Destek Yayınları
Metal Fırtına 2
Metal Fırtına 2 Kurtuluş, ilk kitap Metal Fırtına’dan bu yana merak edilen soruların cevaplarını heyecanlı ve sürükleyici yepyeni bir olay örgüsüyle sunuyor. ABD’nin Türkiye’yi işgal girişimi üzerine diplomatik müzakerelerde bulunmak amacıyla Washington’a hareket eden ve esir alınan Türk dışişleri bakanı ile ekibinin başına neler geldi? Dışişleri heyeti ile ilgili planlar neydi? Planların arkasında kim vardı ve bağlantıları nerelere kadar uzanıyordu? Washington’da patlayan bomba, neleri değiştirdi? Amerikan yönetimine el koyan gizli bir grup, kimsenin beklemediği bir anda tekrar harekete geçerken, yeni hedef neresi? Türk, Amerikalı ve Rus politikacılar neden zamana karşı yarışıyor? Gri Takım içinde köstebek var mı? Ve en önemli soru: Ortadoğu’ya nihai barış gelecek mi?
Destek Yayınları
Metal Fırtına 8
Kimsenin tahmin etmediği o faktör, kendini belli etmek üzere. Bir yanda akıllara zarar teknoloji bir yanda “uyanışı yaşayan” çırılçıplak insan…. Teknoloji insana, insan küresel yapılara karşı. Profesyonel ordularla sokaktaki adam karşı karşıya… Savaşların talihini değiştiren faktör nedir? En ileri silah teknolojisine sahip olmak, savaşı kazanmaya yeter mi? Türkler nasıl oluyor da direnebiliyor? Nihai darbe bu kez indirilebilecek mi? Kim, kime soğuk terler döktürüyor? İstanbul’u yakıp yıkan, Bozcaada’ya çıkarma yapanlar kimler? En önemli soru: Uyanışa geçenler kimler?
Destek Yayınları
Metal Fırtına 6
Gerçeklik paramparça oluyor! Doğru bilinen yanlış, yanlış bilinen doğru… Kahraman sanılan casuslar, casus sanılan isimsiz kahramanlar… Artık sadece cephede silahlar değil, küresel düzeyde stratejiler çarpışıyor. Türklerin Anadolu’daki varlığına kastedenlerin yok edilme zamanı geldi mi? Ölümcül sırra ulaşması gereken sadece Gökhan ve Mert mi? Bu sırrı kim, neden gizledi? Zihnin kalıplarını parçalamadan o sırra ulaşabilmek mümkün mü? Türkler bu kez tamamen yenilecek ve yok edilecek mi? En önemli soru: Dünyayı gerçekte kim yönetiyor?
Destek Yayınları
Metal Fırtına 7
İsimsiz kahraman olmayı tercih edenlerin isimleri bilinmez… Onların mücadelesi şöhret için değil, devlet ve millet içindir. Nihayet, dönüm noktasına gelindi. Küresel güçler şah çekiyor ve biri mat olacak. Kahramanlar, gerçekten var mı? İsimsiz kahramanlar neden isimsiz? Uyanış nasıl gerçekleşir? Kapana kısılmadan uyanmak mümkün mü? Vatan haini kahraman, kahraman vatan haini sanılabilir mi? Kaos, sıradan bir insanı neye dönüştürür?
Destek Yayınları
Dünyanın Kaderine Atılan Zar
HERKES ZAR ATABİLİR AMA SÖZ KONUSU İKİ SÜPER GÜCÜN BAŞKANIYSA BU TÜM DÜNYAYI ETKİLER. Tarihteki birçok savaş, akıl almaz sebeplerle ya da sebepsiz yere başlamıştır. Büyük liderlerin barış vaatleri, sevgi nidaları, kahramanlık gösterileri çoğu zaman kişisel hırslar yüzünden yerini büyük çatışmalara bırakmıştır. Sıradan olayların yol açtığı bu yıkımlar, genellikle trajedilerin de gerçek kaynağı olmuştur. Yazar Erdal Demirkıran, basit nedenlerle çıkan zor savaşları geçmişten örnekler vererek anlatıyor. Savaşın yıkıcı etkilerinden ve milyonlarca insanın hayatını altüst eden benmerkezci kararlardan bahsediyor. Bu yıkıcı mücadelelerin esasen siyasi güçlerin ve liderlerin kirli birer oyunu olduğunu vurguluyor. Başrolde bu kez bir nanoteknoloji firması ve bir sanayi devi var. Trajediyi, hırsları v...
Destek Yayınları
Duvarların Ardında
HAYAT, EN GÜZEL ŞEYLERİ GÖSTERMEK İÇİN İNSANI BAZEN EN KORKUNÇ YERLERE ÇAĞIRIR. Güvercin ve annesi Peri, İstanbul’un acımasız şartlarıyla savaşıyor, kurulan tuzaklardan kaçıyor, ayakta kalmaya çalışıyordu. Peri, imkansızlıkların, yoksulluğun ve dul olmasının yükünü tek başına sırtlamak istese de bunu başaramıyor, babasız büyüyen oğullarının açtığı zarar ziyanın tüm faturasının Güvercin’e kesilmesine engel olamıyordu. Büyük şehirde ayakta kalmak ve kimseye muhtaç olmamak adına günah yollardan para kazanma yolunu deneyen Peri’nin, yaptığı bu son derece tehlikeli işin kendisine sonradan ağır bedeller ödeteceğinden hiç haberi yoktu. Yaşar, muhitinde sevilen yakışıklı bir gençti ama kaderi yüzü kadar güzel değildi. Babası Şehmuz ile yıldızları bir türlü barışmayan Yaşar, şiddet gören annesini y...
Destek Yayınları
Dönüş
Kendi yolunda ilerleyebilirler ve kendini yeniden var edebilenler için... Doğanın kendini tekrar ettiğini göremezsiniz. Mevsimlerde yaşadıklarımız tekrar değildir. Çünkü doğa, kendini yenilemeyi esas alır. Şimdiki mevsim, bir önceki mevsimin yenilenerek gelebilmesi için büyük mücadeleler verir. Onun yeniden var olabilmesini sağlayıp ona o muhteşem güzellikleri veren bir önceki mevsimdir. Kadın da doğa ana gibidir. Onun bugününü güzelleştirecek olan için mücadele eder ve sever... Yazık! Hep, bir sonraki mevsim için heyecanlanıp kendini tekrar edenlere çok yazık! Benliklerinin derinliklerindeki sevme arzularının yerini alan kibir, üstünlük, ötekileştirme ve sevgisizlik yüzünden, cinsel yalnızlıkların kuyusuna düşenlerin çırpınışlarını anlatan Dönüş, Türk edebiyatının yalın dilinin önemli örn...
Destek Yayınları
Kalibre - Mavi Vatan
ŞİMDİ YILLARDIR VERİLEN EMEĞİN KARŞILIĞINI ALMA ZAMANI! Bir yanda ABD’nin Türkiye’yi işgal planı, diğer yanda Türkiye’nin saldırıyı bertaraf edip ABD’yi bu bölgeden atma çabası, modern savaş makineleri, savaş kabiliyeti ve kimsenin bilmediği PARS timleri. Tabii yatırımlarının meyvesini toplamak isteyen sadece Türkiye değildi. ABD de son yıllarda bütün mesaisini bu bölgeye harcadı. Güneyde PYD, batıda Yunanistan silahlandırıldı. Rusya-Ukrayna Savaşı bahanesiyle sevkıyatlar artırıldı. Silahlandırılması yasak olan adalara askeri havalimanları inşa edildi. Dedeağaç Limanı’na NATO tatbikatı bahanesiyle binlerce zırhlı araç getirilip Yunanistan’a hibe edildi. Ancak ABD ordusu hiç beklemediği bir güçle karşı karşıya kalmak üzereydi. Zira Türkiye, son yıllarda geliştirdiği teknolojinin yarısını bi...
Destek Yayınları
Kayıp Kalp
Hayat, size bir şey anlatmak isterse belirli işaretler gönderir. Azra, hayatında kendini sıkışmış hisseden, ruhunun kanatları kırık ama neşeli genç bir kadındır. Lucas ise bağlanmayı sevmeyen, sahnelerde boy gösteren bir çellist ve işini tutkuyla icra eden bir mimardır. İkilinin yolları, havalimanında kaybolan bir valiz sebebiyle kesişir. Azra’nın satın aldığı valizin içinden çıkan gizemli notun sahibi, Lucas’ın yıllardır görmediği babasıdır. Azra, Lucas’ı bulmak için Paris’e gitmeye karar verir ve bu karar, hayatının dönüm noktası olur. İstanbul’dan başlayarak Paris’e uzanan bu yolculuk, sadece coğrafi değil, aynı zamanda duygusal bir keşif serüveni... Aile bağları sorgulanacak, vazgeçişler yaşanacak, ayrılığın derinlikleri keşfedilecek ve hayatın sunduğu seçimlerin zorluğuyla yüzleşilece...
Destek Yayınları
Zerzevan’ın Gölgesinde
Tanrı hatalarını düzeltmedikçe bu savaş son bulmayacak! Eski inançların gölgesinde, modern dünyanın tehlikeli labirentlerinde bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? Roma İmparatorluğu’nun kalıntıları üzerinde yükselen Zerzevan Kalesi’nin karanlık dehlizlerinde, tarihin derinliklerinden gelen bir sır yeniden canlanıyor. Mithra inancının gizli ritüelleri ve uluslararası suç örgütlerinin acımasız dünyası, Zerzevan’ın Gölgesinde romanında kesişiyor. Kayıp bir ruh, gerçekleri yaşamaktan usanmış bir polis ve dengede durmaya çalışan kadim ırklar... Yenilmez Güneş lejyonunun yükselişini Manden Hilali engelleyebilecek mi? Yoksa Mezopotamya’nın makûs kaderi yeniden mi tecelli edecek? Yakuphan Okut, geçmişin gölgeleriyle günümüzün karmaşık ilişkilerini ustalıkla harmanlayarak, okuyucuya nefes kesen bir...
Destek Yayınları
El Âlem Ne Der?
Ben onları, cinsiyetleri ne olursa olsun çok seviyorum, onlar da birbirlerini ve beni... Yani annem ve babam onlar benim. Birbirlerine bağlılar, bana her zaman sevgi ve sıcak bir yuva verdiler. Gerçi şimdi onlara ne şekilde hitap edeceğimi bilmiyorum. Bana hep annelik yapmış olan babama, anne; bana hep babalık yapmış olan anneme, baba mı desem? Yoksa şu cinsiyet ayrımına göre süregelmiş rol paylaşımı konusunu külliyen aklımdan silip direkt isimleriyle mi hitap etsem, bilemedim... Sizce ne yapmalıyım? Bir gün kartlar yeniden dağıtılır ve ezberiniz bozulursa yadırgamayın, hayat hep yapar bunu... Siz asıl olanın “sevgi” olduğunu unutmayın yeter!
Destek Yayınları
Bi’ Kahve İçmeye Yukarı Gelir misin?
Arka Kapak Yazısı: Onu, “Bi’ kahve içmeye gelir misin?” diye yukarı davet ettiğimde, ikimiz de biliyorduk bu davetin kahve ile alakalı olmadığını. Malum, bugün dünya flörtünün en popüler tetikleyici cümlesidir bu: “Bi’ kahve içmeye gelir misin?...” “Sevişelim mi?” diyemediği için, olayın adını “kahve” koymuş dünyalılar. Selda Terek’in metaforik anlatım tekniği ile günümüz insanının içsesleriyle birleştirip usta üslubuyla kaleme aldığı, mizah öğeleri de içeren bu hikâyesinde kendinizden çok fazla parça bulacaksınız. Ve soruyor yazar: “Yeryüzündeki hangi hazzı ‘aşk’ ile takas edebilirsiniz?”
Destek Yayınları
Bekâret Engeli
Cidden öfkelenmiştim ama o anda kalkıp gitsem, bu savaş alanını yenilgiyle terk etmiş olacaktım. Onun yerine her aşırı stres anında yaptığım gibi başımı özgüvenle kaldırdım, saçlarımı arkaya attım ve “Tamam kabul!” dedim. “Bir an önce halledelim şu işi de siz de bu kibrinizden vazgeçin. Sergileyin tüm hünerinizi, siz beni bekâretimden kurtarın, ben de sizi bu aşırı küstahlık ve özgüveninizden...” Hayatı boyunca “bekâretinin” önüne bir engelmiş gibi koyulduğu bir dünyada, bir genç kıza özgürleşme yolunun “ondan kurtulmak” olduğunu düşündüren zihniyet nedir? Usta bir kalemden okuyacaksınız!
Destek Yayınları
Ses Kaydı
Çok şükür, şu aralar mükemmel bir terk ediliş ıstırabım var da şarkılar daha anlamlı geliyor kulağıma. Sanki “Ayrılık Acısına Kadın Arkadaş Desteği Derneği” kurmuşlar, üyeleri de toplanıp cümbür cemaat bana taziye ziyaretine gelmişler. Sorun ne, neyi kaybetmişim? Sevgilimi... Sevgili bile değildi, bildiğin mahrem gölge: “fuckbuddy...” O halde neden herkes bana karşı bu kadar hassas ve neden bu kadar üzgünüm? İçimde bir gedik var ve bunu o açmadı, biliyorum. Yazar diyor ki: “Gerçek, varsayılandan farklıdır çoğu zaman... Varsayımlarımıza, düşünce kalıplarımıza kurban verdiğimiz bir ömür yaşıyoruz belki de.” Gerçeği bilseydik, farklı davranabilir miydik? Yine bir metaforik anlatım ve yine ustalıkla işlenmiş gerçek yaşamdan alınmış bir öykü...
Destek Yayınları
Affedebilecek misin?
Doğum günüme gelecek misafirlere hazırlık yapıyordum. Banyodan gelen korkunç sesi duyduğumda duş kabininin camı patladı sandım. Aklıma ilk gelen bu oldu nedense. Mikseri çırpmakta olduğum yumurtanın tabağına bıraktığım gibi banyoya koştum. Bu hikâyenin gerçek hayatta yaşandığına inanmak o kadar zor ki. Ama maalesef gerçek bu! Kendini banyoda tabancasıyla vuran bir genç... Geriye ıstıraptan başka ne kalıyor bir bakalım mı? Yazar soruyor: “Kendini yok ederek seni de öldürenler var; onları affetmen mümkün mü?” Hayat öyle ya da böyle devam ediyor; yükleri, travmaları, düğümleriyle... Ama her beladan güçlenerek çıkmak mümkün... Başkalarını canına kıyarak cezalandırma! Senden sonra da gülümsemeyi başaracaklar.
Destek Yayınları
Sözün Sivri Ucu
Sözün Sivri Ucu, dünyanın çelişkilerini ve insanın karanlık yanlarını cesurca sorgulayan öykülerden oluşuyor. Bu kitabın yazarları, eleştirel düşüncenin derinliklerine inerek hayatın gerçeklerine ayna olmayı amaçlıyor. Uğur Batı Yeni bir görme biçimidir sözün sivri ucundan gelenler. Rahatsız eder. İfade edilememiş duygular saklandıkları yerlerden çıkarlar. Vaktiyle tanıdık olan her şey yabancılaşmaya başlar. Belki de iç benliğimize en yaklaştığımız zaman budur. Hakan Akdoğan “Kalem kılıçtan keskindir” sözü, kaba kuvvetin karşısındaki aklı anlatmanın ötesinde bir anlam taşır. Sözler; bir ucu kesen, öbür ucu da iyileştiren neşter gibi. Bu kitabın öyküleri de bana sorarsanız dilimizin en keskin konusuna odaklı. Hasan Gümen Sözün Sivri Ucu, yazarlarının ortak hikâyeleriyle kelimelerle örülmüş ...
Ya Diğer Yoldan Gitseydim?
Seçme ikilemi en ağır yük. Bir iyi ile bir kötü arasından seçmek değil zor olan. İki iyi arasından daha iyi olanı seçmek de. Asıl ikilem, iki kötü arasından daha az kötü olanı seçmektir. Bu ihtimali yazmak da can yakıcıdır. – Hakan Akdoğan Hayatın dönüm noktalarında verdiğimiz kararlar, bizi bambaşka yollara sürükler. Dünyadaki her öykü, alınmayan yolları ve seçilmeyen hayatları bize sunarak okuyucuyu düşünmeye ve sorgulamaya davet eder. Aynen bu kitapta olduğu gibi. – Uğur Batı Dünyanın en eski ve daimi hikâyesidir zamandaki alternatif kırılımlar üzerine hayal kurmak. Yol ayrımındaki sayısız saçaklar üzerine yazılan hikâyeler, bize verdiği kadar size de ilham verecek. – Hasan Gümen Bu kitaptaki her hikâye okuyucuya yaşanmışlıkların ve kaçırılmış fırsatların iç içe geçtiği derin bir düşünc...
Destek Yayınları
Buğra
YA OLURSUN YA ÖLÜRSÜN!“Albız alacak değil ya, elbet uçmağa varacağım.” Son bir gayretle sol bacağını uzattı, kocaman eliyle kasığından bacağını sıkıp kanamayı kesti, elini sabitledi. “İyi ihtimalle on dakikam var, hadi bakalım.” Sakinleşti, kalp atışlarını yavaşlattı. Çocukluğunu düşünerek ölüm uykusuna daldı. İlk değildi, son olmayacaktı. O sadece sırası gelmiş kişi, kadim yazgının devamıydı... “…Devlet ebet müddet, seçilmiş seçilmemiş fark etmez. Biz sadece o yolda birer çakıltaşıyız…”Bir bedende dört hayat, üç farklı ülke… Her zerresini vatanı için bin parçaya bölmüş bir çocuk… Onun adı Buğra!Efsaneye göre Türkler ne zaman zora düşse içlerinden bir kahraman çıkar. Buğra-Biz Bu Vatanın “Adsız”larıyız, Türk mitolojisinden esinlenerek kurgulanmış bu topraklara ait “gerçeküstü” bir karakter...
Destek Yayınları
Yağmur Çiseliyor
EN ÇOK SATAN DÖNEM ROMANLARININ YAZARI OSMAN BALCIGİL’İN KALEMİNDEN... TARİHSEL GERÇEKLERE TAM BİR BAĞLILIKLA. Sokaklarda oluk oluk kan akıyor. Memleket orta yerinden ikiye ayrılmış gibi. Üniversiteler, fabrikalar fokur fokur kaynıyor. Parlamento çökmüş durumda. İnsanların göğsüne adeta fil oturmuş, herkeste ağır bir sıkıntı... Belli ki kötü şeyler olacak. Generallerin üniformaları ütülenmiş, askerlerin postalları parlatılmış. Türkiye uçurumun kenarında... Bütün bunlar olurken yaşanan nefes nefese bir casusluk ve aşk hikâyesi. Bazı planlar bozulacak, kartlar yeniden dağılacak. CIA’in en iyi yetişmiş ajanı Peck’in Türkiye kırsalında işi ne? Metin ve Ceren, Türk kontrgerillasının tezgâhladığı içsavaşın ortasında ne arıyor? Dışişleri Güvenlik ve İstihbarat Dairesi ajanı Nezihe Hanım devrimcil...
Destek Yayınları
Duyusuzlar
Görmezden geldiğin her şey, tam da şu an geleceğini inşa ediyor. Görmek, duymak, tatmak, koklamak ve hissetmek... İnsanoğlunun yönetme ve geliştirme kabiliyetine sahip olduğu üstün niteliklerinden sayılan beş duyu... Ne var ki artık hepsi köreldi hatta çoğunda hiçbiri çalışmıyor bile. Gözler var görmüyor, diller var tek sözü yok, türlü çeşitli lezzetler doğmaya devam ediyor ama ağızların tadı yok, pahalı parfümlerden tenin gerçek kokusuna ulaşmak, ötekini ayırt etmek, hissetmek neredeyse mümkün değil. Duyusuzluk çağı, uzaklarda distopik bir evren gibi görünse de aslında tam olarak içine doğduğumuz narsistik ve teknolojik dünyanın tam da kendisi... Yazar Yelda Kırçuval’ın kaleme aldığı Duyusuzlar romanı, hayatın içinden kahramanların, suyun kaynamakta olduğunu hissedene kadar öldüğünü fark ...
Destek Yayınları
Hiçlik
“EN KORKUNÇ CANAVARLAR RUHLARIMIZDA GİZLENENLERDİR!” --EDGAR ALLAN POE Sevgili Okur, Bu kitap size yeni yanıtlar ve yeni bir yaşam vermek için yazılmadı. Yaşamı değiştiren, sorular ve o sorulara yüklediğimiz duygulardır. Ve birçoğumuz o duygularla yol alırız. Kahramanımız bir katile dönüşmek zorunda değildi. Cevapsız kalan yüzlerce soru onu önce yalnızlığa, terk edilmişliğe, güvensizliğe götürdü, sonra da korku, endişe ve öfke dolu yıkıcı bir tabiata dönüştürdü. Yaşama tutunabilmek için çıkış yolunu en yakınlarından gördüğü paganizm ve etkisinde çok kaldığı Enneagram’da buldu. Ve bunları kendisine göre doğru bulduğu yöntemlerle kullandı. Bir üstinsan olabilmek için eksik, yanlış ve baş edemediği duygu ve davranışlarını başkalarında gördüğünde onları öldürüp kendisinde de o duyguların ölece...
Saçın Yüzüne Değse
KISKANDIĞIMDA DEĞİŞİR, ÖZENDİĞİMDE GELİŞİRİM Gelecek adına umutlu olmamızı sağlayan bir kitap daha... Mario Levi Kıskançlık ve özenme zihnin farklı kıvrımlarında gizlenir. Bu kitaptaki hikâyeler bu gölgeleri aydınlatıyor ve okuyucuya sıra dışı bir oyun sunuyor. Uğur Batı Kıskanmak ve özenmek... Bu can yakıcı iki duyguyu bu metinlerde böyle görmek oldukça özenilecek ve hatta kıskanılacak bir durum. Hakan Akdoğan Kitabın içindeki hikâyeler hepimizin özeneceği öğeler barındırıyor. Okuyanların kendi hayatlarından pay bulacakları hikâyelerin hayata katkı vermesi dileğiyle. Zuhal Gürçimen Kıskançlıklarıyla göz göze gelen insan, karanlığı ile yüzleşir. Kolay değildir. Hasan Gümen Edebiyata yön veren duygulardandır kıskanmak... Özenmek ise onun aklı başında amca oğlu. Selda Terek
Destek Yayınları
Bab-ül Aşk
Hayat önce ilim, sonra değişim, finalde de dönüşümdür. İlk iki adım her zaman geriye dönebilir ama son adımı attıysan geri dönüşün yoktur, tıpkı kelebeğe dönüşen tırtılın bir daha kozaya dönememesi gibi... Gizem yaşadığı travmadan sonra eve kapanmış, sosyal hayattan elini ayağını çekmiştir. Sürekli yaşamı ve ölümü sorgulamakta, soluk alıp vermek için bir amaç bulmaya çalışmaktadır. Tam o sırada garip rüyalar görmeye başlar. Yakın arkadaşı Elif ile gittiği Şebiarus töreninden sonra gördüğü rüyaların peşine takılan Gizem hiç bilmediği bir gizemler ve sırlar âlemine adım atar. Tek amacı kendini bilmek, bulmak ve kendini gerçekleştirmektir. Bu yolculukta bir dost yanında belirir ve elinden tutar. Artık kozasından çıkmak ve kanatlarını açmak zorundadır çünkü bu yoldan geriye dönüş yoktur. Gizem...
Destek Yayınları
Belediye Başkanına Linç
KENDİ İÇİNDEKİ ŞEYTANINI TAŞLA Günümüzde teknoloji ve iletişim olanaklarının çoğalmasıyla özel hayatın ihlal edilmesine dair sarsıcı bir hikaye: Belediye Başkanına LİNÇ .Düşmanın görülmediği,çoğu zaman hiç ortaya çıkmadığı,izinin kolay kolay bulunmadığı bir yeni çağ savaşı. İstanbul’un önemli bir ilçesinin belediye başkanı,bir sabah uyanır telefon ve sosyal medya hesabında yüzlerce tehdit ve hakaret mesajları bulur.Yaşamı boyunca inşa ettiği tüm değerleri, bir anda kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Sanal dünyanın paralı askerleri onu bir gecede ülkenin gündemine oturtmuştu. Artık içine atıldığı bu dijital linç karşısında bir direnç savaşı verecektir. Kazanabilmesi mümkün müydü? Eğitimci, yazar Talip Emiroğlu’nun yeniden güncelleyerek yazdığı "Belediye Başkanına LİNÇ" romanını,...



