Destek Yayınları
Dünya Döner Renkler Kalır
Düşlerini ve renklerini kaybetmeyenlere... İnsanın düşlerini yitirmesinin kederi hiçbir şeye benzemez. Çanakkale’ye köprü yapılacağı söylentisiyle birlikte arsa simsarları ortalıkta fink atmaya başlayıp da orada yaşayanların bile varlığından haberdar olmadığı büyük dedelerden ve ninelerden kalan araziler ortaya çıkmaya başladığında bir ailenin de kaderi yeniden yazılacaktır... Dünya Döner Renkler Kalır, aileyi, dostluğu, insanlığı, aşkı sorgularken, bir yandan bir avuç insanın doğanın katline karşı verdiği mücadelenin, bir yandan da geçmişten gelen acılar ve sırlarla nasıl baş etmeye çalıştıklarının hikâyesidir. *** "Herkes değişir, her şey değişir, geriye renkler kalır. Aşkın her girdiği ruhta farklı bir şekle büründüğünü anlarsın artık. Kendinden kaçmak isterken yolunu kaybedersin sonund...
Athica Books
Kadın ve Kedi
Dört Kadın, Dört Kedi ve Dört Hayat Kaldırımın kenarında çaresizce yatmış, sağanak yağmurun altında yere düşen damlaları seyrediyordu... İçine sığındığı bu karton kutuya nasıl terk edildiğini bile bilmiyor, umursamaz kalabalığın ayak seslerini dinliyordu. Ta ki o kalabalıktan biri onu fark edene kadar...
Destek Yayınları
Rıza
"HAYATI YARIM BIRAKIP DA GİTMEK Mİ YOKSA HAYATTA KALIP KOCAMAN BİR ÖMRÜ GİDENİN EKSİKLİĞİ İLE YAŞAMAK MI DAHA ACI?" "Hayatını tepetaklak eden kanserle boğuşan yazar bilmediği köklerine doğru yola çıkar. Bu yolculuk, yaşamındaki zorluklara çare olmaktan öte yeni sıkıntıların kapısını açar. Geçmişin derinliklerine indikçe kırılganlıklarının, zaaflarının kaynaklarını da bulmaya başlar. Varlığındaki anlam arayışının en önemli durağına geldiğinde dayısı Rıza’nın yaşamıyla karşılaşır. Yirmi dört yaşında aynı kanser türünden ölen dayısının yaşadığı büyük aşk, devrim peşindeki hayatının da yansımasıdır. Yazar, dayısına hep gizliden gizliye duyduğu hayranlığın nedenlerini çözmeye başlar. Bu yeni yaralar ve yeni kabuklar demektir. Ama bilir ki yara kıymetlidir. Dayısının yarasıyla kendisi iyileşir. ...
Kara Karga Yayınları
Sabahın Sözcükleri
"Sabahın ağzındaki en güzel sözcüktür günaydın. Gecede yitip gitmediğimizin tanığıdır.Bir gerekçedir şafağın kapısını aralayan ışığa teşekkür etmek için. Yüzler asılmış, akıllar karışmış, uykular kaçmışsa eğer, ilaç yerine geçer üstelik. Yalnızlık kuyusunun dibinden kurtulmamız için harflerden yapılmış bir merdivendir günaydın. Kopmuş bağları onarma isteği, dostluk kurmanın eşiği, sevgi sözcüklerinin beşiğidir. ‘Haydi yeniden başlayalım!’ demenin özcesidir. Yanına kendini tamamlayacak sözcükleri de çağırır.‘Nasılsın?’ı, ‘Hayırlı işler’i, ‘Hoş geldiniz’i… Günaydın, çocuğudur aydınlığın. İnsanı aşar. Damlaya da söylenir, denize de. Kediye de söylenir, kirpiye de. Ağaca da söylenir, ormana da.Tüye de söylenir, kuşa da. Yeryüzü sözlüğüne aittir günaydın. İmeceye çağrıdır. Kendini beğenmişlere ...
Athica Books
Aşık Olma Korkusu Ciltli
“Çiçekler zaafı sanıyordum. Yanılmışım. Korkularıymış onun zaafı.” Ünlü oyuncu Elisa Tanyeli, takıntılı bir hayranının saldırısına uğradığında kendisini kurtaran gizemli adamdan korumalığını yapmasını ister. Çiçeklere ilgisi olan Elisa, özel koruması Han’ın koku alma yeteneğini fark ettiğinde onu merak etmeye başlar. Hayatını kameralar önünde yaşayan Elisa’nın herkesten gizlediği bir sırrı vardır. Elisa, âşık olmaktan korkmaktadır. Kurtarıcısı Han’la her yakınlaştıklarında kaçıp gitmesinin nedeni budur. On yedi yaşında aldığı filofobi teşhisi, aşk hayatından sonra kariyerine de engel olmaya başlayınca Elisa bu korkuyla yüzleşmeye karar verir. Fakat sırrının bir sabah tüm manşetlerde yer almasıyla hayatı yerle bir olur. Kamera ışıkları tek tek söndüğünde Elisa bir yıldız gibi parlayan...
Destek Yayınları
Aynalı Tılsımlar Dükkanı
Tılsım; bir mucizeyi harekete geçirmektir. Kadere yeni bir akış kazandırmaktır. Şifayı başlatmaktır. Gerisi tamamen sana kalmış... Peki, nasıl yapılır tılsım? Binlerce ritüeli vardır... Belki binlercesi daha vardır bilinmeyen... Lakin bunların hiçbir önemi yok... İyi bir tılsım gücünü ritüellerinden almaz... Ritüel sadece rotadır. Mucizeyi başlatacak olan tılsımı yapabilmek için üç şeye ihtiyaç vardır. Niyet, inanç ve eylem... Bütün bunları etkili bir şekilde bir araya getirebilmek elbette sanatkârca bir incelik, bilgi ve deneyim gerektirir. Aynalı Tılsımlar Dükkânı, sokakta karşılaşmaları bile neredeyse imkânsız gibi görünen birbirine hiç benzemeyen beş kişiyi, Balat’ta bir mum dükkânında bir araya getiriyor. Her biri kişisel tarihinde görünmeyen gizli yaralar almış bu beş karakter, yaşam...
Destek Yayınları
İlk Acı
Yatmadan Önce Yüz Fırça Darbesi adlı çok satan kitabın yazarı Melissa P’den "annelik" olgusu üzerine derinlikli, çok katmanlı ve sarsıcı bir roman... Kitabı 30 dilde 41 ülkede basılan, hatta bazı ülkelerde dağıtımı bile yasaklanan İtalyan yazar Melissa P, İlk Acı’yla birbirine hiç benzemeyen iki farklı kadının hikâyesini, güçlü ve ortak bir paydada, sağlam bir duygu örüntüsüyle birleştiriyor. Annelik! Uzun yıllardır annesiyle görüşmeyen, ancak kısa süre sonra anne olmaya hazırlanan Rosa, kendi annesinde deneyimlediği soğuk ve tutarsız annelik figüründen uzak olmanın katiyeti içinde, karnında taşıdığı bebeği sevgiyle beklerken; gelişmemiş vücudu, tamamlanmamış karakteriyle Agata da doğurmaktan pek emin olamadığı bir bebeği hayata getirmeye hazırlanıyordu. Rosa ve Agata’nın
Destek Yayınları
Kerpiç Reçeli
REÇEL TADINDA BİR DRAM GÜZELLEMESİ… “Karşımda duran küçümseyerek baktığım bu kerpiç ev benimdi. Ona yanaşan sevgiye muhtaç incir ağacı da. Sahip olduğumuz, elimizde kalan tüm varlığımızla satın almıştık hepsini. Sanki bu minik bahçe büyük bir kazandı. Kaynatıyordum şeker tadında avuntularımla tüm dertlerimi. Bir yandan kavanozlara hapsetmiş, karakışa saklıyordum. En çaresiz günlerimde yiyecektim kerpiç reçelini.” Nagehan Kruç Şeremet, özgünlüğü ilk romanın çok ötesinde olan bu eserinde, okuru etkili üslubuyla Üsküp’ten İstanbul’a uzanan bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Kerpiç Reçeli, geçmiş- şimdi-gelecek üçgeninde reçel kavanozlarından ortak hafızamızın derinliklerine süzülen gerçek bir hayat hikâyesi. “Dosyayı tamamladığımda artık bilgisayarımın kapağını her açtığımda selamlaştığım sırad...
Genç Destek Yayınları
Sherlock Holmes - The Sign Of The Four
"I NEVER MAKE EXCEPTIONS. AN EXCEPTION DISPROVES THE RULE." Ten years ago, Mary Morstan’s father went missing and every year after this incident, packages containing a precious pearl began to arrive. Sherlock and Watson’s help is needed to unravel the mystery behind those packages. The Sign of the Four is Sir Arthur Conan Doyle’s second Sherlock Holmes novel, published in the magazine as a story before turning into a book. The adventure stretching from India to London draws attention to Sherlock’s human characteristics at the forefront. As he always does, Doyle takes the readers’ breath away in this novel.
Athica Books
Kichijoji'nin Kadın Kitapçıları
SHİZUOKA KİTABEVİ BÜYÜK ÖDÜLÜ SAHİBİ 600.000’DEN FAZLA SATAN, YEDİ KİTAPLIK SERİNİN İLK KİTABI. TELEVİZYONA UYARLANAN JAPONYA’NIN ÇOK SATAN ROMANI...
Destek Yayınları
Dedemin Fincanı
Geçmişin gölgesinde atılan çığlık, geleceğin enkazında yankılanır. Bazı hayatlar, doğdukları coğrafyanın kaderini sırtlanır. Yaşarken duyurulamayan sesler ölürken birer çığlığa dönüşür. Coğrafyanın kader olduğu yerde kederden kaçmak mümkün olmaz, isimler değişir ama hikâyeler asla... Kendi hayatlarını yaşamak isteyip ona ulaşamayanların hikâyesi bu. Ceyda sessizliğe mahkûm edilmiş bir genç kızdır. Düşlerini fısıldamaktan bile korkarak büyümüş, kendi hayatına dokunamadan başkalarının doğrularına boyun eğmiştir. Sevdiğini seçememiş, seçtiğiyle mutlu olamamıştır. Ayrılmak özgürlüğe açılan tek kapıdır ve o bir kez daha vazgeçer kendinden. Ama hayat Ceyda’ya ikinci bir şansı tanımaz. O gece otel odasında yer titrediğinde, duvarlar çöküp de karanlığı yuttuğunda geriye sadece yarım bir hikâye kal...
Kara Karga Yayınları
Kara İblis Firarda
Bir Cavlakî dervişi olan Mehmed Siyah Kalem’in beş yüz yıl önce resmettiği Kara İblis, dünyanın en seçkin müzayede evi Christie’s’in duvarlarına asılı olan tablosundan kaçar. İblis’in firar günü olarak Çin Yeni Yılı’nı seçmesi bu büyük olaya başka bir boyut katacak, etkileri zincirleme bir reaksiyona yol açarak kısa sürede tüm dünyayı saracaktır. Biyografik, tarihsel ve ezoterik romanlarıyla okuyucuların kalbini kazanan Osman Balcıgil, Londra’dan New York’a ve oradan İstanbul’a uzanan bu polisiye novellasıyla sıra dışı, nefes kesen fantastik bir yolculuğa çıkarıyor.
Athica Books
Yedinin Nabzı Kutulu Set
Herkes için iki kelimeydi ancak onlar için yalnızca iki kelime olamayacak kadar büyük bir anlama sahipti. “Kâğıthelva?” Spor medyası şirketinde sosyal medya editörü olarak çalışmaya başlayan Lara Güneş Yazgan’ın tek amacı, geçmişin izlerini silerek kendi ayakları üzerinde dimdik durmaktır. Eski defterleri kapadığını sanmaktadır ancak o geçmişte hatırlanmayı bekleyen bir ışığı tekrar bulmasıyla hayatı tamamen değişecektir. Doğduğu andan itibaren kendisini futbol sevdalısı bir ailenin içinde bulan ve her daim hedefi bir gün çok başarılı bir futbolcu olmak olan Utku Deniz Has, tek başına tırmanmıştır kariyer basamaklarını. Yeni sezonda Galatasaray’a transfer olmasıyla o güne dek yaşadığı tüm zorluklardan daha fazlasını görecektir fakat o, tüm zorluklara tek başına göğüs gerip vazgeçmeyen bir ...
Beyaz Baykuş Yayınları
Yalnız Kalmak İçin Mükemmel Bir Gün
YAŞADIĞI HAYATI SORGULAYANLAR VE ANLAM ARAYANLAR İÇİN... Kendi benliğini keşfetmeye cesaretin var mı? Büyükşehirde, yalnızlık bir tercih midir, yoksa, kaçınılmaz bir durum mudur? Chizu, hayatının yönünü belirlemek için Tokyo’ya göçen genç bir kadındır. Kalacak yeri yoktur, aile dostu bir yaşlı kadının yanında geçici bir yuva bulur. Fakat bu ev, yalnızlığı, geçmişin izlerini ve ilişkilerin karmaşık yanlarını içinde barındıran bir dünya sunar ona. Bir yandan özgürlüğe adım atmak isterken diğer yandan başkalarıyla bir arada yaşamanın getirdiği zorlukları keşfeder. Yalnız Kalmak İçin Mükemmel Bir Gün, yalnızlığın farklı yüzlerini, sıradan günlerin içinde saklı duyguları ve şehir yaşamının bireyde bıraktığı izleri ele alıyor. Aoyama’nın naif ve şiirsel dili, okurları bir yalnızlık ve kendini ke...
Athica Books
Günde Bir Doz Kedi
20’den fazla dile çevrilen Japonya’nın çok satan kitabı Kyoto’nun karmakarışık caddelerinde bir dedikodu kulaktan kulağa yayılıyor. Sorunlarına çözüm bulamayanlar, hayat mücadelesinde yorgun düşenler, sevgilisiyle sıkıntı yaşayanlar hatta ebeveynlerinden şikâyetçi olan ergenler bile... Hepsi “birinin tanıdığı birinden, birinin duyup başka birine söylediğini duyduğu birinden” duyarak bu kliniğe geliyor. Her şeyin ilacı bir doz kedi olabilir mi? Gerçek şu ki kediler sandığınızdan çok farklı hayvanlar olabilir. Siz onları unutsanız da sizi unutmayabilirler ve siz unutmak istemeseniz de onların sizin unutmanızı isteme hakları vardır. Kedilerle insanların ilişkisi, hiç bu kadar çarpıcı ve masalsı dile getirilmemişti... Çağdaş Japon edebiyatının güçlü kalemi Syou Ishida, Günde Bir Doz Kedi’de ge...
Athica Books
Kitapyiyenler
Hakikat, beslendiğimiz hikâyeler ile kendisine aç olduğumuz hikâyeler arasındadır. “Saf ve yaratıcı. Bu cesur, gotik, anti-peri masalı gerçeği yüzümüze vuruyor: Aşk, herkesi kötü̈ adama dönüştürebilir.” – Olivie Blake, New York Times’ın çok satan Atlas Altılısı kitabının yazarı “Bu, modern fantezinin yeni ustasının sahneye çıkışı. Sakın kaçırmayın.” – James Rollins, New York Times’ın çok satan The Starless Crown kitabının yazarı “Geleneklere, anne olmaya, travmalara ve canavar olmanın ne anlama geldiğine dair güzel, narin, acımasız ve son derece benzersiz bir bakış... Tek diyebileceğim çarpıcı olduğu. Sonuna dek, durmaksızın beni şaşırttı.” – Seanan McGuire, New York Times’ın çok satan Her Kalp Bir Eşik kitabının yazarı “Karanlık ve inanılmaz derecede ilgi çekici; kitabı elimden bırakam...
Destek Yayınları
Gölgedeki Kurt İzi
Bu bir kurt hikâyesi değil. Bu, gücün ne olduğunu bilmeyen insanın hikâyesi. Bir dağda iki sürü karşı karşıya gelir. Biri korkuyla yönetir, diğeri bilinçle.
Destek Yayınları
Mutsuz Olan Cennete Gidemez
"Cennet, gidilecek bir yer değil, edinilebilecek bir bilinç durumudur" der Amerikalı yazar Stephen R. Covey. Cennete gitmek yerine, cenneti edinmeyi tercih etmek, insanlık açısından daha değerli bir devrimdir bu yüzden. Cennet bilincinin ne olduğunu bilmek, cennet bilincini edinebilmek için çok önemli... Bu kitap, bir yere varmayı değil, bir hale sahip olmayı nasıl başarabileceğimizin yol haritası... Hatta bir hipnoz... Kitap boyunca ritmik tekrarlar üzerine kurulu anlatım biçimi, okura cennet bilincini edinmesi yolunda zihinsel bir destek de sağlıyor. İyi-kötü, dost-düşman, kurban-fail, suçlu-suçsuz ikileminden arınmayan bir zihnin cennet bilincini edinmesi imkânsız... Kuvvetli bir yargılama becerisine sahip zihinlerin cenneti inşa edebilmesinin tek yolu, düşünce sisteminde köklü bir devr...
Athica Books
İkinci El Kimono Dükkanı
İkinci el bir giyim mağazasının sessiz ortamı... Eski kumaş ve ahşap kokusu, yerde geleneksel bir minder... Her şey sıradan görünse de tek bir çekmecenin açılmasıyla hissedilen huzur bozulur... Kendini yalnızca büyükannesinin ikinci el kimono dükkânında evinde hisseden lise öğrencisi Suzu’nun sakin ve huzurlu hayatı, dükkânda duyduğu durmak bilmez zil sesiyle yerini gizemli bir yolculuğa bırakır... Suzu, daha önce dükkânda hiç görmediği eski bir tilki maskesini taktığında kendini bambaşka bir dünyada bulur. Tedavisi olmayan bir hastalıktan dolayı sayılı günleri kalan büyükannesini sağlığına kavuşturmak ve kendisiyle ilgili gerçekleri öğrenmek için bu dünyada bir arayışa çıkan Suzu, hem zamanla yarışmak hem de bu gizemli dünyayı keşfetmek zorundadır...
Athica Books
Kül Kanat Kutulu Set
1 ciltli kitap 1 poster 1 ayraç 1 özel kesim ayraç 1 binici kartı 1 broşür 5 karakter kartı 1 bileklik
Destek Yayınları
Kendine Yabancılaşan İnsan
Herkes kendi yarattığı hapishanenin anahtarı elinde yaşar. Kalabalıkların içinde yalnız, kendi hayatına yabancı, olan biten her şeyden huzursuz bir insan için zamanla her şeyi unutmaya başlamak, belki de bir lütuftu aslında... Gittikçe hafızasını kaybeden yaşlı bir adamla, aralarındaki derin yalnızlığı aşk sanan genç bir kızın içine düştüğü bir yolculuk, toplumun dayattığı düşünce ve inanç biçimleri yüzünden kocaman bir yalnızlığa ve yabancılaşmaya dönüşür giderek. Bir Narsisin Gölgesinde On İki Ay adlı çok satan kitabın yazarı Dr. Fikret Yıldırım, bu kez yaşadığı aileye, topluma ve kültüre yabancılaşan yeni asrın insanını alıyor romanının merkezine. "İnsanın bir özü var mıdır?" sorusunun yerini, "İnsanın bir özü var mıydı?" sorusu alıyor artık...
İran Masalları 2
İran Masalları 2, oldukça ilgi gören ilk kitaptan farklı olarak özel bir kültürün; Zağros Dağları’nda göçebe bir hayat süren Bahtiyari aşiretinin masallarını anlatıyor. Bahtiyariler toprağı işleyerek geçinen, sıcak ve soğuk mevsimlerde yer değiştiren; içe dönük, dış dünyadan kopuk ve gelenekçi bir topluluktu. Uzun yıllar gizli kalan masalları da sert koşulların ve ortak geleneksel yaşayışın etkisiyle cesareti, yiğitliği, azmi, dindarlığı ve kanaatkârlığı vurguluyordu. 1900’lü yılların başında İran kültürüne ilgi duyan bir İngiliz asker, bölgenin yaşlı ve namlı kimseleriyle oturup notlar almış. Ortaya da cesareti, özveriyi ve sadeliği anlatan bu büyülü masallar çıkmış.
Kara Karga Yayınları
Süslü Hatıralar Sahnesi - Ruberu
– Zaman ötesi rüyalarda gezenlerin kitabı – Bir ruha sıkışmış iki cisim, bir paranın iki yüzü gibidir; yazıyla tura, hayalle gerçek. Biri olmadan, diğeri de olamaz. Biri kaybolursa, diğerini de kaybedersin. Erre, aynı rüyayı gören iki kardeşin adıdır ve Nevırmor, hayat denilen, zamandan uzun bir rüyanın hem kahramanı hem de tanığıdır. İsmail Güzelsoy, kardeşliğin dokunulmaz ve mahrem güzelliğindeki yaraları açıyor. Kırgınlıklar, feragatler ve ihanetler arasında asla soğumayan ama hiddetten şefkate sürekli yer değiştiren sevginin gücüyle neşelendirip hüzünlendiriyor.
İnsan Ne İle Yaşar
"Önceleri Tanrı’nın insanlara sadece yaşamaları için can verdiğini sanıyordum, artık bundan daha fazlasını biliyorum. Anladım ki o, insanların birbirlerinden ayrı yaşamasını istemiyor, bu yüzden de onlara her birinin tek tek neye ihtiyacı olduğunu aşikâr etmiyor. Bir arada yaşamalarını istediğinden hepsine kendilerinin ve diğerlerinin neye ihtiyacı olduğunu gösteriyor." Zengin ve soylu bir aileden gelen Lev Nikolayeviç Tolstoy’un hayatı hakikati aramakla geçti. Yaşadığı zenginlik dolu hayatı reddederek yoksul sınıfın arasına karışan Tolstoy, iyilik-kötülük, ölüm-yaşam, açgözlülük-tokgözlülük gibi kavramlara erdemli yanıtlar aradı, insanı sorguladı. James Joyce kitaba ismini veren "İnsan Ne ile Yaşar?" adlı öyküsü için "Edebiyat tarihinin en önemli öyküsü" der. Onu bu denli büyük yapan şey ...


