0
Sepetim
0
Sepetim
Tüm alışverişlerinizde tohumlu kalem hediye!
Güzel Atlar Ülkesi
Güzel Atlar Ülkesi
Güzel Atlar Ülkesi
Güzel Atlar Ülkesi
Güzel Atlar Ülkesi
Güzel Atlar Ülkesi
Kitap Önizlemesi

Güzel Atlar Ülkesi

0 Yorum Yorum Yaz
12,00 TL20,00 TL
Sayfa Sayısı:208
Yayın Tarihi:Mayıs 2020
Ebat:13,5 × 19,5 cm
Kategori:Edebiyat
Yayınevi:Karakarga
Yazar:Akgün Akova
ISBN:9786057865854

Bu kitabın adına bakıp yanılmayın sakın! Bu bir Kapadokya kitabı değil! İçinde kabuğu kırılan kaplumbağalar, deliliğin saçları, Tahtakuşlar adında bir çete, hamama giden bir pelikan, ucu Çatalhöyük’e çıkan yer altı yolları ve "bir hançerin paslanırken çıkardığı gürültü" falan var. Kedinin biri, bir kuşun cenazesinin ardından yürüyor. Eline ne geçerse oyuncak yapıyor bir çocuk. Bir baba güvercin ayakları resmettiriyor oğluna. Üstelik Şiir ile Felsefe’nin düğün davetiyesi de sayfaların birinde sizi bekliyor. Akgün Akova’nın bilgi ve şiirin bütün olanaklarını kullanarak yazdığı bu ilk deneme kitabı yıllar sonra güncellenmiş haliyle yeniden okurlarıyla buluşuyor. Güzel Atlar Ülkesi edebiyatın dolambaçlarında kaybolmaktan korkmayanlar için...

  • Yorumlar

Bu ürün için sizden gelen yorumlar

Son 10 yorum gösterilmektedir

Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Kitapları

İndirimli
Elimi Tut Yeter

Elimi Tut Yeter

Oğlum Fırat’ın beş yaşına varana kadar sorduğu sorular benim yaşamım boyunca karşılaştığım en zor sınavlar oldu. Biriyle bir kahvaltı sofrasında karşılaştım: "Yumurtalar neden uçmuyo’ baba?" Bir diğeri mutfak penceresinin önünden uçarak geçen kuşlar yüzünden soruldu: "Kargalar neden kara biliyo’ musun?" Başka bir Fırat sorusu, deniz kıyısında sulardan çıktı: "Damlalar birbirlerini nasıl tanıyo’lar baba?" En yutkunduruculardan biri, dalgaların salladığı Kadıköy-Eminönü vapurunda buldu beni: "Vapurlar batınca denizin canı acır mı, baba?" *** Halime gülüyorsunuz elbet, ama ben de şimdi sormam mı size: Bilin bakalım, bir çocuk sorularıyla babasını ne kadar uzağa götürebilir? Zor durumdaki bir baba yanıtları nerelerde arar? Bana düşen, tarihin, edebiyatın, şiirin, gerçeklerin ve düşlerin içine ...

8,89 TL14,81 TL
İndirimli
Sevdiğim Kadın Adları Gibi

Sevdiğim Kadın Adları Gibi

İremdağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana * seni kimse anlamıyorDuygu*Yaseminaşktı aralık kapılara anlattığın * çantanda bir sürü anahtar varLale* gemilerin yıldızları seyrediyorArzu* bir göktaşının tüyleri olsaydıEsin* bir ırmak seni çağırıyorAyşegül* bir çocuğun denize fırlattığı bembeyaz martıPelin* her şeye yeniden başlaLeyla* araya rüzgârlar girse deBurçak* rüzgârda açılan saçın güzelliğisinEbru* bütün o yollardan tek başına geçtimNaz* denize düşen yıldırım da sensinAlev* bu gece bu nehri korkmadan geçmen gerekEce* ekmekle suyun çalınmadığı yerde uyursunBurcu* örtüsü alev almış masanın üzerinde duran bir bardak suJülide*Zeynepneden açmayıp yaktın sevgilinin gönderdiği mektubu *Ayçaağlayınca Hindistan’a benziyorsun * dilimimi gagası kırık bir martıyla paylaştımEylül* hep başka birin...

7,78 TL12,96 TL
İndirimli
İçimden Geçen Yolda

İçimden Geçen Yolda

Bu kitabın yazılması bitmek üzereydi. İçinde yer alan yazılar, kitaba kendi adlarının verilmesi için sıkı bir kavgaya tutuştular. Babası Çalınan Bisikletçi diyordu ki, "Bu bir yol kitabı; benim adım yakışır!" Çağlayandan Düşen Sincap da diyordu ki, "Bu bir coğrafya kitabı; adı benim adım olmalı!" Kağa Delik söyleniyordu, "Bu kitap çok şiirsel, ben de bir şairi anlatıyorum. Adını benden alsın!" Gökkuşağının Ayakkabısı, hepsine tersleniyordu: "Bu rengârenk bir kitap, benim adımdan başkası yakışmaz!" Şemsiyemin Üstünde Uçan Martı ortaya atılarak dedi ki, "Biliyorsunuz, bu adam bu kitabı uçarak yazdı. Kitabın adını hak eden benim! Benim adım verilmeli!" Tam o sırada bir gürültü duyuldu ve Vecihi Hürkuş uçağıyla Apollo 11’in yanından hızla geçerek yazıların arasına daldı. Diğer ad adaylarının h...

11,11 TL18,52 TL
İndirimli
Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü

Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü

– Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü – Boşnak askeri Saffet, yirmi yaşında ölen kız kardeşinin mezarına bir demet Saraybosna kırmızısı gül bırakıyor. Belleği onu gerilere, çocukluğuna götürüyor. Evlerindeki çocuk odasında uyku zamanı geldiğinde, kardeşinin ona anlattığı masalları anımsıyor. Kırmızı güllerden çevreye müthiş bir masal kokusu yayılıyor. Dayanamayıp gülleri koklamak için eğiliyor Saffet. Birden, sabahki yağmur yüzünden kayganlaşan toprakta dengesini yitirip, yere yuvarlanıyor. Çamurun içinde sırtüstü yatarken, savaşın yırttığı gökyüzüne bakarak söyleniyor: "Bir asker gül koklamak için bile eğilmemeli." Ötelerde, mezarlığı gören yüksek bir yapının tepesindeki Sırp tetikçi, hedefinin bir anda ortadan yok olmasına sinirlenip ağzındaki sigarayı yere tükürüyor. Ve tüfeğin dürbününe ...

10,00 TL16,67 TL

Bunlar da İlginizi Çekebilir

İndirimli
Mükemmeli Arayan Kadın

Mükemmeli Arayan Kadın

.

13,20 TL22,00 TL
İndirimli
Bırak Sokaklar Anlatsın Bizi

Bırak Sokaklar Anlatsın Bizi

Bu kitap İstanbul’un öteki yüzünü, hepimizin içinde yuvarlandığı keşmekeşi, bozulan siluetimizi, kaybolan değerlerimizi, her biri bir roman olamasa da iyi bir romana konu olabilecek hikâyelerle sokağın karakterlerini anlatıyor.İstanbul... Vedat Türkali için kirli yüzlü çocuklar ve karanlık sokaklar, Nâzım için hasretle ulaşılmak istenen limandır.İstanbul... Andersen’in masalına gözyaşı sokabilen, Yaşar Kemal’i Galata Köprüsü’nün altında kartonların üzerinde yatıran, en namlı kabadayıları dişleri arasında çiğneyen, imparatorlukların hatırasını sırtında taşırken bir de müteahhitlerin yükünü ensesiyle kaldıran şehir...Bu şehir elbette ki herkese her şeyi yapabilir.

9,00 TL15,00 TL
İndirimli
Yazma, Yaratma ve Okuma Cesareti

Yazma, Yaratma ve Okuma Cesareti

Yazma nedenini tek bir şeye indirgememiz mümkün değil. Çoklu, parçalı ve bazen de yazarın kendisinin de anlam veremediği şeyler dünyasından ortaya çıkan bu istencin dışavurumu, her seferinde aklın sınırlarıyla açıklanamaz. Yazma serüveninde sezgi, nedensizlik ve bireyde var olan kör noktalar da işin içindedir. Tüm bu karmaşanın içinde bir dil serüveni olan "Yazma Cesareti" özel bir durumdur. Bu duruma tahammülü sağlayansa, bireyin kendini yazınsal olarak gerçekleştirme ve anlamlandırma çabasıdır. Uzun soluklu bir yolculuk olacağını hemen kestirebileceğimiz bu çabanın karşılığı, ancak iyi bir ürünün ortaya çıkmasıyla mümkündür. İyi ürünse daha ilk adımda "Yaratma Cesareti"nin doğal sonucudur. Ortalama bir metin okur için, iyi metinler ise metnin değeri için kurulur ve her iyi metin dilde de...

12,22 TL20,37 TL
İndirimli
Ekşimiş Yazılar

Ekşimiş Yazılar

"yazarın bu ilk eseri elime geçtiğindeilk başta pek okumak istemedim.önümde dağ gibi birikmiş okunacakyüzlerce kitap duruyordu.bir gün bir pipo içimi molasındagöz atmaya başladığımda şaşkınlığımıgizleyemedim. o nasıl lirik bir anlatım,o ne eşsiz bir ifade yeteneği,harikulade betimlemeler filan...yazarın yazılarını, ekşisözlük adlı fenomenhaline gelen web sitesinde yazdığınıöğrenince şaşkınlığım bir kat daha arttı.sanıyorum sanal yazarlar önümüzdeki yıllardatuğla gibi kitaplar yazan kişilerinfersah fersah önüne geçecek."ordinaryüs prof. kuala lumpır"sen şimdi bunumakara kukara bi kitap zannediyorsun ya,etme!bak ki kitabın son bölümündene damardan aşk hikayeleri var..."tuğla yazarı edip en hatip

6,67 TL11,11 TL