
Selman-ı Pak
Selman, benim ailemdendir... (Hz. Muhammed) O’nun hayatı hiç yazılmadı. Çünkü gücün, iktidarın ve statükonun asırlardır korktuğu bir isimdi... Selman, mistik bir derviş gibi tanıtıldı. Din dışı gelenekleri meşrulaştırmak için kullanıldı. Kimine göre bir molla, kimine göre sufi bir derviş, kimine göre büyük bir devrimci... İşte Selman’ın yasaklanan hikâyesi! Yoksulluğun ilahi kader görüldüğü o beldede, mal-mülk düşmanı bir kâfir olarak tanımladıkları Hz. Muhammed’in yol arkadaşı Selman, bir devrim manifestosudur... Aşk’ı kâinatın sırrınca, hakikat bahçelerinde salınmış bir zahit ve bir bağımsızlık savaşçısı... Statükonun, uşaklığın, idare-i maslahatçılığın ve sömürünün cahiliye karanlığında Selman, tüm oyunların bozucusudur... Selman-ı Farisi, bütün tarikatların, tasavvuf gruplarının ortak ...

Babamın Emaneti
Zaman herkesten eşit çalmıyor hayatı, kiminden az alıyor kiminden çok. Herkes aynı büyümüyor ve herkes aynı yaşlanmıyor bu yüzden...“Babamın Emaneti” sahici ve içtenlikli bir ilk roman.Sağlam bir iç hesaplaşma...Tarihçi olmak idealiyle üniversite okumuş ancak babasının ona emanet ettiği pastaneye sahip çıkabilmek için kendini geçmişe hapsetmiş genç bir adamın aşk, intikam, oyunbozanlık, hainlik ve korkuyla yüzleşmesi, onu hazır olmadığı yeni bir hayata sürüklüyor.Geniş bir karanlık, dipsiz bir yalnızlık içindedir Poyraz. Geçmiş ona sıkıcı, baskıcı ve boğucu gelse de güvenlidir, çünkü tanıdıktır. Oysa gelecek öyle değil.Bir gün, çalıştığı pastaneye müşteri olarak gelen Rüya, Poyraz’ı giderek geçmişinden uzaklaştırır. Mizacına yapışmış çocuksu iyiliğini gittikçe kaybettiğinin farkında bile o...

Doğumun Ruhu
Doğumuna sahip çık sevgili anne!Unuttuğun potansiyelini hatırla, çünkü milyonlarca yıllık genetik kodlarında doğumu nasıl yapacağın zaten mevcut. Sen daha doğarken doğurmayı biliyordun aslında...Şimdi sahip olduğun hamilelik, doğum ve annelik güdüsünü yeniden hatırlama zamanı...Her kadın doğumla birlikte kadınlığına anneliği de ekler. Bu kitap sizin doğum yolculuğunuza, bebeğinizin doğduğu bu yeni dünyaya kolay geçiş yapmasına yardımcı olmayı amaçlıyor. Hamilelik, doğum ve sonrasında bebeğinizle beraber deneyimleyeceğiniz emzirme, uyku, duyu gelişimi konularına da farkındalıkla geçmenizin yollarını sunuyor.Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Bölümü mezunu olan Ayşe Öner, kırk yılı aşkındır doğum hemşiresi... Hayatını annelere ve anne adaylarına adamış bir beyaz melek. Doğumun ve bebek bakman...

Sihirli Dokunuşlar
Sihirli Dokunuşlar kendinizi yeniden keşfetmenizi sağlayacak eşsiz bir çalışma. Alt başlık olarak sunulan “Gençlik Sırları” ve “Genç Kalma Formülleri” ise estetik ve güzellik konularının, dış dünyanızdan daha fazlası olduğunu size hatırlatacak bir sınıflandırma içeriyor.Kitap içinde sunulan ufak dokunuşlarla vücudunuzu tanıyacak, tanıdıkça da çözüme daha fazla yaklaşacaksınız. Dr. Yasemin Fatih Amato bu kitapla dermatoloji alanındaki son gelişmeleri aktarmaya çalışırken, “güzellik ve gençlik” konusunda aklınıza takılan en karmaşık konulardan en basitine doğru bir sıralama yapmaya çalıştı.“Yaşlanmayı Yavaşlatmanın 99 Yolu”, “Cevapları Merak Edilen 99 Soru” gibi ilginç bilgilerle, yanınızdan ayıramayacağınız bu kitapla günlük hayatın karmaşasında vereceğiniz küçük molalar daha keyifli hale g...

Gençler İçin Görgü ve Zarafet
Zarafet, görgü ve nezaket hayatı kolaylaştırmakla kalmaz, sosyal ilişkilerden kariyer yolculuğuna kadar yaşamın her alanında güç kazandırır, fark yaratır.Zarafet Akademi’nin kurucusu Gökhan Dumanlı’nın öğrenciler için kaleme aldığı Zarafet ve Görgü adlı kitabı, kendine güveni tam, başarılı, saygın, örnek gösterilen ve nezaket sahibi bireyler olmaları yolunda gençlere rehberlik edecek değerli bir kaynak.Görgü ve zarafetin içini dolduran öğeler sadece belli zamanlarda uygulanması gereken kurallar değil, sabah gözümüzü açtığımız andan gece uykuya çekildiğimiz saate kadar aile içinde, okulda, sokakta, başkalarının evlerinde, ortak kullanıma açık yerlerde, kısacası her an hayatımızın düzenine hâkimdir ve bütün alanları kapsar.Görgü ve zarafet kuralları kolay öğrenilebilir, rahatlıkla benimsener...

Aşk Buralara Nah Uğrar
Tanrı unutmuş bizi, yüzümüze bakmıyor. Acı kayıp ilanımızı yazan gazeteler kesekâğıdı. Morg soğuğu gözlerine bakarak; dudağının kenarına değmiş bir öpüşe, bir vedaya ağıttır bu. Karantinada duygularımız, ölsek de dilimizden “seviyorum” çıkmayacak.Çok susarsak dil unutur... Kalp değil.

Tüy Gibi Hafif
Bugüne kadar kendini geliştirmek için onlarca kitap okudun, yöntemler denedin, bilenlere sordun. Amacın yaşamın sırrına ulaşmak, daha keyifli ve mutlu olmaktı. Ama okudukça, denedikçe, sordukça kafan daha çok karıştı. Ben de senin geçtiğin yollardan geçtim, aynı süreçleri yaşadım, aynı kafa karışıklıkları arasında bunaldım.En sonunda herkesin söyleyip yazdıklarının ötesinde, daha güzel bir yaşama ulaşmanın yolunun şu iki sözden geçtiğini öğrendim:“Bırakmayı öğrenmek ve kabul etmek.”Senelerdir yaşadığın olaylardan sana kalanları biriktirip, senden neleri götürdüklerinin farkında olmadan sırtında taşıyorsun cancağızım. Pişmanlıklar, korkular, affedilmemişlikler, ötelenmişliklerin sis perdesi arasında yolunu bulmaya çalışıyorsun.Biliyorum herkes sana kendine eklediklerinle yüceleceğini öğrett...

Feto
Fethullah Gülen’in örgüt yapılanmasını belgelerle ve fotoğraflarla anlatan Nurettin Veren, örgütün kuruluşundan itibaren Fethullah Gülen’in baş imamları arasında yer almış ancak örgüte bağlılığında kusurlu bulunduğu için Gülen tarafından aforoz edilmiş eski bir örgüt üyesi...Gülen Hareketi’ni tüm çıplaklığıyla otopsi masasına yatıran Nurettin Veren, yıllarca kasalarda kilitli tutulmuş belgeleri ve fotoğrafları da gün yüzüne çıkarıyor.Sarsıcı, yıkıcı ve tedirgin edici pek çok bilgiyi cömertçe kaleme alan Nurettin Veren, iyi düşünülmüş, iyi hesaplanmış ve büyük bir soğukkanlılıkla hayata geçirilmiş FETÖ kuşatmasının stratejilerini ve şifrelerini de bir bir ortaya koyuyor.• Siyasilerden işadamlarına, sanatçılardan futbolculara kadar kimler bu yapılanmanın palazlanmasında rol oynadı?• Kimlere ...

Noktasızdır Sevmek
Sevinçlerim, hüzünlerim, umutlarım, korkularım, yalnız kalınca dertleştiğim yalnızlıklarım var benim...Kimsenin bilmediği gözyaşlarım, kimsenin şahit olmadığı vazgeçişlerim, herkes üzerime geldikçe sığındığım hayallerim, kendi kendime yenildiğim savaşlarım var benim.Defolup gitmek istediğim gerçekler, aklımı kemiren düşünceler, hesabını tutmadığım yıkılışlarım var benim.Olmayışlara saydırdığım küfürlerim, olmuşlara sevinemediğim öfkelerim, yarınlara intikam besleyen dünlerim var benim.Suskunluklarım, canımı yakan kırgınlıklarım ve bir karış toprağa gömemediğim vedalarım var benim...

Boğaz'ın Dört Muhafızı
İstanbul Boğazı... İçinden deniz geçen şehrin hikâyesi bu medeniyetin bağrında saklı sanki... Ahmet Hamdi Tanpınar’a göre, şehr-i İstanbul’un kıyafetidir Boğaz: “Onun kendisine seçtiği elbiseyebürünürler. Bu bazen bir musikinin sırmadanhilatı olur, bazen sadece mehtabın sarı gülleridir, bazen yaşayangünün dilde ve damakta dolaşan lezzeti veya dört bir taraftan semt ve mahalle adlarının hayalimize birbiri ardınca sunduğuhatıralardır.”Geleneğe göre, Boğaz’ın dört manevi bekçisi vardır: Üsküdar’da Aziz Mahmud Hüdayi, Beşiktaş’ta Yahya Efendi, Beykoz’da Yuşa Aleyhisselam ve Rumeli Kavağı’nda Telli Baba. Bu dört ulu insan, bugün bile konuşmaya devam ediyorlar. O yüzden bizden çok zaman evvel yaşamış bu kişilerin hayatlarına kendi dünyamızdan kulak kabarttığımızda, bir rayiha serinliğindeki hika...

Dokuz Oda Cinayetleri
Edebiyat ayrıntılardan oluşur, kimsenin görmediği parçaları kağıda döken kişidir yazar. Seçtiği ayrıntılarla kurduğu dünya o yazarın evrenini oluşturur. Bu hakikat, polisiye roman da çok daha fazla geçerlidir. Çünkü yazar, hakikati gizlemek zorundadır. O nedenle kadınların her zaman iyi polisiye romanlar yazacağını düşünmüşümdür. Ayrıntı okuma yeteneklerinin erkeklere göre daha gelişmiş olduğundan. Ayşe Erbulak bu düşüncemi doğrulayan polisiye yazarlarımızdan."Hafiye Karılar" başlığı altında çıkan "Çok Şekerli Ölüm", "Limoni Ölüm" ve "Ödüllü Ölüm” adlı eserleri buna iyi birer örnek oluşturuyor. Elinizdeki “Dokuz Oda Cinayetleri” de ayrıntılardan yola çıkarak kurulmuş eğlenceli bir polisiye roman. Polisiye meraklılarına farklı ve keyifli okumalar vaat ediyor.Deneyin seveceksiniz…- Ahmet Ümi...

Yarım Kalan
Mucizeler mi? İşte onlar he ansızın gelirler.İnsanı en son umutları terk eder...Şöyle bir bakarsın hayatına ve tam da bitti dediğin anda, her şey yeniden başlayıverir. İçinin karanlık dehlizlerinde yıllarca kapalı tuttuğun gün ışığı, birdenbire yeniden parlamaya başlar. Ufacık bir kıvılcım, mini minnacık bir ateş, bütün umutlarını tekrar yeşertmeye yetiverir. Sonra bütün gayretinle sarılırsın hayata... Kendine yeni uğraşılar bulursun, yeni sevmeler edinir ve oyunun kurallarını değiştirirsin. İşine dört elle sarılırsın mesela... Sonra aniden istediklerinin, gerçekten istediğin şey olmadığını fark edersin, doyuverirsin her şeye, denediğin bütün yollar bu kez sana huzursuzluk vermeye başlar. Pencerende bir boşluk açılır. Uğraşıların, sevmelerin, zevklerin, ilgi alanların ve değiştirmeye çalış...

Kafdağı'nın Pusulası
İnsan olmanın yol haritası...Kendi içine yapılan yolculuktur ancak gerçek yolculuk.Gerçeğe yapılan yolculuktur gerçek yolculuk...Ne Zümrüdüanka olmayı göze almadan mutlu olabiliriz ne de benliğimizi esir alan yanlarımızı fark etmeden başarıya ulaşabiliriz. Şimdi her birimiz için gökyüzünde süzülme zamanı. Yeter ki bunu isteyelim ve o ilk kanadı çırpacak azmi ve cesareti kendimizde bulabilelim. İnsanın kanatları gayretidir.

Başucu Yalnızlığım
Sizi kusurlarınızla kabul eden adamları sevin. Her şeyden çok saçlarınızı taramaktan huzur alan adamlarısevin. Size küçük bir çocuğun masumiyetiyle bakabilen adamları sevin.Üzerinize sinen kokusuyla dahi size sıcaklığı hissettirebilen adamları sevin. Gelişiyle geçmişinizdeki yaraları kapatıp acılarınızı unutturabilecek kadar güçlü adamları sevin.Avuç içlerinizden öptüğünde ruhunuza sahip olabilen adamları sevin. Rimeliniz gözyaşlarınıza bulaşıpyüzünüzü mahvedenleri değil. Daima gülüşüyle güven verebilen adamları sevin.anından ayrıldığınız an üşüyen adamları sevin.Siz iyisi mi, birlikte doğmamış çocuklarınızın hayalini kurmaya korkmadığınız adamları sevin.

Elveda Vatanım
Ergun Hiçyılmaz, Elveda Vatanım - Elveda Esir Kampları'nda, savaşlarda esir düşen askerlerin esir kamplarındaki hayatlarını okurlara aktarıyor. Özellikle Birinci Cihan Harbi'nde esir düşen Osmanlı askerlerinin Sibirya’dan çöllere, Hindistan’dan Birmanya’ya, Burma’dan Guyan’a kadar uzanan tarifi imkânsız hayatlarını, esaretin yaşattıklarını, hatıralara ve belgelere dayanarak anlatıyor.Yabancı dil ve sanat kursları, futbol karşılaşmaları, açlık, hastalık, sefalet, işkence, ihanet ve infazlar... Esir kamplarında hayatta kalmak için direnen ve umudunu yitirmeyen askerler ve orada sönen hayatlar...“Esir düşmüştüm artık, Allah’ım, ya Rabbim acı bizlere... Şimdi bir esirdim ve hürriyetim bitmişti. Ağlamak, yine ağlamak geliyordu içimden, ama ne fayda! Sanki ne vardı kurşunlayıp öldürselerdi, her ...

İki Veda Bir Aşk
Önce bir melodi çarpar kulaklarına. Daha bir tek sözünü bile duymadan takılır kalırsın şarkıya. “Beni anlatıyor” dersin, şarkı değil acı çarpmıştır aslında kulaklarına. Soğuk yanığıdır, yalnızlığın nefesinden sana üflenen. İlk kelimesinde başlar sancın. “Sen” der, senin ağzından. Kendine ait her şeyini yüklediğin, ona doğru giden ilk kelimeyle başlar şarkın.Sadece bir şarkı yaklaştırır bazen iki ayrı ruhu birbirine. Gözlerde yanan alev olur şarkıyla çağrılan her duygu ve bazen hiç tanımadığın başka bir gözde aynı alevi gördüğünde başlar sevdan...Öykü ve Kemal’in aşk ile ölüm arasındaki ince çizgide seyreden tutku dolu, sıra dışı yolculuğunda bazen kaybolacak bazen de aslınızı bulacaksınız...

Aşka Deva
Sana aşığım sanıyordum.Aşk diye bir şey yokmuş meğer!Ben içimde sevgi büyütmüşüm. Sen de o sırada karşıma çıkmışsın, seni çok sevmişim. Sana bağlanmışım. Sense sevgimi alıp benimle birlikte harcamışsın.Geri ver desem veremezsin. Harcadığın sevgim kadar sevemezsin.“Aşka Deva” en mutlu aşkın bile içinde barındırdığı, aslında tutkuyla bağlı olduğumuzu hiçbir zaman kendimize itiraf edemediğimiz o keşif duygunun romanı: Hüznün...

Aşk Neredesin
Peki ben aşkı ne zaman bulurum?Bu yıl evlenecek miyim?Önümüzdeki dönemlerde aşk hayatımda ne gibi gelişmeler olacak?Gönül meselelerinde beni neler bekliyor?Aşk ve ilişkiler açısından şanslı dönemlerim ne zaman?Bunlar sizin sorularınızsa, bu kitap da sizin kitabınız.Astrolojiyle ilgileniyor ve romantik hayatınızda neler yaşayabileceğinizi merak ediyorsanız, “Aşk Neredesin” size bu soruların cevaplarını vermek için hazırlandı.Bu kitap, aşk şansınızın arttığı, yeni bir ilişkiye kapınızı açacağınız veya evliliğe doğru yürüyeceğiniz tüm dönemleri görmeniz, astrolojiden yararlanarak aşk hayatınızı şekillendirmeniz için bir rehberdir. Açın kapağı ve sizi bekleyen gelişmeleri tek tek ortaya çıkartmaya başlayın; aşk beklemez...

Erkek Dublajı
Zincirleme tesadüflerin bileşkesidir ömür. Hepimiz farkında olmadan başkalarının hayatını evlat edinmiş, başkalarının acılarını yaşıyor olabiliriz. Hepimiz kendi hikayelerimizin içinde başka insanların hikayelerini saklıyor da olabiliriz. Bazen bir film karesi, bazen bir kitapta geçen tek bir cümle ya da etrafımızdaki insanlardan herhangi birinin ağzından çıkan bir söz özetleyebilir bütün yaşamımızı. Sanki o an bizim hayatımızı seslendiriyordur o film, o kitap ya da o kişi.Dünya birbirinin kopyası kaderler üzerine kurulu bir düzene göre işlemektedir. Bizler benzer mutluluklara dahil oluruz, benzer acılara maruz kalırız. Kadınlar ya da erkekler... Cesaretin ve acının cinsiyeti yoktur. Adem ve Havva'dan bu yana, erkekler; bazen kadınların söylemeye cesaret edemediklerini söylerler açıkça, ye...

Şimdi Buradayım
“Mutluluğumuzu artırabilecek yöntemler ve uygulamalarla dolu esaslı bir farkındalık rehberi.”- Arianna Huffington“Şimdi, Buradayım” içdünyanızı artan bir merakla keşfetmeniz, günlük hayatınızda farkındalık anları bulmanız, yol boyunca da yaratıcı yönünüzü keşfetmeniz için size ilham verecektir.“Şimdi, Buradayım” gözlem, araştırma ve geliştirme yetilerinize meydan okutacak alıştırmaları sayesinde, algı, duygu ve düşüncelerinize yeni bir farkındalık kazandıracaktır. Dünyaca tanınmış farkındalık hocası Tara Brack rehberliğindeki “Şimdi, Buradayım” ses kaydıyla meditasyon yapın.Bulgularınızı kaydetmek ve içgörünüzü yansıtmak için alan notlarını kullanın.

Bu Havalarda Dönme Bana
İlk göz ağrısı ayrıdır elbette.İlk acı kıymetlidir.Tanırsın, alışırsın, öğrenirsin.Asıl son göz ağrın başkadır.Bildiğin bir şeyi defalarca yaşıyor olmak yorar.Mutlu da eder aslında.Hâlâ bu kadar üzülüyor olduğuna sevinirsin."Hâlâ sevebiliyormuşum meğer" dersin.Yeri başkadır.Büyürsün, unutmazsın.İlk göz ağrını anarken gülümsersin de son göz ağrına gülümserken gözlerin dolar.

Ya Da Biz Masal Olsak
Dünyanın en şanslı kadını; hayatında, tıpkı hayran olduğu babasına benzeyen bir adam olan kadındır. Ve dünyanın en şanslı bir diğer kadını; olmayan babasının yerine koyabileceği kadar güvendiği ve sevildiği bir adama sahip olan kadındır.Ben ikinci şanslı gruptandım.Ve bir gün evlenirsem; kızının saçlarını okşarken ona kendi uydurduğu masalları anlatabileceğine emin olduğum bir adamla evlenmeye kararlıydım.Çünkü masalsız ve babasız büyümek çok zor...

Tadilat Günleri
Satmayan kitaplar yazıyor, izlenmeyen filmler izliyor, dinlenmeyen şarkılar dinliyorum ve değmeyen kadınlar seviyorum. Bu da benim kumarbaz doyumum...

A'dan Z'ye Saç
Başımıza Gelecek En Güzel Şey: SaçlarımızModernleşen insan, yaşadığı şehre fark etmeden hapsolurken, görünen sağlık sorunları kadar görünmeyenlerle de baş etmek zorunda kalıyor. Ruhsal sorunlar, vücudumuzun görünen kısımlarında deformelere neden oluyor. Saç kayıplarına bakıldığında şehir yaşamı, stres ve genetik faktörlerin başı çeken nedenler olduğunu görüyoruz. Dermatoloji Uzmanı Dr. Yasemin Fatih Amato, pratik yaşamda hastalarından gelen şikâyetleri ve gelişen yenilikleri harmanlayarak başat konusu “saç” olan bu kitabı elinden geldiğince gündelik dilin argümanlarını yansıtarak yazdı. Önemsiz gibi görünen saç sorunlarını öncelikle anlamaya, yaşanabilecek sorunları öngörmeye ve önlemler almaya yönelik çözümler sundu. A’dan Z’ye saçımızın oluşumundan kaybına kadar geçen süreçleri ayrıntıla...