
Aşkın Kanununu Yazsam Yeniden
Sevginin değil, ilginin fazlasının öldürücü olduğunu,Kendine güven duygusunun sizi ne denli cazip kıldığını,Sadeliğin her zaman daha dikkat çekici ve cazip olduğunu,Ten uyumu olmayan çiftlerin %80’inin mutsuz olduğunu ve ayrılmak istediğini,Telefon numarasını alıp veren ve ilk aramayı kimin yapması gerektiğini,Hesap ödemenin inceliklerini,Kayınvalideyle yaşamanın her yiğidin harcı olmadığını,Evlilikte yaş farkının korkunç fedakârlık istediğini,Birçok erkeğin tutumlu kadınları ideal eş olarak gördüğünü,Sevgililer arasındaki en hararetli tartışmaların "eski sevgili" gerçeğinin ortaya çıkmasıyla başladığını,Aldatılmak şüphesinin insana hayatı nasıl zehir ettiğini,Aşkımızın cep telefonunu gizlice karıştırmanın o aşkın köküne nasıl da kibrit suyu döktüğünü,Erkeklerin %67’sinin dizi müdavimi kad...

Aşkımın Beden Dili
Kadınla, erkeğin beden dili nedir? Aşık olunca bedendeki değişimler nelerdir? Karşı cinsin size aşık olduğunu nasıl anlarsınız? Bir erkeği ve kadını etkilemenin yolları nelerdir? Herkesin aldatılma korkusu vardır. Aldatıldığınızı hangi beden dili hareketleriyle anlarsınız? Yalan sözlerde değil bedende gizlidir. Karşınızdakinin size yalan söylediğini nasıl anlarsınız? Aşkım Kapışmak yıllardır sizlere televizyon ekranlarından, seminerlerden ilişkiler ve iletişime dair ipuçları verdi ve analizler yaptı. Şimdi de kadınlarla ve erkeklerle ilgili tüm duruş, davranış ve iletişim detaylarını Aşkımın Beden Dili kitabında topladı. Bu kitabı başucunuzdan ayıramayacaksınız.

Aşkım Başımdan Aşkın
Hangi kışın karını Haziran’a sakladın? Hangi beyazlıkla yüreğini akladın? Ben veremezken seninle yaşananların hesabını kendime, sen kendini kendi gözünde nasıl bağışladın? Zamanın sihirli silgisini hangi elinle yokladın? Sahi hep parmaklarımın arasındaydı parmakların... Hangi vakit becerdin de iki ayrı yüzü, iki yüzlülüğü avuçladın?Kanırta kanırta öğrettim yüreğime sensizliği, dönmek için boş adımlar atarken, ben bu kez kendimdeydim...İmzamı Bıraktım Teninde’ adlı ilk kitabının ardından ikinci Kitabı ’Aşkım Başımdan Aşkın’ın çoğu bölumünü hak vererek okudum.Spiker ve diksiyon uzmanı kariyerinin yanına yazarlığı da başarıyla ekleyen Funda Bilgili, yeni kitabı ’Aşkım Başımdan Aşkın’da zihnimde uzun süre yer alacak bir sürü cümle bıraktı... Sanıyorum ülkenin farklı yerinde farklı hayatlar yaş...

Aşk’a Yolculuk - Veysel Karani
Sinan Yağmur’dan Beklenen Kitap... "Bana, ‘Sen kimsin?’ diye sormayın. Ömrü azıcık kalmış bir Hiç’im. Ben, hiçbir şeyim, hiçbir şeyim. Yürek vermediğiniz, ta içinize erişemez. İnsanlara baktım ki her biri kendisine bir sevgili edinmiş. Kimi kadın, kimi erkek. Bazısı nefis, bazısı da heva. Kimi mal, kimisi de şöhret. Herkes o sevgiliyle ölüm anına kadar beraber olabilmiş, bazısı da kabrin başına kadar beraber bulunabilmiş, toprağa verilince ona veda etmiş. Herkes sevgilisini karanlık bir kuytuya bırakıp geri dönüyor. Düşündüm. Kendime öyle bir sevgili bulayım ki, hayatımda ve vefatımda benimle beraber olsun. Ömrüm, özüm ve sözüm üç aşk üzerine örüldü: Allah aşkı, Peygamber aşkı ve Annem. Bana kendini üç kelimeyle anlat deseler; yetimlik, yalnızlık ve yolculuk derim... Babasız kalmanın acısı...

Aşka Yol Olma Defteri
Sinan Yağmur’ görselleriyle hazırlanmış harika bir defter...

Aşk Varmış Aşk Yokmuş
Oval odadaki sarışın adam, elleriyle fermuarını okşadı. Sonra esmer kızın ellerini tutup fermuarına götürdü. Kızın yüreği hop etti. "Başkan’ım, müdahale gerekiyor," dedi. Titreyen sesiyle: "Nereden anladın?" diye sordu, sarışın adam. Esmer kızın vücudu ayrı, sesi ayrı titriyordu. "Bölgedeki kriz büyüyor. Müdahale olmazsa, patlayıp yayılabilir," diye inledi. Sarışın adam, usulca eğilip, kızın düğmelerini okşadı. Düğmelerin altında, yumuşacık çıkıntılar vardı. "Haklısın galiba. Müdahale kaçınılmaz," dedi. "Ama önce sen müdahale et!" Esmer kız, suya hasret balıklar gibi iştahla açıp kapadı kızıl dudaklı kocaman ağzını. Dilini şapırdattı. Fermuarın ucunu tuttu, titreyen parmaklarıyla indirmeye çalıştı, zorlandı. Aynı anda, Başkan da düğmelere saldırmıştı. İlk düğmeye bastı. Açılmadı. İkinci dü...

Aşk Kuantumu
Rumi dedi ki "Ben ol ki, aşkı anlayasın!!!" Hadi siz sizde olun ki ‘aşkı anlayın’!!! Kapınız çalınıyor olabilir ama hala niye kapınızı açmakta tereddüt ediyorsunuz? Korkuyor musunuz? "Eyy cümle atlasın sultanı, sen beni duydun mu ki!" Ben bende değilim ki duyayım!!! "Yangındım yakmaktan korktum Seldim boğmaktan... Rüzgardım durdum. Üşür diye... Çığlıktım sustum... İlla sustum! Gitme dedim, gidemedim!.. Çatal çatal yüreğime saplanırken ağlamadım. Sar dedim, soramadım!.. Zor zor yüreğime bakarken eğilmedim." Beni sevmiyor zannettim... Yalnız hissettim!.. "Aşk! Baktığın bana layık mıyım? İşte tam da bundandır, gözlerindeki aşka utanıyorum. Ey, aşk, acına layık mıyım? Ki tam da bundandır, bendeki aşkına doyamıyorum! Hem de arsızca hem de acımasızca..." Özlemekten yoruldum!.. "Dedim ya, mutlulu...

Aşk Eşittir Para
Zaman paradır, Aşk ise zaman... Ancak kitaptaki bilgiler sadece bununla sınırlı değil. İş sahiplerine veya yeni bir işyeri açmak isteyen girişimcilere, kredi kullanarak ev sahibi olmaya çalışanlara, yatırım araçları ve özellikle sermaye piyasaları konusunda bilgi sahibi olmak isteyen herkese yol gösteriyor. Gayrimenkul yatırımında kâr etmenin yolları, iyi bir markanın seçimi, borsalarla ilgili son eğilimlerin neler olduğu ve KOBİ’ler hakkında bilmek istediğiniz her şey yalın bir anlatımla sunuluyor. Kitabı okudukça, para kazanmak için yaptığımız işe sevgimizi de katmamız gerektiğini daha iyi anlıyoruz. Çünkü para kazanmak, mekanik ve duygusuz bir uğraş değildir. Harcına sevgi katılmadan yapılan hiçbir iş insanı yeteri kadar mutlu edemediği gibi uzun vadede başarı da sağlayamaz. Hayatın bir...

Aşiret
“Aşiret kurallarını kim olursan ol, nerede eğitim görürsen gör, nerede yaşarsan yaşa, çiğneyemiyordun. Aşiretin töresine uymayan önemsizleşiyor, ciddiye alınmıyor, adeta görmezden geliniyordu. Belki o nedenle hayatımın hiçbir döneminde, aşiret kurallarını benimsemesem de, onları bir kenara koyamadım. O kurallarla yaşamayı öğrendim.“Bu kitap;Bin yıllık feodal ilişkilerin girdabında boğulmamak, töre çıkmazına sessiz kalmamak için atılmış bir çığlıktır. Bildiklerinizi baştan öğrenecek, bilmediklerinizi hayret ve isyanla okuyacaksınız.Aşiretin acımasız kurallarının tam ortasında büyüyen Hamit İzol’dan...

Aşeka
‘Bazen gün doğumunda, bazen alacakaranlıkta dökülür dizeler Aslında her kelimenin içinde saklıdır kimi zaman en güzeller kimine ise namdır, şan salar, görür 7 düveller... Oysa manzumenin manasında gezerler hep, sözün özünde o erler. Babacan da adı gibi sevecen, özünde sözünde közlenmiş erdemi olmayan ama pırıl pırıl parlayarak manasını süzmeden dilinden sızdıran bir çağdaş ozan. Onu her okuduğumda ve dinlediğimde başka sorular oluşuyor aklımda insana dair hep doğruyu soran... Kimi zaman aşkın, kimi zaman zamansız nefretin sorgularında cümleleri ama aslında içinde gizli tüm keşfedilmeyi bekleyen zamir ve tümceleri. Fiiliyatın külliyat olduğu dönemde, ondan naif diliyle hayatı okuyoruz aslında. Burnumuzla değil, onun lügatında, gönlümüzle soluyoruz ...’’ -Barbaros Şansal- ‘‘Babacan Pesenkurd...

Asimetrik Vakalarda Kıble Tayini
Muhafazakâr saray, muhalifi olan her politik kesimi kolonize etmek istiyor. Bugün PKK bahanesiyle Kürtler, yarın Aleviler ve başkaları. İlk kolonize edilen ise İslamcılık oldu. İslamcılık, devlet aygıtının laboratuarında muhafazakârlaştırıldı ve başkalaştırıldı. İslamcılar, eleştirel ve bağımsız akılla iktidarı, toplumu, politikaları değerlendirmeleri gerekirken taraftar tribününün holiganları haline geldiler. Taraftarlıktaki taşkınlıkları, yabancılaşmanın doz aşımındandır.Türkiye’deki değişimin anlamını ve istikametini değerlendirmek isteyenlerin karşısına ‘yeni Türkiye’ ile ‘eski Türkiye’nin kadrolarında becayiş (yer değiştirme) yaşandığı gerçeğinden başkası çıkmayacaktır. Bu değişimin felsefi, ideolojik, sahici, kalıcı ve yapısal bir temeli yoktur. Muhafazakâr iktidar herhangi bir iktid...

Araz
"Ayrılığı seçtin mi her şeyi götüreceksin yanında. Geriye hiçbir şey kalmayacak. Söylenmemiş sözler kalmamalı bıraktığın yerde ki ben en çok onları duydum. Gittin mi adamakıllı gideceksin. Hiçbir özlem kalmayacak dönüşleri emziren. Demem o ki dönecekmiş gibi gitmeyeceksin. Büyük git gideceksen uçsuz bucaksız, dursuz duraksız git. Telefonun numaraları sesime düşmemeli, yolların yoluma değmemeli. Hiçbir anıya, hiçbir dizeye, hiçbir şarkıya yenilmemeli ayrılık. Şiirler okununca unutulmalı, hasret dokununca uyutulmalı. Gece inmişken ayak parmaklarına kadar, yahut gün doğarken... Yatağının diğer yastığındaki boşluk tecavüz ederken gözlerine, ne bileyim tek başına yiyeceğin sofrana iki kişilik servis açtığında susacaksın, duracaksın... Gitmenin hakkını vereceksin. Ayrılık gurur duymalı seninle. ...

Anne Baba Bir De Beni Dinleyin
Çocuklarımızı ve içimizdeki çocuğu doğru büyütmenin sırrı...Yaşam ağacının sırrı...

Amigdala
Günah keçimi bulmuştum: Amigdala... İnsan olduğum için aşık olmuştum ve bu kaçınılmazdı... Acı çekmemek için ölmek vazgeçmekti, yaşamak için acı çekmeye razı olmak ise katlanmak...Belki de her şey böyleyken, hâlâ sevgi varken aramızda bitirmeliydik. Belki o zaman taze ve yıpranmamış olarak; sandık içlerinde, kitap aralarında saklayabilirdik aşkı, sonra kullanmak üzere... Naftalinlenebilir miydi aşk? Zaten hep iki yüzü yok muydu gerçeğin? İnsanlar koydukları normlarla kendilerini sınırlarken, anahtarı zaten kendilerinde olan hapishanelerinden kaçarak, işlemiyorlar mıydı en büyük suçları?Ne kadar hüzün ve imkansızlık varsa, aşk o kadar aşktı. İçine konulan acının dozundaydı sır. Beynin bir oyunuydu ama yine de insana özel duyguydu aşk... Kazanmalıydı...

Altın
Altın kelimesini her duyduğumuzda aklımıza, zenginlik, iktidar ve güzellik gelir.Önce simyacıların, daha sonraları kralların düşlerini süsledi altının sihirli formülünü bulmak.Hızla yükselen altın fiyatı, yine bu sarı madenin parıltısını artırdı.Altın fiyatlarındaki yükseliş devam edecek mi?Döviz fiyatlarındaki artış altın fiyatını nasıl etkiler?Altına ne zaman yatırım yapmak gerekiyor?Altından, para kazanmanın yolları nelerdir?Sahte pırlantayı gerçeğinden nasıl ayırt ederiz?Altın, pırlanta ve diğer kıymetli taşları almanın püf noktaları nelerdir?Ya da; ilk altın paranın Anadolu’da basıldığını,Prusya Kralı Büyük Friedrick’in güç kazanmak ve uzun yaşamak için yuttuğu elmas tozunu fazla kaçırınca zehirlendiğini,15. yüzyılda, Fransa Kralı’nın, tüm kadınların takmasını yasakladığı elmasın, bir...

Allah’ın Varlığına Belgeler ve İslam’da İman Esasları
Dini inançlar sanıldığı gibi sadece dini olmakla kalmaz, insanların dünya hayatındaki genel davranışlarını da belirler ve yönlendirir.Bu gerçekten hareketle, dini inaçların özelliklerinin çok büyük önem taşıdığını görmekteyiz.Müslümanlar olarak inançlarımızı gözden geçirmek, yanlışlarını düzeltmek, doğrularını yaymak ve geliştirmek öncelikli görevlerimizden biridir. Bu kitap, özellikle gençlerimizin ve halkımızın, İslam’ın inanç esaslarını doğru ve kolayca öğrenme ihtiyaçları gözönüne alınarak hazırlanmıştır.Kur’an-ı Kerim, biz insanların akıl, mantık ve vicdanlarına hitap etmektedir. Biz de aynı yönteme uyarak İslam’ın iman esaslarını açıklarken, gençlerimizin, halkımızın saf akıl mantık ve vicdanlarına seslenmeyi amaçladık...

Alevi Olmak
Alevilik, yüzyılın başından beri en çok aşındırılan felsefe ve inançların başında gelir. Aleviliğin anlatılmaya ve tartışılmaya başlandığı son yüzyıl, Aleviliğin en kirletilmiş ve temizlenmeye muhtaç dönemidir. Alevilik ve Aleviler bu dönemde keşfedilirken "fil" örneğine maruz bırakıldılar. Bu durum dönemle ilgili olmaktan çıktı ve tüm tarihlerine, yaşamlarına, felsefelerine sızdı.Peki, işin aslı nedir?Buna bağlı olarak Alevilerle Müslüman topluluklar arasında yaşanan çatışmada Alevilerin yeri neresidir acaba? Çatışma sürecinde "İslam öncesi", "İslami dönem" gibi alanlara sıkıştırılarak ele alınan Alevilik, kendi dışına, ait "olmadığı" yere itildi.Aleviliğin ve Alevilerin bir "yere" yamanma ihtiyacı, Alevi gerçeğini gizlediği gibi, Alevilerin kafasını da karıştırdı. Bu nedenle Alevilerin v...

Ağa’nın Akmayan Gözyaşları
Güneydoğu’nun, Urfa’nın kumalar arası mücadelenin, ağalık düzeninin, feodal ilişkilerin, sermaye değişiminin, toplum gelişiminin romanıdır.“Yarabbim! Ben ne suç işledim?... Ne suç işledim de beni bu kadar cezalandırdın?Hayatımda bir kere sevdim onu benden aldın! Baba sevgisi görmeden büyüdüm. Babam gibi gördüğüm ağabeyimi aldın! Bir çocuğum olsun istedim, onu elimden aldın! Bana öyle bir ana verdin ki kin ve nefret dolu! Yaşamıma o son verecek! Neydi günahım Allah’ım!..“Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin gayrı-resmi tarihini içeren “Ağa’nın Akmayan Gözyaşları“nda İzol, 2. Abdülhamit döneminden başlayarak 1980’lere kadar uzanan bir süreçte, aşiret ilişkilerini, kadınlar arası rekabeti, kan davasını ve çıkar çatışmalarını yalın bir dil ve adeta sinematografik bir görüntülemeyle sunuyor.İzol bu ki...

Affedin Beni
Herkesin Yaradan’a giden yolunun farklı olduğuna inandığım için, Sizlerle aynı yolu seçmediğim için, Kendi yolumda yürümeye devam ettiğim için Affedin Beni! Aynalar bizi artık aldatamadığı zaman, oyunun sonuna yaklaştığımızda, perde kapanmadan belki, finali daha dürüstçe ve kalan gücümüzün yettiğince, asıl kimliklerimizle oynamak adına az da olsa değiştik hepimiz. Eğer bu yaşamın oyununda kendime seçtiğim rolü iyi oynayamamışsam veya repliklerinizi karıştırmanıza sebep olmuşsam ve sizin olduğunu zannetiğiniz sahne ışıklarını bazen kendime çevirdiysem... Affedin Beni!

Adın Ayrılık Olsun
Sen söyle,Sedası kulağımda, edası nazarımda, Göçmen kuşlar gibi çırpınan kadın, Dağlanmış yüreğimi mısralar soğutmazken, Yelkovanın boyuna akrepler soyunmuşken, Seni seven bu yürek seninle yorulmuşken, Hangi terazi tartar sana olan sevgimi, Hangi bakış götürür şu aklımı başımdan, Çiçek açma çağımda dallarımı kırmışken, Şiir yazan ellerim ellerine hasretken, Hiç mi için sızlamaz,Kayalardan tuz çalıp şu yarama basarken...Severken ayrılmayı kimde gördün sen, Severken terk etmeyi oyun sandın sen...

Adab-ı Aşk
Bu Kitapta neleri bulacaksınız:İlişki sanatı nedir?Erkek nasıl tavlanır, nasıl elde tutulur?İdeal eş ya da sevgili nedir?Mutlu evliliğin 13 kuralı...Erkek neden aldatır?Evlilikte neler yapılmamalıdır?Evlilikte erkeği evden kaçıran nedenler?Ve ilişkilerle evlilik üzerine merak ettiğiniz her şey...

Abdullah Dayı
O, Türkiye’nin gerçek "Tatar Ramazan"ıydı... ‘Baba’ değil ‘Dayı’ydı... Kendini katil olarak değil, Allah’ın kılıcı olarak görür, cinayetlerini öyle işlerdi... O, Antep Canavarı Abdullah Dayı’ydı... İlk cinayetini 12 yaşındayken işledi. Dayısını öldüren iki kiralık katili baltayla parçaladı. İkisi baltayla, sekizi bıçak ve falçatayla, geri kalanları ise ateşli silahlarla olmak üzere 43 cinayet işledi. 250’nin üzerinde insanı yaraladı. Cezaevlerinde üç kez büyük koğuş baskını düzenledi. En büyük koğuş baskınında 59 yaralı, 1 ölü çıktı, kendisi sıyrık bile almadı. 4 kez idam yedi, 740 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Türkiye’nin 38 ayrı cezaevinde, 48 yıl net hapis yattı. Cezaevlerinde hem çok hasımı oldu, hem de büyük saygı gördü. Ona "Antep Canavarı" da diyen oldu, "Abdullah Dayı" diyen de.....

Abdestli Kapitalizm
Abdestli Kapitalizm bir şirk dinidir. Çünkü şirk, kelime anlamı itibari ile ‘bir mala iki kişinin sahip olması demektir.’ Dolayısı ile Allah’ın, yani halkın malını gasp edenler, Kuran’ın diline göre şirk ehlidir. Abdestli Kapitalizm, Allah ve Peygamber’e yalan isnad etmek sureti ile oluşturulan emperyalist bir ideolojidir. Bağlı olduğu odakların genel çıkarlarını koruma adına, dinin içeriğini tersyüz etme mücadelesi veren, sosyo-ekonomik bir hegemonyadır. Abdestli Kapitalistler, mutlak dindarlık iddiası ile faaliyet yürütürler. Ancak bilinmelidir ki, Abdestli Kapitalizmin mimarı bizzat ‘Haçlı Emperyalizmidir.’ Kuran verilerine bakıldığında, içerik ve pratiği açısından ‘Şirk dini’ saflarında yer alan ‘Abdestli Kapitalizm’, dinin toplumcu yüzünü katlederek, dini bir pusu kurma aracı haline g...

36 Baharı
Batmakta olan sonbahar güneşinin aydınlattığı ağaçlar, dar sokaklar ve renk renk evler, hepsi bana çok güzel göründü... Eğer yaşadığımız günlere değer kazandıran, anlam katan bir ülkümüz varsa, ona ulaşmak için yürüdüğümüz yollar, hatta zahmetli yürüyüşler bile bize bir mutluluk sunarlar. Bu kitap 1936 yılında yaşanmış büyük bir aşkın ve o coşkunun romanıdır. Tüm yurtta umut yüklü, ılık bahar rüzgârları esiyordu. Çalışkan, yurtsever aydınlar, umutlar gerçek olsun diye uğraşıyorlardı.