Destek İndirim -
Bu ay Doğa Özel
0
Sepetim
Yazarlar
Kategoriler
Değerlendirme
Fiyat
Yayınevleri
Diller
Filtreleme

Kategoriler

Yayınevleri

Yazarlar

Fiyat

Diller

Değerlendirme

Sıralama
İki Mermi Bir Hayat Destek Yayınları

İki Mermi Bir Hayat

İkincisi yok; hayatın, hayalin, aynadakinin... "Issız dağ başlarının sakinleri dahi yuvalarına çekildiğinde, bizler zifiri gecede gökyüzünde dizilmiş yıldızlarla tek tek arkadaş olmuşken kayan yıldızların her biri şehitlerimizden gülümsemelerle dolu bir selamdı sanki..." 90’lı yılları botu toprağa değmemiş, üzerinden mermi geçmemiş, soğuğu iliklerinde hissetmemiş üstelik güle oynaya göreve gittiği arkadaşının naaşıyla birlikte gözyaşları içerisinde geri dönmek zorunda kalmamış birinden değil; o yılları yirmili yaşlarının başında yaşayan toy bir astsubayın gözlerinden tüm çıplaklığıyla okumalıyız. Çocuk yaşta adım attığı askerlik hayatında yirmi bir yaşına geldiğinde kendini Muş Jandarma A Timi’nde terörle mücadelenin göbeğinde bulan Yarbay Şefik Ünal’ın sarsıcı ve soluk kesen anıları eşliğ...

Rağmen 5 - Rakı Kara Karga Yayınları

Rağmen 5 - Rakı

Annesine olan borcunu ödemek için babasının ölümüne üzülemeyenlerin, küçücük bir odaya kalabalık bir masayı sığdıranların, kızının sözünü dinleyerek yolunu bulan annelerin, kalbinin varlığından bihaber yaşarken aniden fark edenlerin, kepenkleri kapanana kadar içinde terapi seansları yapılan meyhanelerin, ilk karşılaşmada "Seninle nasıl da mutluyduk…" diye iç geçiren mutsuzların, hayatlarının kara kedisinden bir türlü kaçamayanların, sevdiği şarkının gelmeyen nakaratını bekleyenlerin, içmeyi babasından öğrenmeyenlerin, ölemeyenlerin hikâyeleri… Burada. Şerefe!Bu kitabın telif geliri Derin Yoksulluk Ağı’na bağışlanacaktır.

Beni Avlayamazsınız Kara Karga Yayınları

Beni Avlayamazsınız

Aslında, bunun bir kutlama olması gerekiyordu, çünkü ağabeyimin düğünüydü. Ama Mortagne’da yapılan bir kutlamanın neye benzeyeceği hiçbir zaman bilinmez.

20 Kalem 20 Kelam Sisyphos Yayınları

20 Kalem 20 Kelam

Okulda zorlanıyorum ve gitmek istemediğim için Annemin kafama kepçeyi vurma sebebini çocukluk kafasıyla anlamamıştım. Ne zaman ki iş hayatına atılınca diplomasız mesleksiz çalışmanın önemi-ni kavradım ve o zamanlar kendime bir söz verdim. Gün gelecek kız çocuklarının okuması için elimden geleni yapacağım... Bu kitaptan elde ettiğimiz geliri Çağdaş yaşamı destekleme derneğine bağışlayarak kız çocuklarının eğitim hayatına dokunmuş olacağız. Buna siz okurlarımız da dahilsiniz... Naciye Dumanoğlu "Mutlu olmak için sevmiyorum ki seni!" Tabi ya! Mutlu olmak için sevme zaten. Mutlu etmek için sev, seveceksen! Sıradanlaşmayan bir mutluluk hali ancak sana yansımasıyla mümkündür, yansıtabilenin varsa yanında. Sen renkleri sun, resmi diğerine bırak. Ve bekle en çocuklaştı halinle. Var mıdır sevmekten...

Ağlarım Bir Kendime Birde Kırılgan Sesine Sisyphos Yayınları

Ağlarım Bir Kendime Birde Kırılgan Sesine

Günün güneşinde umut bekler deBu hüznün kederin sebebi ben değilim deme!Aşkın ateşi düşsün senin yüreğine deAğlarım, inlerim sebepsiz değil bilirsinYüreğimde tarifsiz bir kederimYanımda yok şimdi sevenim birde sevincimDerdimin devası sevgilimAğlarım bir kendime bir de kırılgan sesimeAşkın rengi, bir de senin sevgin,Dert şarkısı gözlerinAğlarım bir kendime bir de kırılgan sesineSensiz demlenen bedenimeBilirim umut görünmüyor bir yerlerdeYüreğimle değil de ruhum ile sevsemdeAğlarım bir kendime bir de kırılgan sesineGuguk kuşu gibi boş öten kalbimeBen dört duvar yanarım kaderimeAğlarım, ağlatamam; seni kederimleHissederim, söyleyemem; gecemde gündüzümdeAğlarım bir kendime birde kırılgan yüreğineSessizliğin, sensizliğin rengi solmuş elbiselerimeKaranlık bir bulut gibi çöktü kırgınlığın yüreğim...

İnhidam Linza Yayınları

İnhidam

Bu bir inhidam.İnşası yarım kalan.Elden çıkarılmış iman.Kurtarmaz artık gelse de idam.Ama bu son değil, dönüyor dünyam.Bir çıkış yol gösterecek elbette yaradan.Hem her çöküş gebedir yeni yükselişlere,Yeni yücelişlere.Karanlığın içinden güneşli günlere.Geçmişten günümüze seslenişlere.Yıkılan koca çınar hazırdır, filizlenişlere.

Sergüzeşt (ciltli) İş Bankası Kültür Yayınları

Sergüzeşt (ciltli)

Sergüzeşt’i genç, gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz. Aldanmayacağınızı ümit ederiz.” Mizancı MuratKüçük Şeyler’le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai’nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt, gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir.Henüz çocuk yaşta Kafkasya’dan getirilip İstanbul’da satılan Dilber’in macerasını XIX. yüzyıl sonu Osmanlı’sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar, devrinin sosyo-kültürel yapısına da ışık tutar. Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt’in, yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz.

Peter Pan (ciltli) İş Bankası Kültür Yayınları

Peter Pan (ciltli)

1904 yılında Londra’da tiyatro sahnelerinde doğan Peter Pan, daha sonra 1911’de Peter Pan’in yayımlanmasıyla birlikte kitap sayfalarına ve ardından beyaz perdeye taşındı. Okurlarını Londra sokaklarından alıp Hiçbiryer’e götüren J. M. Barrie’nin kahramanı, ebedi bir gençlikle özdeşleştirilir. Büyümek istemeyen bu oğlan çocuğu, küçük okurları için özgürlüğü simgelerken yetişkin okurları için masumiyeti ve çocukluğa olan özlemi yansıtır. Yazar J. M. Barrie, bu dünyayı yaratırken hem Stevenson’ın Define Adası kitabındaki karakter ve olaylardan hem de mitolojiden faydalanmıştır. Nitekim Peter Pan karakteri tanrıların dünyası ile insanların dünyası arasında özgürce seyahat edebilen haberci tanrı Hermes ile Hermes’in oğlu ve kırların koruyucu tanrısı olan keçi ayaklı Pan gibi mitolojik figürlerde...

Bir Çöküşün Öyküsü (ciltli) İş Bankası Kültür Yayınları

Bir Çöküşün Öyküsü (ciltli)

Bu son derece çarpıcı çöküş öyküsü, XV. Louis döneminde Fransız sarayında epey etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşamına dayanır. Madame de Prie günün birinde gözden düşer ve kral tarafından Normandiya’ya sürülür. İktidar sahibi ve ilgi odağı olduğu hareketli ve eğlenceli Paris günlerinden sonra, ne kadar süreceği belli olmayan, kendisiyle baş başa kalacağı bir sürgün dönemi beklemektedir onu. Ancak iktidar savaşları, entrika ve eğlenceden ibaret boş saray hayatı varoluşuna anlam katan tek şeydir. Hem kendini hem çevresindekileri sürekli kandırma eğilimindeki bu sığ ve kibirli kadın, malikânesinde gösterişli eğlenceler düzenleyerek Paris’teki hayatını yeniden canlandırmaya çalışır. Giderek mantıklı düşünme yetisini bütünüyle yitiren Madame de Prie, yeniden bütün dikkatleri üzerin...

Karmaşık Duygular (ciltli) İş Bankası Kültür Yayınları

Karmaşık Duygular (ciltli)

Zweig insani duyguları büyük bir ustalıkla çözümleyebilmesini keskin gözlemciliğine ve psikolojik derinliğine borçludur. Benzersiz maceralar, büyük sırlar, marazi saplantılar, duygusal ikilemler ve gerilimler, bu sayede çağları aşarak, her devrin okuruna hitap edebilen anlatılara dönüşür. Bu derlemedeki novella ve öykülerinde de, duygudaşlığı elden bırakmadan insan doğasının en iyi ve en kötü yanlarını gözler önüne serer. Bunlar sevgiye, ölüme, yitirilen ve yeniden canlanan umuda, yeniden kazanılan inanca, gençliğe ve insanın kendini keşfine dair yapıtlardır.Ormanın Üzerindeki Yıldız *Erika Ewald’in Aşkı *Unutulmuş Düşler *Alacakaranlık Hikâyesi *Zıt İkizler *Bir Yüreğin Çöküşü *Karmaşık Duygular

Hikaye Anlatmıyorum Şule Yayınları

Hikaye Anlatmıyorum

İftar vakti salardı beni mahalleye, hadi uyandır milleti diye. Sobada ekmek olurdu, yetişkin sabrıyla hep onun kazandığı, benimse hep küplere binip sonunda ağladığım “Pişti, pişmedi” oyunu oynardık. Dünya da bir oyun yeri değil mi? Oyalanıyor bir süre, er geç göçüyor gelen. Genç yaşta, kemik erimesinden öldü Zarife yengem. Hepimizin gözü önünde kar gibi eridi gitti günden güne. Sonu bahara değil, kışa çıkan bir erimeydi bu. Amcam için eridi yengem, benim için eridi; ama en çok üç, beş ve altı yaşlarındaki Emine, Yusuf ve İhsan isimli çocukları için eriyerek göçtü bu dünyadan.Gerçeğin soğuk bir yüzü var. Gerçekle hakikat arasında da bir ayrım var. Yaşananları düz bir gerçeklik düzleminde anlatmıyor, onları hak olanın ölçüsünce gösteriyor. Neredeyse hepsi, “Yaşanmayan yazılmaz,” diyebileceği...

Aramız Açılıyor Şule Yayınları

Aramız Açılıyor

Kalbimde aylardır duymadığım bir hafiflik duydum. Hep günahlarının bağışlanmasını dilemiştim. İçimdeki ferahlıktan anladım, günahı bağışlanan bendim. Avluya dolan sabah rüzgârının tadı başkaydı. Uyandığımda öfkem, karyolamdan seyrettiğim dağların zirvesinde kalmıştı. Evden çıkıp yarım dünya şeklindeki gökkuşağının altından geçtim. Önceki sefer yarısından döndüğüm yol, bu kez bana uzun geldi. Üzerinde adının yazılı olduğu sade bir taşın kenarında bir saat, iki saat, üç saat kaldım. Şimdi hayattayken aralarından su sızmayan iki kişi gibiydik. Travmalara maruz kalıp fiziksel ve ruhsal yaralara sahip olmak insan için kaçınılmaz bir şey. Ruhsal yaraları açan da çoğu zaman yanı başımızdaki biri. Bazen de insan, yazgının yaşattığı acının intikamını haksız yere en yakınındaki birinden almak ister....

Stoktaki Son Ürün!
Türk Sherlock Holmesü Yıldırım Cemal Ötüken Neşriyat

Türk Sherlock Holmesü Yıldırım Cemal

Türk polisiye edebiyatına, en fazla telif polisiye eserin yayımlandığı 1928 yılında, bu kitapta bir araya getirilen altı macerayla katkıda bulunan Nermi Bey’in, İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı zabıta-i hafiye memuru olarak çalışan Yıldırım Cemal tiplemesi, içinden çıkılmaz olayların kendisine havale edildiği bir “Türk Sherlock Holmes”üdür. Tıpkı öncülü olan Amanvermez Avni gibi… Nat Pinkerton dizileriyle de benzerlik gösteren Yıldırım Cemal’in maceraları şu kitaplardan oluşmaktadır: 1- Borsa Sarrafının Katili 2- Hortlak 3- Polis Hafiyesi Nasıl Olunur? 4- Sahte Evrak-ı Nakdiye 5- Sahte Zabıta 6- Yerebatan Faciası

Yunanistan’da Esirlerimiz Dorlion Yayınevi

Yunanistan’da Esirlerimiz

1919-1921 döneminde İzmir’den başlayıp civar illere doğru genişleyen Yunan işgali, Kuvay-ı Milliye’nin mukavemetiyle ve sonra TBMM’nin düzenli ordularıyla karşılaşmış, nihayet 30 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz ile 09 Eylül 1922’de yine İzmir’de denize dökülmüşlerdir. Yayımladığımız işbu çalışma ise, Yunanlıların Türkiye’de icra ettikleri fecaat, vahşet ve cinayetler yanında, Türkiye’den Yunanistan’a götürülüp orada esir muamelesine tabi tutulan, kendilerine her türlü işkence layık görülen Türk aydınları ve eşrafı hakkında hazırlanmış bir çalışmadır. Bu kişiler işgal sırasında vatanlarından alınıp, her türlü insan hakkından yoksun biçimde genelde büyük zafere veya Lozan’a kadar Yunanistan’da tutulan veya orada işkencelerle öldürülüp vatanlarına dönememiş olan Türklerdir. “Matbuat ve...

Katip Bartleby Şule Yayınları

Katip Bartleby

O gün Missisippi Nehri’nde yüzen kuğular gibi Broadway’de şölen havasında akıp giden gala kıyafetli insanları, o ışıltılı yüzleri, parlak ipekli kumaştan kıyafetler giymiş kişileri hatırladım; onları solgun yüzlü kâtibimle kıyasladım ve kendi kendime, ah, dedim, mutluluk ışıkla oynaştığı için biz de dünyanın neşeli bir yer olduğunu zannediyoruz; oysa sefalet uzaklarda, kuytu köşelerde saklanıyor, biz de hiçbir yerde sefalet yok sanıyoruz. Hiç şüphesiz hasta ve sersem bir aklın vehimlerinden başka bir şey olmayan bu kederli düşünceler, Bartleby’nin tuhaflıklarına dair çok daha özel başka düşüncelere önayak oldu. Bartleby’nin bilmediğim özellikleriyle ilgili yapacağım tuhaf keşiflerin önsezisi sarmıştı içimi şimdi. Kâtibin umursamaz yabancıların arasında insanı ürperten bir kefene sarılmış s...

Bayan Dalloway Şule Yayınları

Bayan Dalloway

Hepsi (Bütün gün Bourton’u, Peter’i, Sally’yi düşünmüştü.) yaşlanacaktı. Oysa önemli bir şey vardı, Clarissa’nın hayatında gevezeliğe boğulan, çirkinleşen, karanlığa gömülen, gün geçtikçe soysuzlaşan, yalan dolana karışan bir şey. İşte o genç adam bu önemli şeyi korumuştu. Ölüm bir meydan okuyuştu. Ölüm iletişim kurma çabasıydı, insanlar gizemli bir şekilde ellerinden kaçan öze ulaşamayacaklarını hissediyorlardı, yakınlık uzağa çekilmişti; daha az kendinden geçiyordu insan, daha çok yalnız kalıyordu. Ölüm bir kucaklaşmaydı.I. Dünya Savaşının gölgesinde, Avrupa’nın karar verici, yönlendirici, üzerinde güneş batmayan ülkesi İngiltere’de Clarissa Dalloway; etrafında bulunan eşi, kızı, arkadaşları, tanıdıkları, misafirleri, çalışanları çerçevesinde kurulmuş rahat atmosferinde yaşamaktadır. Mer...

Adam Sarrafı Dorlion Yayınevi

Adam Sarrafı

Cumhuriyet’in ilk yıllarının milletvekili ve usta kalemlerinden biri olan Burhan Cahit Morkaya’nın toplumsal ahlaki değerleri, önyargılarıyla karıştıran insanları hicvettiği eserinde günümüzden de yansımalar bulmak mümkün olacaktır. İstanbul’da iş dünyasına hızlı bir giriş yapıp başarılı olan Hobatzade Tosun Bey, aynı hızı dönemin eğlence hayatında da arkadaşı Hacızade Hüseyin’in sayesinde yakalar. İstanbul’un baş döndüren güzellerine ve eğlence yaşamına doyan Hobatzade “mutlu bir izdivaç” arayışına girecektir.Hayatın içinden; kimi zaman güldüren kimi zaman kızdıran başkahramanımızı bekleyen son, sürprizlerle dolu olacaktır.

Gazi’nin Dört Süvarisi Dorlion Yayınevi

Gazi’nin Dört Süvarisi

“Bu tarihi eser; Fransız ordularının işgali ve onların destekçisi Ermeni çetelerinin zulmü altında inleyen Urfa, Antep ve Maraş’ın kurtarılması için Gazi Mustafa Kemal’in emriyle bu bölgelere giderek Türk milletini Kuvayı Milliye çatısı altında teşkilatlandıran Süvari Kılıç Ali Bey’in silah arkadaşları ve halk ile birlikte gerçekleştirdiği destansı direniş ve kurtuluş mücadelesini anlatır. Dünyaya ibret olacak bir vatan ve millet sevgisi, mertlik ve azim gücünün sergilendiği bu mücadele; yokluklar içinde, son sistem işgalci ordulara karşı içlerindeki iman ateşiyle şahlanan bir milletin mucizevî ve gerçek hikâyesidir. “

Siz Bir Alçaksınız! Ötüken Neşriyat

Siz Bir Alçaksınız!

Peyami Safa, romanlarının yanı sıra gazete hikâyeciliği ile de dönemin çok sevilen yazarlarından biridir. Bu kitapta, Safa’nın Server Bedi ve Safiye Peyman mahlasıyla 1931 ila 1933 yılları arasında Son Posta ve Cumhuriyet gazetelerinde yazdığı hikâyelere yer verilmiştir.Bu hikâyeler, dönemin İstanbul ve aile yaşantısını sunması açısından dikkate değerdir. Peyami Safa’nın diğer birçok eserinde olduğu gibi bu hikâyelerde de genellikle kadınlar baş rolü almaktadır. Yalanlar, ihanetler, birbirlerini aldatan çiftler ve dolandırıcılar ile dolu bu öykülerde kadınlar, sıklıkla kötülükleri üstlenmişlerdir. Hikâyelerde yer alan yalan, ihanet ve iftira gibi hadiseler, merak uyandıran gerilimi tırmandırmaktadır.Peyami Safa külliyatının çok önemli bir kitabı olarak yayınlanan Siz Bir Alçaksınız, yazarı...

Arap Ayaklanması General Allenby’nin Hatıratı Dorlion Yayınevi

Arap Ayaklanması General Allenby’nin Hatıratı

Bu eser; I. Dünya Savaşı’nda Mısır bölgesindeki İngiliz Sefer Orduları Başkomutanı Allenby’nin bu cephede, kimi Alman generallerinin de komuta ettiği Yedinci, Sekizinci ve Dördüncü Türk Ordularına karşı Filistin ve Suriye’de verdiği savaşın ve bir bakıma Arabistan, Filistin ve Suriye’nin İngiliz Generali Allenby’nin anlatımıyla kaybediliş öyküsüdür. Eser, İngiliz komutanı Allenby’nin Türk Ordularını yenerek Filistin, Lübnan, Suriye coğrafyasını ele geçirişini ve işgalini anlatmaktadır. Allenby’nin hatıralarına katkı sağlamak ve dönemi daha objektif açıdan değerlendirmek maksadıyla Dr. Faruk Yılmaz, esere dönemi başka bakış açılarıyla anlatan Osmanlıca aslından sadeleştirdiği başka hatırat ve eserlerden pasajlar da sunmuştur.

Puglia'da Bir Ömür Destek Yayınları

Puglia'da Bir Ömür

Dünyamızın en güzel ülkelerinden biri hiç şüphesiz İtalya’dır. Çizmeyi anımsatan bu muhteşem ülkenin topuğundaki eyalettir Puglia. Burası zamanın durduğu yerdir. Yüzyıllardır kırmızı toprağa kök salmış binlerce kıvrımlı gövdesiyle zeytin ağaçları sizi kendine hayran bırakırken beyaz taş duvarlarla çevrili, gelinciklerle dolu tarlalar, flamingolar, taze pişmiş focaccia kokusu gibi Puglia’nın tatlarını, renklerini ve kokularını keşfedip Puglia’yı daha iyi yaşamanızı sağlayacak bir deneyimin sonucunda yazıldı bu kitap. İtalya, hiç şüphesiz biz Türklerin ilk defa yurtdışına çıkmak için tercih ettiğimiz ilk ülkedir. Tarihi, insanı, yemeği, kültürünü kendimize yakın hissederiz. İtalya deyince de Roma ve kuzeyi Venedik, Milano, Floransa gelir ilk olarak aklımıza. Puglia deyince Bari, Lecce, Garga...

Salambo Sel Yayıncılık

Salambo

Aşkla şehvet, zulüm ve savaşın soğuk yüzüyle yoğrulmuş iki ayrı kutbu ve de onların getirdiği yıkımı ele alan, tasvirlerini Flaubert'in realizme duyduğu eşsiz sadakatle âdeta ilmek ilmek dokuduğu, üslubuyla Marcel Proust'a ön açan eşsiz bir tarihi romandır Salambo.Hıncın ve kinin isyan ateşiyle harlanmaya yüz tuttuğu Kartaca'da, umulmadık bir anda filizlenen bir sevdanın hikâyesidir bu. Savaşın yaraları henüz sarılmamışken kan revan içinde bir başka hezimete kucak açanların, körleşmiş umutların ve beyhude cüretkârlığın, özgürlüğe ve sükûnete hasret kalanların hikâyesi...İmkânsızın dile gelip kanlı canlı bir düşe dönüştüğü, derinlere gömdükçe köklenip yeşeren, engelleri yerle bir etmeye yeminli bir aşkın yoluna taş koyabilmek mümkün mü?..

Bulmaca Meraklısı Quaresma Sel Yayıncılık

Bulmaca Meraklısı Quaresma

Edebiyatın tüm türlerinde çığır açıcı ürünler vermiş, yarattığı sayısız personayla geleneksel anlayışları yerle bir ederek eserleriyle olduğu kadar kişiliğini de bir edebi figür haline getirmeyi başarmış Fernando Pessoa, "gençliğindeki yegâne edebi besin" olan gizem ve korku hikâyeleri ile "entelektüel bir uğraş" addettiği polisiye roman merakını Bulmaca Meraklısı Quaresma'da harmanlıyor.Lizbon sokaklarını rasyonel düşlerin peşinde adımlamakla yetinen, yaşamla bağları zayıf, müzmin doktor Abílio Fernandes Quaresma, şehrin çatılarına bakan küçük odasında vaktini okuyarak ve içerek geçirirken, akıl yürütme becerisini keskin bir tümdengelim duygusuyla geliştirip bulmacaların yanı sıra gerçek yaşamdaki sırları ve cinayetleri çözümleyen usta bir dedektif olup çıkar.Polisiye roman geleneğinin is...

Saint-germain-des-pres Rehberi Sel Yayıncılık

Saint-germain-des-pres Rehberi

Nüktedanlığı ve bitmek tükenmez enerjisiyle nam salmış Boris Vian bizi Paris'in merkezinde; kıyasıya rekabet halindeki sanat galerileri, pervasız garsonlar, her türlü çılgınlığa gebe yeraltı kulüpleri, müşkülpesent sanatçılar, ağır müdavimlerinden yılan kafeler, bitimsiz tartışmalarıyla varoluşçular, menüleriyle iddialı restoranlar, cazcılar ve şairlerin mekân bellediği müstesna semt Saint-Germain-des-Prés'nin hakkını verecek bir tura çıkarmayı vaat ediyor.Boris Vian, geceleri dansın, aşkın ve elbette caz ritimlerinin izini süren, gündüzleriyse akşamın hayaliyle oradan oraya koşuşturan pek ünlü şahsiyetleri de ardına katarak avucunun içi gibi bildiği bu semti kâh kurumlu kâh çalımlı adımlarla arşınlarken; gözlemlerini titizlikle not ediyor: Köşeyi dönünce Le Flore'da harıl harıl çalışan Si...

Toplam: 116880