın melek mi, terörist mi yoksa fahişe mi? Ünlü gazeteciyi ağına nasıl düşürdü? Amaçlarına neden alet etti? Matilt Manukyan nasıl Türkiye’nin en zengin iş insanlarından biri oldu? Dünyanın bir numaralı genelev patroniçesi Madam Manukyan’ın otomobilini havaya kim uçurdu? Ermeni terör örgütleri mi, milliyetçiler mi, muhafazakârlar mı yoksa mafya mı? 70’li yıllara damgasını vuran Ermeni terör örgütü ASALA’nın arkasında kim vardı? Lideri Agop Agopyan nasıl öldürüldü? Londra’da başlayan, İstanbul’u birbirine katan ve Atina’da sona eren büyük macera için hazır olun! Dönem romanlarının büyük ustası Osman Balcıgil’in kaleminden.
Destek Yayınları
Hiçbir Karşılaşma Tesadüf Değildir
Kader, insandan vazgeçmiyor. Anbean yeniden ve yeniden yazılıyor. Öyle anlar geliyor ki yapmam dediğin şeyi yapıyorsun, katlanamam dediğin şeye katlanıyorsun, sevemem dediğini seviyorsun, gidemem sanırken bir anda çekip gidebiliyorsun, öldüm diyorsun ama yine de yaşıyorsun... * * * Başlarına ne geleceğini bilmeden uzun bir yola çıkan arayış içindeki genç bir sufi ile aklı karışık genç bir kızın bu yolculuklarında yazgılarından başka güvenecekleri hiç ama hiçbir şeyleri yoktur. Yedi gün boyunca yanlarında para, yiyecek, kıyafet ve en önemlisi de hiçbir planları olmadan şehir şehir dolaştıktan sonra başladıkları yere geri döndüklerinde onlar için artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Sadece yedi günde bile değişebilir miydi insan? Yeniden yazılabilir miydi kader? Elbette sadece yedi günde deği...
Destek Yayınları
Keine Begegnung İn Unserem Leben İst Ein Zufall
Das Schicksal, es lässt von niemandem ab. Es wird jeden Augenblick neu geschrieben. Manchmal geschehen solche Dinge, dass du Sachen tust, die du dir niemals hättest vorstellen können. Dass du Dinge erträgst, die du dir niemals hättest ausmalen können. Dass du liebst, was du niemals gedacht hättest lieben zu können. Dass du einfach gehst, obwohl du dir das niemals hättest denken können. Und, dass du sagst, dass du gestorben bist, aber trotzdem lebst. * * * Ein Sufi, der sich selbst finden will und ein junges Mädchen, das versucht, den Lebenssinn zu finden, begeben sich auf einen langen Weg, ohne zu wissen, was auf sie treffen könnte. Sie haben nichts, dem sie vertrauen können, außer ihrem Schicksal. Die jungen Zwei begeben sich auf eine siebentägige Reise, ohne auch nur Geld, eine Kreditkar...
Destek Yayınları
Beni İncitemezsin
İNCİTMEK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, İNCİNMEK VARDIR. KIRMAK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, KIRILMAK VARDIR. YARALAMAK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, YARALANMAK VARDIR. Merkezinde duran, başkasının savaşına müdahil olmayan, esnek ve sakin bir insanın incinmesi, kırılması, yaralanması mümkün değildir. İnsan incinmemek uğruna güçlü, sert ve katı bir savaşçıya dönüştükçe daha fazla incinir. Korunma kalkanları daha da korunmasız kılar insanı. Gerçek gücünüzü dışarıdan edindiğiniz zırhlarınızdan değil, merkezinizdeki esneklikten alırsınız. Peki ya merkez neresi? Bu kitap kendini arayan insanlar için yazılmadı. Merkezini yitiren insanlar için yazıldı. Dışarıya gidip aramak için değil, içeriye dönüp bulmak için kaleme alındı. İnsan merkezini dışarıda bulamaz, merkez içeridedir, bulmaya karar verdiğinizde dönüp onu yeniden ...
Destek Yayınları
Elveda
“Her soru bir yara, her cevap bir yol.” Ben yaşarken, çok şey yazdım. Kimi zaman yalnız kaldım, kimi zaman sustum, kimi zaman da içimde birikenleri kelimelere döktüm. Sen okurken, belki kendi hayatından izler bulacaksın. Belki “Bunu ben de yaşadım!” diyeceksin. Elveda, aslında sadece ayrılıklardan bahsetmiyor. Her “elveda”nın içinde bir “merhaba” saklıdır. Bu kitap da sana, o saklı merhabayı hatırlatmak için burada. Burada sana akıl vermeyeceğim, yol göstermeyeceğim. Sadece kendi yolculuğumu, kendi çıkmazlarımı ve kendi kırılganlıklarımı anlatacağım. Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan şey bir öğüt olmamalı, yanında sessizce oturan biri olmalı. Okurken belki üzüleceksin, belki yaralarını yeniden hissedeceksin ama fark edeceksin ki, elvedalar sadece bir son değildir. Bazen insanın en çok ihti...
Destek Yayınları
Kırıldım Ama İyileşiyorum
Bir gün bir kapı açılır, “olmaz” dediğin her şey bir anda mümkün olur. Bir gün bir kapı açılır, vazgeçmeye en yaklaştığın anda, hayat yeniden başlar. Bir gün bir kapı açılır ve çektiğin tüm acılar anlam kazanır, neden direndiğini anlarsın. Yorulmuş olabilirsin, evet, ama bitmiş değilsin; içindeki güç, sandığından daha büyük. Unutma, en karanlık an, sabaha en yakın olandır; ve o anı aşan, güneşi ilk gören olur. Kendine inan, her adımın değeri var; yürüdüğün yol, seni tahmin bile edemeyeceğin bir yere taşıyacak. Çünkü o kapı açılacak ve sen o anda sadece hazır değil, hak etmiş olacaksın.
Destek Yayınları
En Çok da İyi Niyet Yorar İnsanı
Herkese iyi geldin... Ama kendine hiç gelemedin. Hep anlayışlıydın. Herkesin yarasını sardın, kimseye yük olmadın. Kimse seni sen olduğun için sevmedi. Seni sevmeleri senin onların işine yaramana bağlıydı. Sessizce kırıldın, içinden ağladın, ama yüzüne gülümsemeyi kondurmayı ihmal etmedin. Çünkü senin niyetin hep iyiydi. Kalbin temiz ve nahifti. Ama fark ettin ki; en çok da iyi niyet yorar insanı. Seni değil, senin verdiğin değeri sevenler oldu. Sabrını sınav sananlar, affediciliğini zayıflıkla karıştıranlar... Ve sen, hep kendini arkaya atarak başkalarının önünü açtın. Bu kitap; kendini unutanların, fazlaca verenlerin, bir gün anlaşılır diye susanların yorgun kalbine yazıldı. Belki bu satırlarda kendini bulacak, belki de ilk kez kendine bu kadar yakından bakacaksın. Çünkü artık anlama sır...
Destek Yayınları
Lemurya’nın Çocukları
Savaş meydanları görünmez artık ama mücadele bilincin katmanlarında sürüyor. Sekiz köşeli yıldız gökyüzünden değil, içimizden doğuyor. Bu kitap, bilgi vermek için yazılmadı. Bu kitap bir rehber değil, bir çağrı. Ne öğretmek için burada ne de ikna etmek için. Bu kitap, seni sana hatırlatmak için yazıldı. Lemurya, fiziksel bir kıta değil, bir bilinç düzeyidir. Ve sen o bilinçten geliyorsun. Seninle birlikte gelen bilgi, uzun bir yolculuktan sonra şimdi yeniden aktive edilmeye hazır. Burada okuduğun her cümle, sadece anlam taşımaz. Aynı zamanda bir frekans kodudur. Bazı cümleleri okuduğunda neden gözlerinin dolduğunu, neden boğazında bir düğüm hissettiğini, neden bir satırda nefesinin değiştiğini bilmiyor olabilirsin. Çünkü bu tepkiler, zihinsel değil frekanssal düzeyde yaşanır. Bu kitap, göz...
Destek Yayınları
Seni Yoran Her Şeyi Bırak
KİMSENİN HAYALİNDEKİ İNSAN OLMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ. Duygularından ve tepkilerinden şüphe mi ediyorsun? Kendini çoğu zaman suçlu ve eksik mi hissediyorsun? Kararlarını ve olayları algılama şeklini sorguluyor musun? lişkini kaybetme korkusu yaşıyor musun? Hep özür dileyen ve kendini açıklamaya çalışan taraf mısın? Özgüvenin giderek azalıyor mu? Sürekli endişeli misin? "Ben böyle değildim, ne oldu bana?" diye düşünüyor musun? Güçsüz ve yalnız mı hissediyorsun? Olay mahallinde yalnız değilsin. Biri seni böyle olduğuna ikna etmeyi başarmıştır. Hayatının en güçlü olduğun alanlarında duygusal manipülasyona maruz kaldığının farkında bile değilsin. Suçluları uzakta arama, manipülatörler cinayet mahallinde dolaşan katiller gibi en yakınındakilerdir hatta en sevdiklerin... Bu kitap maruz kaldığın du...
Destek Yayınları
Hayır Diyebilme Sanatı
Gerçekten "özgür" müsünüz? Dilediğiniz zaman dilediğiniz yemeği yiyebiliyor olmak mıdır sizce özgürlük? Toplumsal hiçbir baskı hissetmeden içinizden geldiği gibi giyinebiliyor olmak mı yoksa? Canınızın istediği saatte uyuyup, canınızın istediği saatte uyanarak, yine canınızın istediği saatlerde istediğiniz kadar çalışarak, ihtiyacınız olan parayı kazanabilmeniz mi? Bir hafta sonu tatilinde cep telefonunuzu kapattığınızda mı özgür hissediyorsunuz sadece kendinizi? Hayatınızla ilgili her kararınızı sadece kendinizi düşünerek mi alıyorsunuz? Kaderinizin ipleri tamamen sizin elinizde mi? Başkalarının sizden yararlandığını düşündüğünüz oluyor mu? Kaybetmekten korktuğunuz insanlar yok mu? Değişmeye ne kadar açıksınız? En azından yumurtayı nasıl yemekten hoşlandığınızı düşünün. İlle de rafadan mı...
Destek Yayınları
Dünyaya Değil Kendine Meydan Oku
Mutluluk, her yer karanlıkken içindeki aydınlığa güvenmektir. İçinizde doldurulamayan bir boşluk duygusu mu var? Kendinizi yaşadığınız hayata ait hissedemiyor musunuz? Her şey var bir şey yok gibi mi aslında? Gelecek belirsizliklerle dolu ve korkutucu mu geliyor? Hiçbir yerde ve hiçbir şeyde anlam bulamıyor musunuz? Günün sonunda kendisinin alacaklı olduğuna inanan insan, hep haksızlığa uğramış hisseder kendini, hakkının gasp edildiğine inanır, hınçla dolar, küser ve hep kurbandır. Oysa dünyanın da hayatın da kimseye borcu yoktur. İnsan alacaklı değildir. Tam da bu yüzden istemek yerine vermeyi, tüketmek yerine üretmeyi, reddetmek yerine anlamayı seçmek gerekir. Dünyaya Değil Kendine Meydan Oku, dışarıdaki anlamsız hesaplaşmadan içerideki anlamlı uzlaşmaya davet ediyor sizi. Bu kitap, gide...
Destek Yayınları
Atatürk'ün Katilleri ve O Doktor
“VİCDAN OLMADAN BİLİM, RUHUN HARABESİDİR.” – FRANÇOIS RABELAIS Bu kitapta Atatürk’ün son hastalığında görev alan tüm doktorlar ve aramızdan ayrılışına kadar olan tüm anlara, belgelere ve anılara kronolojik olarak tanıklık edeceksiniz... Öyle ki o süreçte yurtdışından gelen ve bugüne değin sadece iki satırla anılan “çok özellikli” (!) doktorların geçmişte ve gelecekte nelerle uğraştıklarını ve başlarına neler geldiğini okuyacaksınız. Hele bir doktor var ki Hitler’in gözünü kan bürüdüğü yıllarda (1933-1944) yaptığı ölümcül deneylerle adından söz ettirmiş ve ne tesadüftür ki “ölümlerinden kısa süre önce” sırasıyla Romanya Kraliçesi Marie, Asrın Lideri Atatürk, Yunan Başbakanı Metaksas ve Bulgar Kralı Boris’in teşhis, muayene ve tedavisinde bulunmuştur. Bir hekim düşünün ki kütüphaneden kitap,...
Destek Yayınları
Kaybolduysan Doğru Yerdesin
BAŞARMAK ZORUNDA DEĞİL, DENEMEK ZORUNDASIN. Kimi zaman kaybolmak, kendi yolumuzu bulmak için atmamız gereken ilk adımdır. Bu bir işaret. Bu kitabı eline aldıysan, doğru yerdesin. Hayat bazen yorar, yönümüzü kaybettirir ve ne istediğimizi sorgulatır. Eğer kendini sıkışmış, umutsuz ya da kaybolmuş hissediyorsan, bu kitap senin için yazıldı. Şimdi düşün... Ne yapman gerektiğini biliyorsun ama harekete geçemiyor musun? Aynı döngüde sıkışmış ve çıkış yolu bulmakta zorlanıyor musun? Türkiye’nin ilk kadın motivasyon konuşmacısı olarak tanınan Saadet Şen, kendi derin yaşam deneyimlerinden, en dibe vurduğu zamanlardan ve yeniden doğduğu anlardan yola çıkarak okura yalnız olmadığını ve her zaman bir yol olduğunu hatırlatıyor. Zorluklarla boğuşan her ruh için bir umut ışığı yakıyor. Bu kitap, hayatın...
Destek Yayınları
Sen Hâlâ Annenin Kızısın
Dağları delecek güce sahip olsak da hâlâ içimizde annesinin dizine yatmaya ihtiyaç duyan, saçının taranmasını bekleyen o kız çocuğu var. Her şeyin güzel olacağı güneşli günleri sabırla beklemek yok bende. Ben değişime, dönüşüme, yıkıp yeniden inşa etmeye, temize çekmeye, baştan yazmaya, emek vermeye ve hayallere inanıyorum. Bu yüzden benim hikâyemde bütün sorunları şıp diye çözüveren sihirli değnekler, hayatı tozpembe bir maceraya dönüştürüveren mucizevi yıldız tozları yok. Hayat hiç böyle yaşanmıyor ikimiz de biliyoruz ama o beklenmedik fırtınalar estiğinde, savruluşlar başladığında, azgın dalgalar ortaya çıktığında suyun yüzeyinde kalmayı öğrenmek var bende. Hatta dalgalar yükselmeden, o güçlü fırtınalar esmeden bile onlarla nasıl baş edebileceğini bilmek var. Bu kitapta kendini bugüne k...
Destek Yayınları
Var Etmenin Gücü
Var etmenin sırrı dışarıda aradığınız bir gizem değil, içinizde keşfedilmeyi bekleyen bir gerçekliktir. Hepimiz hayatımızda daha fazlasını isteriz: daha anlamlı ilişkiler, daha huzurlu bir zihin, daha fazla para. Peki bütün bunları “var etmenin” bir sırrı var mı? Sinan Ergin, yıllar içinde edindiği bilgileri, tecrübeleri yalın ve etkili bir anlatımla aktararak bizi kendi gücümüzle buluşturuyor. Bu kitapta, hayatınızda neyin mümkün olduğunu yeniden keşfedecek, düşündüğünüz, hissettiğiniz ve yaptığınız her şeyin nasıl bir “yaratım” süreci olduğunu göreceksiniz. Var Etmenin Gücü, bir kişisel gelişim kitabı değil; sorunsuz bir hayat yaratmanız için hazırlanmış bir yol haritası…



