Destek Yayınları
Felsefe ve Psikoterapi
FELSEFE, DÜŞÜNME ÜZERİNE DÜŞÜNMEKTİR. BİLİŞSEL TERAPİ İSE, DANIŞANIN, DÜŞÜNCELERİNİN ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMESİNİ SAĞLAMAKTIR. Eski Yunan düşünürü Sokrates, kendi görüşlerini başkalarına benimsetmeye ya da kabul ettirmeye çalışmak yerine, insanların kendi görüşlerinin mantıksal temellerini savunmalarını sağlamaya çalışıyordu. Sokratik sorgulama adı verilen bu yöntem, bilişsel terapilerde sıkça kullanılır. Terapi, bir anlamda, felsefenin gerçek yaşamda uygulanmasıdır. Kanıta dayalı çağdaş bilişsel davranışçı terapiler, akılcı düşünerek sağlıklı duygular yaşamayı önermişler; pozitif psikoloji yaklaşımları da, mutluluk ve esenliğin gereklerini saptarken büyük ölçüde felsefeden yararlanmışlardır. Prof. Dr. Ertuğrul Köroğlu psikoterapi ve felsefenin iç içe geçtiği bu kitapta, çağdaş psikoterapil...
Destek Yayınları
Pozitif Psikoloji
TAM BİR MUTLULUK YAŞAMDAN TAT ALMAYI, DERİN BİR ANLAM BULMAYI VE DOYUMU BİR ARADA BARINDIRIR. Psikoloji bilimi genelde yetersizliklerle ilgilenir. Ancak bugün güçlü yanlarımızı ve yeteneklerimizi bulup ortaya çıkarmamız, her alanda nasıl daha başarılı olabileceğimizi bulmamız, kendimizi nasıl geliştirebileceğimiz, nasıl daha doyurucu bir iş yaşamımızın ve ilişkilerimizin olabileceği ve güzel yaşama sanatı konularında daha çok bilgi edinmemiz gereken bir zamanda yaşıyoruz. İnsanın güçlü olduğu yanlarını bilmesi ve bunlara göre ilerlemesi, içgörüyle birlikte yaşama ilişkin yeni bakış açıları kazanmayı, zorlanmalar karşısında daha dayanıklı olmayı, iyimserliği ve ruhsal dayanıklılığı sağlar. Prof. Dr. Ertuğrul Köroğlu Pozitif Psikoloji kitabında ruhsal bozuklukların ötesine geçerek, nasıl dah...
Destek Yayınları
Umberto Arte İle Sanat 4
"Dünyada yeterince tatsız şey var. Sanat neden güzel olmasın?" Pierre Auguste Renoir "Caravaggio’dan Aziz Petrus’a Söyleyemediklerimiz ve İtiraf Edemediklerimiz" ile başlayan benzersiz ve zihin açan bir sanat yolculuğuna var mısınız? O zaman buyurun. Raphael’den Caravaggio’ya, Valentin de Boulogne’den El Greco’ya, Hieronymus Bosch’tan Rogier van der Weyden’e, Titian’dan Bruegel’e, Holbein’dan Carracci’ye, Rubens’ten, Domingo Valdivieso’e kadar birçok sanatçının konuya ilişkin resimleri ve detaylı incelemeleri. Hz. İsa’nın Petrus’u havariliğe kabul edişinden başlayıp, son akşam yemeği, yargılanması, çarmıha gerilmesi, mezara konulması ve dirilişine kadar geçen sürenin detaylı analizi ve sanat tarihine yansımaları. Petrus ile Caravaggio’nun insani korkuları, söyleyemedikleri ve itiraf edemed...
Destek Yayınları
İktisada Yeniden Giriş
Akıllı insanlar hatalarından ders alır, çok akıllı insanlar başkalarının hatalarından da ders alır. Son birkaç yıldır yaşanan küresel çalkantı hemen hepimizin ekonomi ile ilgilenmesini gerektirdi. Bu nedenle bir önceki kitap İktisattan Çıkış iken şimdi İktisada Yeniden Giriş yapıyoruz.Ancak, eski zamanın soylu duygularının çok uzağındayız artık. İhtiyaçlardan çok ihtirasların peşinde koşuyoruz. Tasarruf etmekte zorluk çekerken, cüretli yatırımların peşindeyiz. Kazandığımız paraya hükmümüz geçmediği gibi, harcadığımız yerler de bizi tatmin etmiyor. Açıkçası eski iktisat öğretisi de bir yere kadar bu duruma çare olabiliyor. Sebep-sonuç ilişkilerinin karmakarışık hale geldiği yaşantımız bizi arzu etmediğimiz yerlere sürüklüyor. Sadece ailemizi değil firmalarımızı da böyle yönetiyoruz. Dünyanı...
Kara Karga Yayınları
Yarım
Boğazımız, o günkü Kazancı Yokuşu kadar tıkanıktı. Başka şeylerden konuştuk. 1977 yılı 365 gün değil de, 364 günmüş gibi davranmaya çalıştık. O yirmi dört saati yok saymayı tercih ettik ve içimize içimize sustuk. O gün bilmiyordum, susmanın da bir bedeli olduğunu. Yıllar sonra öğrenecektim o meşhur sözü: "İnsan yalnızca söylediklerinden değil, sustuklarından da sorumludur.’’ Bilsem, susmazdım. Kıyameti yaşadık biz. Bildiğim hiçbir kelime, içinde bulunduğumuz durumu ve yaşadığımız acıyı anlatmaya yetmiyor. Dünyanın sonunu yaşadık biz. En karanlık günü gördük biz. Aklımızı yitirdik biz. Ruhumuzu kaybettik biz. Annesinin izini süren Eylül, izi sürülen Aylin... İstanbul-Ankara-Viyana üçgeninde yaşanmış hayatlar, büyük bir aşk, siyasi olaylar, şimdiki zamanlar. "Yarım’’ kalan bir hikâyenin "tam...
Destek Yayınları
İnsanlar ve Yanılgılar
İnsanın kaderini yanılgıları belirler. İnsanoğlu dünya üzerinde belirdiği ilk zamanlardan itibaren beynini kullanarak hayatta kalmaya ve çevreye uyum sağlamaya çalıştı. Evrim sürecinde beyni gelişirken deneme yanılma yoluyla öğrenerek bugünlere ulaştı. Bu süreçte otobiyografik belleğin gelişmesi bir dönüm noktası oldu. Çevreyi algılayış biçimi, analiz yapabilmesi, problem çözme becerisi, geleceği planlayabilmesi ve dil yoluyla iletişim kurarak kendini ifade edebilmesi ona diğer canlılar karşısında üstünlük sağladı. Ancak, bu kadar gelişmiş üst düzey bilişsel yeteneklerine rağmen çok önemli bir açığı hâlâ kapanmadı. İnsan yanılgıya oldukça yatkındır ve sık sık yanılır. Gelişmiş ve muhteşem beyni yanılgılara karşı bağışık değildir. Yaşamı yanılgılarla yüzleşerek geçer. Yanılgıların farkında ...
Destek Yayınları
Vazgeçmediğin Sürece Zorluklar Geçicidir
"İyi şeyler inandığında, daha iyi şeyler sabrettiğinde ve en iyi şeyler hiç vazgeçmediğinde gelir." Biliyorum, uzun bir yolun yorgunusun. Doğduğun günden beri durmadan yol almaya çalıştın. Kimi zaman ezbere, kimi zaman zoraki, bir noktaya kadar gelebildin. Kimi duraklarda fazlaca soluklandın, kimi duraklarda ise trenin zaten çoktan kaçmış olduğunu düşünüp gideceğin yere doğru yol almaktan vazgeçtin. Bazen gücün vardı çabalamaya, bazense herkesten daha fazla yorgundun, ne yaparsan yap hep aynı yerde saydığını düşünüyordun, ilerlemeye devam etmedin. Bazen senin seçimindi durmak, bazense mecbur bırakıldığın bir zorunluluk. Sebebi ne olursa olsun yol hep çok uzun ve belki de çok karmaşıktı, bu yüzden olmadı. Sadece senin için değil, herkes için böyledir bu... Bazı başlangıçlar hep acı verir. B...
Kara Karga Yayınları
Leonard Cohen
"GENÇLİKLERİNDE BİR GÜN LEONARD COHEN’İN SESİNİ DİNLEYENLER, MEVCUDİYETLERİNİN BİR NOKTASINDA, YENİ BİR AŞKA YA DA ŞİŞEYE BAŞLAMADAN VEYA TERK EDİLMEDEN ÖNCE İLLA Kİ ÜŞÜYECEKLERİNİ, BAŞKALARININ ARASINDA KENDİLERİNİ ÇOK YALNIZ HİSSETMEKTEN KORKACAKLARINI, BAZEN DÜNYAYA HİÇ GELMEMENİN BELKİ DE DAHA İYİ OLDUĞUNU DÜŞÜNECEKLERİNİ ÇOK ERKEN ÖĞRENDİLER." - Mishka Assayas 21. yüzyılın en modern, en klasik, en tavizsiz, en net ve en karmaşık ozanının hayatından enstantanelerle dolu bir çizgi roman. Kahveniz ve müziğiniz hazırsa başlayın...
Destek Yayınları
Dinin Dindarla Sınavı
KİMSEYİ KONTROL EDEMEZSİNİZ. SADAKAT İÇTEN GELİR... Bu kitap, doğduğum ve büyüdüğüm İslam mahallesinden kaçış değil, bir tepeye çıkıp, kendi mahallemin umum manzarasına bir bakıştır. Kelebekler başkasını aydınlatmak için kendisini salar ateşin bağrına. Yanarken aydınlatırlar ama hiç sızlanmazlar. Dini korumak, kendi gibi inanmayanları ve inancını eleştirenleri yok etmek değil, Allah’ın ve kulların razı olduğu şekilde kendini kötülüklerden korumakla olur. Çünkü Allah kendi dinini korumaktan âciz değildir. Bir düşün! Kâbe ki Allah’ın evidir. Allah kendi evini Ebrehe kâfirinin yıkmasına izin vermedi ama Müslüman bir âlim olan Emevi valisi Haccac bin Yusuf’un yıkmasına izin verdi. Neden? Ey hakikat yolcusu! Hangi din olursa olsun, sen dini dünyanın kötülüklerinden koruyan bir kalkan olarak değ...
Destek Yayınları
Anılarınla Barışırsan Özgürleşirsin
Bazı acılar, zamanla armağana dönüşür... Bir zamanlar kalbimi sökercesine canımı acıtan şey için sonradan şükredeceğimi nereden bilebilirdim ki? Yüzüstü bırakıldığım ilk gün hissettiğim o acının hiç geçmeyeceğini, kalp sancısıyla bölünen uykularımın bir daha huzura kavuşmayacağını sanıyordum. Göğsümü sığdıramadığım şu gökyüzünün ciğerlerime hep dar geleceğini ve artarak devam eden özlemlerin hiç geçmeyeceğini zannediyordum. Aslında en çok da uğradığım haksızlıkları asla hak etmediğimi düşünüyordum. Oysa karşılaştığım onca kötülüğe tahammül etmekle o haksızlığı kendime ben yapıyormuşum. Meğer sevdasını bal sanan, zehirlendiği kalbi kendine yuva sanıyormuş. Yani yok yere gidenler iyi ki geri dönmemişler, yoksa hiç iyileşemezmişim... Allah her şeyin en iyisini biliyor. Bazı acılar zamanla bir...
Destek Yayınları
Anti-kanser Yaşam ve Beslenme
"Şimdi umutlarımız ilerleyen teknolojinin, dünyanın yaralarını sarabilmesinde ve mevcut sistemlerin sürdürülebilir sistemlerle değiştirilmesinde. Bir umudumuz daha var ki o da bizleriz. Bizim içinde bulunduğumuz durumu tüm gerçekleri ile fark edip harekete geçmemiz gerekiyor. Bu şekilde kanser dahil pek çok hastalığı yenebilir, gelecek nesillere güzel bir dünya bırakabiliriz." – Dr. Sevil Öz "Yaşamını insan ve doğanın sağlığına adayan sevgili kuzinim Dr. Sevil Öz, dünyamız ve bizler için çok faydalı bir eser ortaya koymuş. Kitabında gezegenimiz hastalandıkça, bizim de başta kanser olmak üzere pek çok hastalığa maruz kaldığımızı, küresel ısınmanın yarattığı bu döngüyü bozup iyileşebilmemiz için yapmamız gerekenleri anlatıyor. Dünyamız ile dost olarak sağlığımıza nasıl kavuşabileceğimiz ve g...
Destek Yayınları
Vardım, Varım, Varolacağım - Rosa Luxemburg
"Bütün dertleri ve gizli akıtılan acı dolu gözyaşlarını zenginlerin vicdanına yüklemek istiyorum!" Birinci Dünya Savaşı sonrasında uluslararası komünist hareketin öncü eylemcilerinden ve en önemli şehitlerinden biri olarak kabul edilen devrimci ve teorisyen Rosa Luxemburg, korkusuzca ve kararlı bir şekilde her şeyi sorguladı. Karl Marx’ın bazı teorilerine, savaş yanlılarına, monarşiye, bürokrasiye, emperyalizme ve cinsiyetçi erkek yoldaşlarına meydan okudu, hepsine cesurca karşı çıktı. Doğumundan ölümüne, burjuva toplumunu ve normlarını reddeden, hayatı mücadeleyle geçmiş bu cesur kadın, statükoya alternatif arayan, başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanan birçok kişiyi büyüledi. Onun adı Rosa Luxemburg’du. İnandığı doğrulara hayatını adamak, onurlu bir yaşamın olmazsa olmazıydı ve öldürü...
Destek Yayınları
Benim Olan Tek Şey Günahlarımdır - Malcolm X
"Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır." – Malcolm X Hitap becerisi yüksek, cesur, etkileyici, mücadeleci ve inatçı bir adam değildi o sadece... Malcolm X, bir azınlık mensubu olarak haklarının peşinden koşma cesareti gösteren ve bu yolda geri adım atmadan, insani değerlere sahip çıkmak uğruna hayatını gözden çıkarabilen ilham dolu bir siyahiydi. İnsanca yaşamak için yaşamını tehlikeye atabilecek kadar davasına bağlı biri... Benim Olan Tek Şey Günahlarımdır, Malcolm X’in mücadeleyle dolu kısacık hayatının hikâyesi değildir sadece. İnsani hakların ve değerlerin kıymeti, bu yolda verilecek mücadelenin önemi ve gerekliliği üzerine "ötekileştirilme" tehdidine karşı takınılabilecek en büyük ve en tesirli tavrın ne olabileceğinin çok katmanlı bir sorgulanmasıdır...
Genç Destek Yayınları
Fantastik Okuryazarlığı
"Fantastik, gerçeklikten kaçma yolu değil, onu anlamanın bir yoludur." – Lloyd Alexander * İçimizdeki çocuk tüm saflığıyla büyünün var olmasını, kötü giden şeyleri bir çırpıda düzeltecek o sihrin gerçekleşmesini bekler. Ama yetişkin tarafımız dünyanın karanlık bir yer olduğunu, kötülüğün sıklıkla kazandığını fısıldar kulağımıza. Bu ikircikli anların yaratıcı zekâyla birleşip bir hikâyeye dönüşmesi bizi fantastik janrasına götürür. Peki, fantastik türünü gerçekten anlayabiliyor muyuz? Yapılan göndermelerin, üzerine kurulduğu metaforların farkına vardığımız bir okuma yapabiliyor muyuz? Fantastik hikâye nedir? Bir hikâyenin fantastik olması için ihtiyaç duyduğu özellikler neler? Kaç çeşit fantastik hikâye türü var? Fantastik hikâyeler nasıl yazılır?
Destek Yayınları
Kafamdaki Karıncalar
"YA ÖLECEK YA YANACAKTI, O YANMAYI TERCİH ETTİ..." Bir tarafta geçmişe saplanan, geleceği mahvetmeye meyilli, sahip olduğu obsesif kompulsif bozuklukla mücadele etmeye çalışan bir kadın: Ceyla. Diğer tarafta kendini çevresinden soyutlayan, yaşadığı kayıplarla kafasındaki karıncalar arasında sıkışmış, yalnız bir erkek: Egemen. Ve Egemen’in tercihlerine yön veren dedesi Mustafa Bey tarafından yazılmış kırmızı kaplı eski bir günlük... Egemen’le Ceyla’nın yolu Beşiktaş-Kadıköy vapurunda kesişir ve karşılaştıkları tesadüfler onları suçlulukla masumiyet, doğru ile yanlış, aşk ve nefret, yaşam ve ölüm arasında bir muhasebe yapmaya sürükler... Onur Akhan KAFAMDAKİ KARINCALAR isimli eserinde insan hayatına yön veren karşıtlıkları, tuzaklarla örülü bir aşk hikâyesi üzerinden anlatıyor. "Bir olayı, m...
Destek Yayınları
Paçayı Kaptırmama Sanatı
"BU DÜNYADA BİZE SUNULAN ŞEYLER BİR SEYYAHIN HANDA BİR GECELİĞİNE KONAKLAMASINA BENZER." – EPİKTETOS Bir filmde rastlasak amma da klişe deyip kanalı değiştireceğimiz tuhaf zamanlardan geçiyoruz. Ekolojik felaketler, salgınlar, ekonomik krizlerle birlikte dünya paçamıza yapışmış "Vallahi hayatta bırakmam!" diyor. Güya modern dünyada yaşıyoruz. Atalarımızdan daha iyi durumda falan değiliz, mağarada yaşayan o adam bugün hâlâ aramızda ve aynı tepkileri veriyor. O mağara adamı biziz ve hâlâ çaresiziz. Bu kitabın konusu karamsar düşüncelere odaklanmak değil, aksine dünyanın gelip geçiciliğinde, çok da kendimizi hırpalamadan bazı şeylere göz atmak, mucizevi değil daha insani dengede kalma yollarını keşfetmek. Çeşit çeşit insan profili, davranış şekli ve düşünce bulutları arasında gezinmek, bazen ...
Destek Yayınları
Masum Cinayetler
İz bırakmayan bir seri katil... Cinayet... Suçların en büyüğü, günahların en affedilmez olanı. En büyük günah ve suç dense de cinayet ilk insandan beri var olmuş. Habil ve Kabil’i düşünün, üstelik ikisi kardeş ama kadın meselesi birinin diğerini öldürmesini engelleyememiş... İstanbul’un olağanüstü güzel yalılarında, malikânelerinde vahşi cinayetler işleniyor. Şöyle böyle değil korkunç cinayetler, cinayetlere aşina emniyet mensupları bile "Bu bir kâbus!" sözlerini fısıldıyor geceler boyu. En lüks semtlerde, onlarca korumanın arasında bir seri katil dolaşıyor, geride oluk oluk akan kandan başka iz bırakmayarak. Ve yaşlı komiser işin içine girdiğinde, cinayetleri işleyen kişiyle burun buruna geldiğinde onu bırakıyor, yoluna gitsin diye... Cinayetin masumu olabilir mi?
Destek Yayınları
Asil Kan
"ARIANA GRANDE!" Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş gayesinin esası, yakın bir gelecekte tüm milletleri "İnsanlık Rotası’nda" birleştirecek yapıyı kurabilmekti. Çünkü, Anadolu insanı, bu "yüksek bilince" ulaşabilecek genetik ve kozmik aktarımlarla donatılmıştır. Anadolu’nun, zor dönemlerde Seçilmiş Lider, yani Yaradan tarafından seçilmiş ve insiye edilmiş lider çıkarabilme potansiyelinin yüksek oluşu, tesadüfi olayların değil genetiğe ve bilince işlemiş "kültürel kodların" neticesiyle olmuştur. Asil Kan olarak seçilmiş, vazifeli olan kişiler icazete ihtiyaç duymadan kararlar alırlar. Ayrıca onlar, "devlet yönetme" iradesine ilave olarak yeni bir "devlet kurma" iradesine de sahiptirler. İşte bundan dolayıdır ki tüm "inisiyatifi-sorumluluğu" üzerine alan Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün tari...
Destek Yayınları
Korku Toplumu - Türkiye Bu Duruma Nasıl Geldi?
Türkiye bir zamanların yükselen yıldızıydı. Ancak son 20 yılda hemen her alanda geriledi. Tüm ekonomik göstergeler düşmeye başladı. Eğitimden sağlığa, yargıdan yasamaya her alanda ivme kaybetti. Eskiden yabancılar gelmek isterdi, şimdi yerliler kaçmak istiyor. Ülkenin artık o ayrıcalıklı, demokratik, laik, Müslüman ülke olmadığına dair şüpheler var. Komşularıyla anlaşmazlıkları olan, kavgacı bir imaja sahip. Dünya gözünde, demokrasi liginden düşen koskoca bir "gazeteci hapishanesi". Gazeteci yazar Doğan Satmış bu kitabında "İnsanların konuşmaktan korktuğu noktaya nasıl gelindiği ve ülke her alanda gerilerken ‘korku toplumu’nun nasıl oluştuğu" önermelerini derinlemesine inceliyor. Son 20 yılın hatalarından ders çıkarabilecek miyiz? Hedef, Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesi. ...
Destek Yayınları
Açlık
Bir yandan yazar olma aşkıyla yanıp tutuşurken, öbür yandan açlık ve sefaletle boğuşan bir adamın duygulandırıcı öyküsü. Dünya edebiyatının en kıymetli isimlerinden Norveçli yazar Knut Hamsun’un bu romanında, kendini keşfetme yolunda ilerleyen genç bir adamın verdiği mücadelelere tanık oluyoruz. Varoluşsal savaşlar, içsel çelişkiler, yaratıcı ifade arzusu, hırs ve gurur, kitabın derinden ele aldığı konulardan yalnızca birkaçı. "İçime sığdıramadığım öfkem tetiklemişti bu yorgunluk nöbetini." "Batıyor, yalnızca batıyordum; belim, omuzlarım, dizlerim, her tarafımla beraber, kendi rezilliğimin içine doğru, bir daha yükselmemek üzere batıyordum." Açlık, bizleri insan psikolojisinin en derinlerine taşıyor...
Destek Yayınları
Beden Benim Karar Benim
"Bu filmin başrolü sensin. Ve unutma, sen rakamlardan çok daha ötesin!" Madde manadan ayrılmaz! Ruh bedenden ayrı tutulamaz... Sağlık; ruh, zihin ve bedenin birlikte iyi olma halidir. Bedenin sağlıksızsa ruhunu, ruhun sağlıksızsa bedenini eninde sonunda hasta edecektir. Bu kitapta ikisini de daha iyi hale getirebilmen ve hayata karşı motivasyonunu yükseltebilmen için tüyolar bulacaksın. Kaç beden olursan ol, kilon kaç olursa olsun kendini sevmeye, olduğun gibi tam şu halinle sevilmeye layık ve çok güçlü olduğunu hatırlatmaya geldim. Unutma, bu masalın kahramanı sensin. Kim ne derse desin, bedeninin şekli ya da kilon hakkında senden başka kimsenin söz hakkı yok! Kendini değersiz hissettiğinde, kayboldum ya da bedenimi sevmiyorum dediğinde bu kitabı açıp birkaç sayfa oku. Biliyorum, insanl...
Kara Karga Yayınları
Fabrika Günlükleri
"Babam 30 yıldır bu fabrikada çalıştığından şans melekleri benim yanımda. Her şey iyi gidiyordu, ta ki müdür şunu diyene kadar: ‘Buraya oyun oynamaya gelinmediğini tahmin ediyorsunuzdur?’ 15 gün sonra fabrikadan telefon geldi; işe alınmıştım." Rüzgâr ters yönden estiğinde, kendisini keskin kükürt kokusuyla mutlaka hissettiren, bacalarında dumanı her daim tüten Québec Hamur ve Kâğıt Fabrikası... Çok genç bir adam olan Guy, henüz ergenlik yıllarını sürmektedir. Babasının yıllardan beri çalıştığı kâğıt fabrikasında, kendisi de yaz dönemlerinde çalışmaya başlar. Animasyon okuluna gitmek isteyen ve tüm yaşamı "çizim" üzerine kurulu olan Guy için fabrikadaki işçilerin hayatları, sohbetleri, alışkanlıkları, ilgi alanları ve tüm ömürlerini bu yorucu işte geçirmeleri, genç adama bambaşka bir deneyi...
Destek Yayınları
Şimdi Onlar Düşünsün
Ruhun şarkı söylerse hayat seni mutlaka dansa kaldırır.* Bundan böyle kartlar yeniden dağıtılacak. Oyunun kuralı değişti. Sevebildiğin için sevileceksin, kaybetmekten korkmadığın için vazgeçilmez olacaksın. Savaşmadığın için kazanacaksın, çünkü savaşların galibi olmaz. Mücadele etmediğin için kolayca elde edeceksin. Koparıp almayacaksın, uzanıp alacaksın. Baskıyla ve kaybetme korkusuyla elinde tutmaya çalışmayacaksın, avuçların açık halde şefkatle ve güvenle seveceksin. Çok para peşinde koşmak zorunda kalmayacaksın çünkü neye ihtiyacın varsa zaten karşılayabiliyor olacaksın. Yaralarını iyileştirebileceksin. Kimsenin üzerine yaftaladığı rollerin kahramanlığına soyunmak zorunda kalmayacaksın, olmak istemediğin bir insanın yaşamını sürmeyeceksin. Hayalindeki seni yaşayacaksın. Hayallerini müm...
Destek Yayınları
Ateşi Çalan Şair - Arthur Rimbaud
"Ölümsüz ruhum Verdiğin sözü tut Unut yalnız geceyi Ve yanan günü unut." – Arthur Rimbaud 19. yüzyılın yoksul ve isyankâr sokaklarında, zengin ve tutkulu sözcüklerle sembol yüklü bir karabulut gibi dolaşan büyük şair Arthur Rimbaud’nun tekinsiz ayak izlerinin anekdotudur bu kitap. Topluma ve entelektüel camiaya ısınamayan bir uyumsuz, yersiz yurtsuz bir yürüyüşçüdür o. Şiiri çok genç yaşlarda şehirde bırakıp sokaklardan çöllere geçse de yazdıkları edebiyat tarihinin akışını değiştirecek kadar özgün ve ateşliydi. Bir hayalperestin sınırları zorlayan yaşamına tanıklık etmek; özgürlük, tutku, aşk, acı, uyumsuzluk, delilik, dâhilik ve birçok şeyi derinden hissetmenizi sağlayacak. Arthur Rimbaud çağdaşlarının gözünde hep şöyle tarif edilmişti: O ŞİİRSEL BİR İSYANDIR!



