
Haddimden Bildiriyorum
Hoşçakal İnanmışlığım... Seni De Hiç EttilerÖnsözü hiç yazılmamış ikinci el kitapların paragraflarından geldim. Kusuruma bakma çok el değdi, çok okundum, çok yorgunum. Hüzün sofralarının en aç karnıydım, bir türlü doyamadım. Yine de öpeceksen hüznümden öp beni. Bir pencere gökyüzü sür yüzüme, kuş kanatlarında sağanak yağmur sakla, gülüşünle ov sızılarımı... Sana görülmemiş rüyalar adadım.Aşk Buralara Nah Uğrar’ın yazarından...

Çığlık
Çocuklar istismar edilirken susan suç ortağıdır.Şehirde sessiz bir çığlık yükseliyordu...Çığlık şehrin karanlıklarından sokaklarına taşmıştı...Görüyorlar ama duymazlıktan geliyorlardı...Ben o çığlığı duydum...Küçük bedenlerin büyük çığlığına koştum...Bu kitap Karaman Ensar Vakfı ve KAİMDER yurtlarında yaşanan çocuklara tecavüz davasının perde arkasını anlatıyor. Okurken tüyleriniz ürperecek ve Türkiye’de şimdiye dek yaşanmış en korkunç kötülükle yüzleşeceksiniz.Kitap bittiğinde herkes şu soruyu soracak: “Çocuklara gözümüzün önünde tecavüz edilirken ben ne yaptım?”Karaman yarım bırakılmış bir davadır.Karaman’da hâlâ sessiz bir çığlık yükseliyor.Ensar ve KAİMDER’den şikâyetçi olan aileler var...Duyun bu çığlığı!

Moba
En sevdiğin oyunun Şampiyon’larıyla sokakta karşılaşsan ne yapardın?Peki, onların arasına girsen hangi yetenekleri seçerdin?Üç koridor, bir orman ve iki üs arasındaki ölümüne bir savaşta takım olmayı başarabilir miydin?Onlar başardılar!Dünya Şampiyonu değil, Dünya’nın Şampiyon’ları oldular!Unutma, sıradaki sen olabilirsin!...

Hayatımın Öküzü
Bir hatayı sevmek de doğru sayılabilir…Parçalanmış ailesinin trajedisini dinmek bilmeyen neşesiyle ve inatçı mücadeleciliğiyle onarmaya çalışan genç bir kızın, aşkla, dostlukla ve unutmaya çalıştıklarıyla yaşadığı nefes kesici imtihanı…“1905’ten” adıyla Wattpad camiasının 5 milyon 300 bin kez okunan fenomen yazarlarından 16 yaşındaki Deniz Özkurt’un ilk romanı Hayatımın Öküzü geçmişinden kaçarken geleceğinin kaosunda savrulan Defne’nin sarsıcı, duygulu ve şaşırtıcı öyküsünü zengin bir kurguyla anlatıyor.Geçmişinin izlerini silebilmek ve kendisine yeni bir gelecek yazabilmek için küçücük yaşına rağmen İzmir’e doğru yola çıkan ve burada başladığı okulunda kendisine yeni bir geçmiş yazmaya başlayan Defne’nin büyürken yaşadığı sancılar, sakladığı sırlar ve göze aldığı büyük aşk duvara karşı yü...

Anormal Kitap
“Hekimler veya şifa verenler, sadece rehberlik edebilir. İyileşmeyi sağlayacak olan kişi hastanın kendisidir.”Tıp bilimi ve spiritüalite…Birbirinden çok uzakta iki alan…Bu iki uç alanı kendi içinde harmanlayıp, hayatını bu sentezin eşliğinde yaşamayı başarabilen anormal bir doktorun kendi içsel yolculuğu, sağlık ve kişisel gelişim hakkındaki samimi paylaşımları…Bu yazılarda hastalıklar, iyileşme ve kişisel dönüşüm hakkında birçok ipucu yakalayacaksınız.

Kramponlu Filozoflar
Yeşil sahaların efsane futbolcularından bilgece sözler, muzip laflar ve benzersiz önermeler...

Yalnızlar Rıhtımı
Erkin Koray, Barış Manço, Cem Karaca, Fikret Kızılok, Edip Akbayram, Moğollar ve daha niceleri… Rock tarihimizin ustalarının yanı sıra, yakın geçmişte iz bırakmış isimler ve alternatif yeni dalga müzik akımının öncü örnekleri... Berk Kuruçay ve Emirhan Perker, rock müziğin mütevazi krokisini çıkarırken bu müziğe ruhunu veren Kadıköy-Taksim; Ankara-Eskişehir hattı dışındaki mekanlarda da okuru hareketli bir yolculuğa çıkarıyor.

Külhan
Temizlik, kişisel ve sıradan bir fiil banyolarımızda. Bir zamanlar bu arınmayı toplu ve neşeli bir ayine dönüştürerek kutladığımız hamamlarımız vardı. Kadınlar için özgürlüğü ve pür neşeyi saklayan kurnaları, erkekler için cemiyeti koruyan külhanları vardı. Bayrama gider gibi gidilen bu hamamlardan gelinler de çıktı, paşalar da; düğünler de çıktı isyanlar da. Gülabdanlar, rastıklar, peştamallar, nalınlar en incesinden; fıskiyeler, çeşmeler, soğukluklar, çubuklar en dokunaklısından bir mazide süslü, zarif, neşeli kaldı. Kahkahalar, kavgalar kubbeleri çınlattı, sedası bu satırlara düşüldü.Külhanbeyi ismine de kaynaklık eden 'külhan', hamamları ısıtan geniş ocağa verilen isim. Kitap ise kuralları ve kaideleriyle, adabı ve usulleriyle eski İstanbul hamamlarına dair hem bir mekan okuması, hem d...

Deli Gözel - Bir Yadigar Ejder Kitabı
Gerçek adıYadigarEjder değildi.Taksim-Gezi Parkı'nda donarak ölmedi.Bir çok kimse onun durumuna düşmedi, çünkü kimse sinemayı onun kadar sevmedi.Bu kitap, sinemamızın en renkli karakter oyuncularındanYadigarEjder'in hiç bilinmeyen hayat hikayesini anlatırken, karakter oyuncularının sinemamızdaki yeri ile ilgili çarpıcı gerçekleri ortaya çıkarıyor. Hayatını sinemaya ve sinemamızın kıymeti bilinmemiş isimlerini onurlandırmaya adayan yönetmen Erhan Tuncer,YadigârEjder’in doğumundan vefatına, hayatının tüm detaylarını önümüze seriyor.

Tarihin Yazmadığı Kadınlar
Erkeklerin yazdığı tarihi, toplumsal cinsiyet rollerini bozan kadınlar; isyancılar, korsanlar, suç imparatorları, devrimciler, maceracılar, seri katiller, savaşçılar, casuslar... Cesaretleri, uluslarının kaderine yön veren kahramanlardan bağımsızlık yolunda kitleleri peşinden sürükleyen devrimci halk savaşçılarına; yer altı dünyasına adını altın harflerle yazdıran uyuşturucu baroneslerinden seri katillere, tarihin yazmadığı kadınların hikayeleri...

Likya - Işıklı Aşklar Ülkesi
“Levent Veziroğlu, muazzam bir tasvir yeteneği ve muazzam bir Türkçeyle, Anadolu anlayışlarını dilsel, dinsel, etnik unsurlar ve doğa çelişkileri üzerinden anlatıyor.”- Nebil ÖzgentürkPhaselis’ten başlayıp Knidos’a kadar uzanan coğrafyada, neredeyse her bir taşın hikâyesini öğrenmeye adamıştım ömrümü. Bilemediğim hikâyeleri de kendim yazarım demiştim. Ama hikâyeler, dinleyenlere, anlayanlar oldukça anlam ifade ederler. Çünkü aslında her hikâye, bazen tek bir dinleyiciye yazılmıştır.Anlatıcı kendi hikâyesinin peşine düştüğünde, yolu kırıklarla, yasaklarla, ikramlarla, acılarla ve dalgalarla dolu başka hikâyelerle kesişiyor. Dinleyici, onun tüm yolculuğu boyunca her inişte ve yokuşta, vuslatın aşkın katili olduğuna; aşkı, arzunun ve acının ayakta tuttuğuna inanıyor.

Üvey Kırmızı
Boş ver birilerinin sana inanıp inanmamasını... Sarıl içindeki masum çocuğa, dikil her düşüşte tekrar ayağa... Olmadı mı? Hadi bu kez daha bir inanarak... Bir daha! İnsanız... Tabii ki sınavlarımız olacak, tabii ki hayatımız da hasarlar alacak... Bize düşen inancımızı tampon yapmak kanayanlara... Unutma... Sen kabuğunu aralamazsan kalıcı değildir hiçbir yara... Şimdi sıra sende. İnan kendine! Öyle lafla değil... Sabırla, inatla inan... Sonra dur ve bak geçmişe... Gülümse. Tüm sana inanmayanların gözüne başarını sokarak GÜLÜMSE! Affetmek mi? Çok tanrısal duygular bunlar...

Türkün Vatanla İmtihanı
Bölünme anayasasına neden karşıyım? Milliyetçilerin tavrı ne olacak? Devlet Bahçeli başkanlık sistemini neden destekliyor? Ekonomik kriz ekonomik çöküşe mi gebe? KKTC tasfiye mi edilecek? Sermaye neden yurtdışına kaçıyor? Türkiye eyaletlere mi ayrılacak? Milyonlarca Suriyeliye vatandaşlık verildiğinde ne olacak? Planlanan şey kontrollü kaos mu? FETÖ’nün bahar planı nedir? Kimler evet, kimler hayır diyor? İki partili sistemde MHP’nin geleceği ne olacak? Referandumda evet çıkarsa ne olur, hayır çıkarsa ne olur? Erdoğan aslında başkanlığı neden istiyor? Referandum sonrası Türkiye’yi bekleyen uluslararası gelişmeler nedir? 15 Temmuz’un karanlık saatleri nelerdir? Terör örgütleri neyi bekliyor?

Sana Hep Benden Söz Edecekler
Her yara nasıl iz bırakıyorsa vücudumuzda, her aşk da böyle iz bırakıyor her birimizin kalbinde. Kimisi öyle derin açıyor ki o yarayı, kapanması yılları alıyor. Kimiyse dokunup çekiliyor sadece merak ettiği için. Biz o izleri saklamaya çalışırken başkası buluyor orayı. Tam burası diyor, işte tam buradan acıtmışlar senin canını. Sen ne kadar kapatmaya çalışsan da görüyorlar orayı. Boş verin görsünler, görsünler ki anlasınlar. İşte bizi biz yapan bu yaralar.

Çevrimiçi Yalnızlık
Son görülme "dün" İyiyim merak etme, sadece özlüyorum ara sıra. Olur da gelmek istersin ama çekinirsin falan. Aklında bulunsun çekinmeye hiç gerek yok. Ben aynı benim. Araman yeterli. Sonuçta teknoloji gelişti. Böyle bir devirde nasıl birbirimizden habersiz kalabiliriz ki? Az önce Whatsapp profil resmine baktım. Çok güzeldin. Bir de son görülmende "dün" yazıyordu. Telaşlandım, başına bir şey mi geldi acaba? Tam yazacakken çevrimiçi oldun bir an bütün paniğim geçti. Sonra "Seni özledim" yazmak geldi içimden ama yazamadım. Aklında bulunsun. Özlersen bir ipucu vermen yeter. Gerisini ben hallederim. Belki bir gün beni özler ve eksilirsin. Sakın çekinme, slm, mrb, nbr yaz gerisi bende!

Evsiz
Herkesin alıp başını gitmek istediği bugünlerde soruyoruz:Sürekli yolda olmak nasıl bir his? Kimler bu göçebeler? Neden rahat hayatlarını bırakıp yollara düştüler? Gezmek için parayı nereden buluyorlar? Ve en önemlisi onlar için hayatın anlamı ne?Bu kitapta yıllardır yeri yurdu ya da bir işi olmadan gezen göçebeler bütün bu sorulara cevap veriyorlar. Onlar modern çağ kâşifleri, hiçbir bağları olmayan avareler.Onlar için özgürlük ve kendi hayatlarını yaşayabilmek her şeyden daha önemli. Onlar Büyük İskender’in, Jean-Jacques Rousseau’nun ve George Orwell’in ayak izlerini takip ediyor, hayata tıpkı onlar gibi bakıyorlar.Basit ve güzel bir hayat mümkün. İşte EVSİZ’in kahramanları çağlar öncesinden kalan bu sadeliğe yeniden nasıl kavuştuklarını anlatıyorlar. Bu kitabı okurken siz de ev, ulus, ö...

Kadının Altın Çağı
Kırk yıldır tıbbi seksoloji ile uğraşan Dr. Akif Poroy bu çalışmayla kırklı yaşlardaki kadınlara daha mutlu olabilmeleri için bazı öneriler sunarken, bu yaş grubunda yaşanan kimi sorunların üstesinden gelinebilmesi için bazı hatalarla yüzleşilmesini sağlıyor.Orta yaş kadınının cinselliğe bakışı, eşi ile olan iletişim tarzı, sorun çözme yetisi ve hepsinden önce “farkındalık” bilincinin çok akıcı bir dille anlatıldığı Kadının Altın Çağı’nda kırklı yaşlarda geçmiş-gelecek algısı ve alışkanlıkları ile bu dönemde çağdaş yaşama uyum, aşka bakış, cinsel yaşamdaki mutluluğa giden yolda karşılaşılan sorunlar tespit edilerek çözümleri açık bir şekilde sunuluyor.Kadını bu altın çağında daha iyi anlayabilmek için erkekler de kesinlikle bu kitabı okumalılar. Dr. Akif Poroy’un bu çalışması tüm kadınlar,...