
Mesih
İster Suriye’ye ve Irak’a yönelik hareketlilik olsun ister Büyük Ortadoğu Projesi ve Trump’ın en son mega projesi dediği yeni Ortadoğu planı… Bunların hepsinin ortak bir noktası vardı: TEOLOJİ. Yani, insanların inandıkları dini değerler ve bu değerler üzerinden çizdikleri politik yol haritası. Kitabı yazdığımız dönemde olmaz dediğimiz her şeyin neredeyse kitap yazılırken hayata geçmiş olması bizi gerçekten endişeye sevk etti. Her satırında, her cümlesinde, hatta her kelimesinde içimizden gelen tek söz "bu kİtap bİzİ yanıltsın" oldu. BU KİTAP SİZE KIYAMETİN KAPISININ NASIL AÇILACAĞINI ANLATMAYI VAAT EDİYOR. "Sizin inandığınız şey fark etmez. Eğer onlar buna inanıyorsa, bu sizi de etkileyecektir." William Cooper "Maşiah hâlâ gelmedi. O halde gelişini hızlandırmak için bir şey yapın." Menache...

Usta'nın Göremediği Siyasi Tuzak
"Bu coğrafyada tesadüfen bir şey olmaz, hiçbir şey de gizli kalmaz." Bugün görüyoruz işte Barzani döndü dolaştı Suriye’ye geldi. Suriye döndü dolaştı Türk Ordusu’na geldi. Birbirini tetikleyen ve zincirleme giden karanlık bir süreç bu. Peki yarın ne olacak? Göreceksiniz, iş önce Türk Ordusu’na kurulan kumpasa, ardından 17/25’e, derken 15 Temmuz’un perde arkasındakilere gelecek. Ve Türk Milleti aradığı huzur ve güveni asıl bu düğümün çözülmesiyle bulacak... Ben bu ömrü boşa yaşamadım, bu kitabı da boşa yazmadım. Siyaset için hesaplaşma, yargı önünde kanıt, gençlerimize bir rehber, perde çekilmiş gözlerimize ışık olsun diye yazdım. Az sonra okuyacağınız bu kitap sizi dehşete düşürebilir, "Aldatıldık!" diyerek öfkelenebilirsiniz... Her bir satırını okurken "Ne olacak şimdi?" deyip endişe de d...

Satılık Müttefik
1962 yılında ABD, Sovyetler Birliği ve Küba arasında bir füze krizi yaşandı. Üçüncü Dünya Savaşı kapıdaydı adeta. Üstelik bu büyük tehlikenin tam ortasında yer alan bir ülke daha vardı: Türkiye... Füze krizi aslında Türkiye ve Küba’da bulunan nükleer füzeler yüzünden patlak vermişti. Türkiye hakkında konuşan pek yoktu. Ne var ki kapalı kapılar ardında konu edilen gizli bir pazarlık söz konusuydu. 1962’den beri Küba kriziyle ilgili pek çok kitap yazıldı, sayısız panel ve tartışmalar düzenlendi. Başaktörler ABD Başkanı John F. Kennedy ve Sovyetler Birliği lideri Nikita Hruşçev’in sergilediği "hünerler" gözler önüne serildi hep. Ancak krizin diğer iki önemli oyuncusu Türkiye ve Küba, göz ardı edildi. Amerika’nın "dost müttefik" ilan ettiği Türkiye, nasıl oldu da "satılık müttefik" oluverdi? G...

Darbenin Kayıp Saatleri
15 Temmuz’u tek başına bir darbe girişimi olarak mı alacağız yoksa geniş fotoğrafa mı yerleştireceğiz? Bunu hiç düşündünüz mü? Yıllardır Büyük Ortadoğu Projesi’nin tehlikelerine dikkat çekenlerin 15 Temmuz’u bir grubun basit bir darbe girişimi olarak görmesi mümkün mü? Dibimizde bir kaos yaşanırken, içimizde terör örgütleri pusudayken 15 Temmuz’u bunlardan bağımsız ele alamayız. Büyük bir yapbozun parçasını yaşadık o gece. Buradaki şablonu ve amacı anlayamaz, öğrenemezsek karşımızdaki gücün olası diğer hamlelerinde başarısız olabilir, tökezleyebiliriz. Biz bu kitapta size sözünü ettiğimiz yapbozun küçük bir parçasını değil, bütün şablonu okuyabileceğiniz önemli verileri aktarmaya çalıştık. Çünkü 15 Temmuz gecesi kripto bir suç örgütü tarafından bireylere yönelik değil Türk milletine karşı ...

Erbakan
Aslında Türkiye’de iki tane Meclis var. Birisi bu Meclis, biz avam meclisiyiz. Paryalar meclisi. Bir de bize hiç sorulmadan yürütülen işlerin meclisi var. O da lortlar kamarası, rantiyecilerin meclisi. Bu bütçenin dörtte üçü bu Meclis’e gelmiyor. Nedir bu? Borç ve faiz. Kim karışıyor buna? Bunu rantiyeciler kontrol ediyor. Bizim kontrolümüzden çıkarılıyor. Onların kendi meclisleri var. Hepiniz bunu biliyorsunuz. O meclislerde Hükümet bu ay şu kadar faizle şu kadar borç alsın diye onlar karar veriyor ve o kadar da borç alınıyor. Bu devlet böyle yönetiliyor. Bu gerçekleri birbirimizden gizlemeyelim. İşte biz gerçek demokrasi istiyoruz. Bunlara bu Meclis, bu Hükümet karar vermeli... Herhangi bir kimse, Malazgirt’te inanışının şahlanışını yaşamadan, Kosova’da, Niğbolu’da bir kılıç olup parlama...

Yenilenen Dünya Eskimeyen Türkiye
Dünyayı finans-kapital mi yönetiyor? Para sahiplerinin amacı ne? Jeopolitik geri gelirken devletlerin konumu ne? Dünya düzeni yenileniyor mu? 2019 kriz yılı mı? ABD hegemonyası bitiyor mu? Asya çağı ne demek, Çin dünyanın yeni lideri mi? Tek kutupluluk yerini çok kutupluluğa mı bırakıyor? Neoliberalizm ve küreselleşme neden tıkandı? Trump nasıl seçildi? Küreselcilerle ulusalcılar neden kapışıyor? Korumacılık yeni norm mu oluyor? Brexit AB’nin çöküşü mü demek? Dijital devirde dünya nereye gidiyor? Türkiye dünyadaki değişimin neresinde? Neoliberalizm Türkiye’ye uygun mu? Ekonomik krizler kaderimiz mi? Krizlerden çıkışın çözümü politik mi? Doğu

Bu Delileri Bir Araya Getirmeyecektiniz
Ülkemizdeki ve bölgemizdeki gelişmelerin büyüttüğü adeta devlet yapılanmasına bürünen bir terör örgütü, Güneydoğu topraklarını kopartmak için son hamlesini yaptı. Şehir merkezleri cehenneme dönerken, 500’e yakın şehit verdiğimiz bir mücadelenin içinde bulduk kendimizi. Terör örgütü hiç bilinmeyen yöntemlerle saldırıyor, güvenlik güçlerimiz bu saldırılara karşılık veriyordu. Örgüt silahları nereden getirmişti? Saldırı taktikleri neydi? Arkasındaki güçler hangileriydi? Kitabımızda bu sorulara yanıt aradık. Ancak bu kitabı yazdıran, mücadelenin kahramanları oldu. Onları sadece şahadet mertebesine ulaştıklarında televizyonda geçen altyazılardan tanıdık. Oysa orada vatan vardı. Orada aşklar, sevinçler, hüzünler vardı. Orada Seyit Onbaşı, Kambur Kerim, Bedir’in aslanları, Ulubatlı Hasan, Attila,...

Oyun Teorisi
Öyle bir oyun düşünün ki bütün oyuncular aynı ekipten. Yani siz, kendi ekibinizden birine karşı oynuyorsunuz. Muhteşem bir kriptolojik kurgu! Rakibiniz aslında sizinle aynı amaçlara hizmet eden biri oluyor. Siz ve rakibiniz (!) sizin için hangi strateji en büyük getiriyi sağlıyorsa onu tercih ediyorsunuz. Siz açıktan yapıyorsunuz, o ise gizliden gizliye yapıyor. Size karşı oynuyormuş gibi gözükerek size hizmet ediyor. Burada guguk kuşu, rakibinizin bizzat kendisi olmuş oluyor. Bir kripto. Çok çeşitli sahalarda bunun uygulamalarını görmek mümkündür. Örneğin kendi elemanınızı, rakip bir kuruluşun önemli bir yöneticisi yapmayı başarmanız gibi bir şey! Bugün bize karşı kurgulanan bütün oyunları tek tek çözümlemeye başladığımızda, aslında hepsinin anasının bir dünya hâkimiyeti oyunu veya kurgus...

İçimde Kalmasın - Tanıklığımdır
Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde başdanışmanlığını yapan Ahmet Sever’in 2015 yılında yayımlanan Abdullah Gül ile 12 Yıl kitabı kamuoyunda büyük yankı uyandırmış ve aylarca süren tartışmalara neden olmuştu. Sever bu kitabında bir yandan özellikle iktidar saflarından gelen tepki, eleştiri ve saldırılara cevap verirken, diğer yandan "aile içi sır" olarak saklanan bazı gerçeklere ışık tutuyor. İyi başlayan bir yolculuğun nasıl bir çıkmaz sokağa girdiğini çarpıcı örneklerle anlatırken ülkenin son yıllarda uluslararası arenada içine düştüğü açmazları da gözler önüne seriyor. İktidarın açmazlarından bazı satırbaşları: • "Gül ve Davutoğlu’nu FETÖ’cülükle suçlar, hapse atarız" diyen üst düzey AKP’li kim? • Erdoğan kimlerle ilgili Sadullah Ergin’e "Yargın...

İbrahim İn Çocukları
Bugün dünyadaki hiçbir ülke hoşgörüsüzlükten muaf değil. İsrail, Filistin, Kuzey İrlanda, Sudan, Balkanlar, Pakistan, Hindistan, Sri Lanka, Kafkaslar dini inanış farklılıkları yüzünden kasıp kavrulan coğrafi bölgelerden sadece bazıları. Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar kendi inanç ve iman şekillerine sadık kalırken diğer dinlere karşı özgürlük, hoşgörü ve saygı gibi duyguları da barındırabilirler mi? Bu hayati önem taşıyan kitapta İbrahimi dinlere mensup on beş çok etkili isim dini özgürlük ve hoşgörüyü kendi inançlarının bakış açısından tanımlıyorlar. Eski Amerikan başkanı Jimmy Carter, Haham Arik Asherman, Endonezya’nın ilk demokratik yollardan seçilmiş başkanı Abdurrahman Wahid ve diğer yazarlar kendi deneyimlerinden ve kendi dinlerine ait kutsal yazılardan yola çıkıyor, laikleri...

Türkün Vatanla İmtihanı
Bölünme anayasasına neden karşıyım? Milliyetçilerin tavrı ne olacak? Devlet Bahçeli başkanlık sistemini neden destekliyor? Ekonomik kriz ekonomik çöküşe mi gebe? KKTC tasfiye mi edilecek? Sermaye neden yurtdışına kaçıyor? Türkiye eyaletlere mi ayrılacak? Milyonlarca Suriyeliye vatandaşlık verildiğinde ne olacak? Planlanan şey kontrollü kaos mu? FETÖ’nün bahar planı nedir? Kimler evet, kimler hayır diyor? İki partili sistemde MHP’nin geleceği ne olacak? Referandumda evet çıkarsa ne olur, hayır çıkarsa ne olur? Erdoğan aslında başkanlığı neden istiyor? Referandum sonrası Türkiye’yi bekleyen uluslararası gelişmeler nedir? 15 Temmuz’un karanlık saatleri nelerdir? Terör örgütleri neyi bekliyor?

No - Hayır'ın Öyküsü
Şili’deki askeri darbe sonrası, referandumda diktatör Pinochet’nin çıkacağına kesin gözüyle bakılırken bir televizyon kampanyası her şeyi değiştirir. Kitap, Şili’deki kampanya sürecini anlatan “No” filminde anlatılmayanları; hikayenin öncesini ve sonrasını anlatıyor, dünyadan diğer itiraz örneklerine ve yakın siyasi tarihimize incelikli bir bakış atıyor.On beş dakikada her şey değişebilir; sokaklardaki hava, sandıktan gelen koku, rüzgârın yönü, komşuların yüzü, makamlar ve yasalar, özgürlükler ve yasaklar… On beş dakikada durgun denizin dibindeki kırıklar gemileri yutabilir, yıkık kentlerden yeni kentler doğabilir, satranç tahtası yuvarlanabilir ve bütün hamleler unutulabilir.Değişim on beş dakikanın çok öncesinden geliyordur ve sonrasında çok daha uzun bir yolculuğa devam edecektir. Sabit...

Kelepçe
En iyi kelepçe bileğinizde olmayandır. Ya da hiç kimsenin bileğinde. En iyi koğuş sizin içinde olmadığınız koğuştur. Jandarmalar, gardiyanlar ve diğer mahpuslar. Diğer dediğim: esrarcılar, katiller, hırsızlar, tecavüzcüler ve benzerleri... Genel kültürünüz zenginleşiyor. Daha birçok detay. Çoğu bu kitapta. Tutuklu olarak yaşadığım günler. Öncesi ve sonrası. Tabii ki hastane günleri. Neden tutuklandım, ne dedim? Şimdi ve sonrasında ne olacak? Ana çizgileriyle özetledim. Hepsi bu kitapta. Dağınık düşüncelerle... Hep doğruları söyleyerek. İma etmeden! Kelepçeyi yeniden takmadan. Meslek onuru adına. İnsan on

Ortadoğu Da Diktatörler
"Bu da ne?" demeyin. Kitabı okuyunca çok hoşunuza gidecek. "Dimu-Karasi." Eğlenceli ve müzikal. Söylene söylene anlamını bulacaksınız. "Bu kadarı da olmaz" demeyin. Şöyle bir etrafınıza bakın. Benim yazdığım türden konulara. Okuyunca bu coğrafyanın her şeyini öğreneceksiniz. Sizi bekleyen riskleri de... Kurtulmanın yollarını da... Sonrası çok kolay: Bilerek karar vermek! Ama öncesinde düşünmek. Birlikte yürümek için... Demokrasi ve özgürlük içinde. Türkiye ve herkesin onurlu geleceği için. Son şansımızı değerlendirip, hep birlikte kurtulmak için. Hep birlikte! Yoksa... Yok olmak. Hep birlikte. Yavaş yavaş. Ya da!!!

Kahraman Hainler
FETÖ TürkiyE İÇİN hâlâ tehlikelİ mi? FETÖ, 15 Temmuz 2016 gecesi Gülen’in tam otuz yıl önce söylediği gibi, devleti, ülkeyi ele geçirmek için askeri darbe girişiminde bulundu. Darbe girişiminin üzerinden hemen hemen iki yıl geçti. Ama Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde, darbeye katılmamış, sicilinde en küçük iz bulunmayan binlerce FETÖ’cü subay tespit edildi. Neredeyse darbe girişimine katılanlar kadar subay iki yıl içinde açığa alındı, görevden uzaklaştırıldı, tutuklandı. 15 Temmuz gecesi yaralanarak göğsüne "madalya" takılan, "gazi" unvanı alan, "kahraman" ilan edilenlerin bile kovuşturmaya uğrayıp darbe girişiminden 1,5 yıl sonra FETÖ ile ilişkilerini itiraf etmeleri tehlikenin hâlâ sürdüğünü gösteriyor. FETÖ darbeden iki yıl sonra bile TSK içindeki kripto elemanlarıyla temas kuruyor, b...

Suç ve Beyin
Bu kitap 15 Temmuz darbe girişimini insan davranışı, sosyal sinirbilim, suç, fedakârlık ve kahramanlık üzerinden nörobilimsel bir bakışla ele almaktadır. Aynı zamanda terörist beyni, kitlesel eylemler ve büyük toplumsal olayların arka planındaki görünmesi zor nedenleri bilimsel olarak analiz etmektedir. İnsanlar Habil-Kabil’den beri neden şiddet gösterirler? Doğuştan mı suçlu oluruz yoksa suç toplumsal mıdır? İçimizde taşıdığımız sürüngen beyni bize neler yaptırır? Sağ-sol beyin arasındaki savaş siyasal savaşlara nasıl yol açar? Sağ-sol beyin dengesi nasıl sağlanır? Bizi gerçekte insan yapan beynimizin neresidir? Zihin kontrolü ile katil yaratmak mümkün müdür? Hipnoz ve psişik zihin kontrolü var mıdır? Elektromanyetik dalgalarla toplumsal başkaldırılar yapılabilir mi? Mehdilik beklentisi n...

Vizesiz Müttefik
• 15 Temmuz’da İncirlik’te ABD birliği nasıl kuşatıldı? • Kayıp silahlar nereye gitti? • 2012 yılındaki çatışmaları bir yıl öncesinden bilen CIA ajanı kimdi? • ABD tarafından müdahale edilen baro seçimlerinin perde arkasında neler oldu? • Zirve Yayınevi katliamının ardında hangi ayrıntılar gizli? • Günümüzün Lawrence’ı kimdir? • ABD ile PKK arasındaki ilk temas ne zaman gerçekleşti? • ABD’ye karşı çıkan iki bakanın 1990’daki tarihi öngörüsü neydi? • Misyonerlerden NGO’lara (Hükümet Dışı Kuruluşlar) uzanan tarihi misyon nedir? Türkiye’nin Çelik Harekâtı sonrasında ABD yönetimine yansıyan raporlarda "Türkiye/Türk Ordusu hizadan çıktı" diye değerlendirmeler yer almıştı. Bu ifade, 65 yıllık Türkiye-ABD ilişkisinde adeta bize verilen görevi tanımlıyordu: Hizada durmak. Türkiye, her hizada