
Akıllı Kadının Başucu Kitabı
"Kızım akıllı ol!" Devir, kendini bulanın, kendini yaşayanın ama en önemlisi de kendini kabul ettirenin devri... Artık hiçbir şey kısmet değil... İyi planlayan yapar, kontrol eden değiştirir, akıllı olan zaten kazanır. Peki bir kadın aklını nasıl kullanır? Tabii ki önce kendini tanıyarak, sınırlarını çizerek ve neye hayır demesi gerektiğini bilerek... Benim sınırlarım ne? Kullanılıyor muyum yoksa seviliyor muyum? İlişkilerimde kendimi nasıl ortaya koyabilirim? İlişkilerde hep kazanan olmanın bir yolu var mı? Vazgeçilmez olmanın sırrı ne? Bütün bu soruların cevabı elinizdeki kitapta... Unutmayın ki akıllı kadın, düzene uyum sağlama becerisi gösterebilen kadın değildir, kendi düzenini inşa edebile

Şifacı Günceleri 3
Jinshi'ye bahçe partisinde zehirli kâsenin servis edilmesinin sebebini açıklayan Maomao, birikmiş işlerle meşgul olan Jinshi'ye aldırmadan bahçe partisinde aldığı saç tokasını kullanarak on ay sonra ilk kez memleketine döner. Ancak orada da kendisini yeni bir olayın ortasında bulur! Maomao'nun çıkarımları üçüncü ciltte daha da güçleniyor!!!

Niyet Ettim!
"AMELLERİN MÜKÂFATI NİYETLERE GÖREDİR..." "Niyetler hasıl olurken, kalbimizdeki sarmaşıkları, acıları temizlemek, kilitlediğimiz kapıları açabilmek, kabul etmek, izin vermek; sevginin, sevilmenin, hak ettiklerimizin, layık olduklarımızın hissine ve hazzına varmak, bu duygularla barışmak, dönüştürmek temel unsurlardan biri." Unutmayın, elinizdeki kitap bir kerede okuyup bitireceğiniz bir eser değil! Her gün gözlerinizi kapatıp bir niyet seçeceksiniz, her gün bu kitapla beraber yeniden doğacaksınız, her gün gülümseyerek yeniden başlayacaksınız. Zor günlerinizde yüreğiniz her daraldığında bu kitaptan bir sayfaya sarılacaksınız. Şu an yaşamınızın hangi noktasında olursanız olun, o noktaya huzur ve sevgi katmak, yorgunluklarınızı kenara koymak ve şimdiye kadar yaptığınız bütün çalışmaların meyv...

Atatürk ve Cumhuriyet'e Kuşatma
"Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. Kuşatmayı yaracak, kaldığımız yerden yolumuza devam edeceğiz." – Gazi Mustafa Kemal Atatürk İsrail Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Alon Liel, Demo-İslam: Türkiye’nin Yeni Yüzü adlı İbranice kitabında Erdoğan’ı 10 yıl öncesinden keşfettiklerini söylüyor ve sütre gerisinde yetiştiren isimlerden biri sayılıyor, AKP ve Erdoğan’ı konu alan kitabında AKP için, "İslam light" benzetmesi yapıyordu. Liel, "İsrail’de bana Erdoğan nedir diye soruyorlar. Ben de İslam light diyorum. Bu, İslam’ın yeni bir versiyonu. Bu modern İslam’dır, ılımlı İslam’dır. Erdoğan, İslam’ın özel hayattaki yeriyle kamudaki yeri arasına bir duvar çekti!" diyor ve ekliyordu: "Erdoğanizm’i demokratikleştirilmiş Kemalizm olarak görüyorum. Er...

Uğur Mumcu'dan Sonra Rabıta
"HEPİMİZ İŞE WAMY’DE BAŞLADIK." "Efendiler, sırası gelmişken, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın!" – Nutuk Recep Tayyip Erdoğan, 1970’li yıllarda Suudi Arabistan tarafından finanse edilen Dünya Müslüman Gençlik Teşkilatı’nın (WAMY) üyesiydi. Bu örgütün Suudi Arabistan’daki zirvesine katılarak burada sonraları değişik ülkelerde İslamcı hareketlerin liderliğine soyunacak isimlerle dostluk ilişkisi kurdu. Bu toplantıya çağrılanlar zaten muhtemel lider adaylarıydı. Müslüman Kardeşler üyesi olan ve 1990’lı yıllarda örgütün sözcülüğünü yapan Kemal Helbavi, Erdoğan’la bu zirvede tanışan isimler arasında. Helbavi, burada yalnızca Erdoğan’la değ...

Yaratmayan İnsan Yok Etmek İster - Erich Fromm
"İNSAN BAŞKALARINA YARDIM ETMEDİĞİ SÜRECE YAPAYALNIZDIR." Modern dünyaya söyleyecek çok sözü olan bir sosyolog, psikanalist ve filozoftur Erich Fromm. Bir toplum eleştirmeni ve bir hümanisttir aynı zamanda. Üstelik sadece kuramcı değil eylemcidir de... İki dünya savaşına tanıklık etmiş Yahudi kökenli bir Alman olarak işkencelerle, intiharlarla, acılarla ve ölümlerle dolu bir dünyanın içinde geçmiştir hayatı. Fromm’a göre çağımızın insanının kendine, çevresine ve sosyal yaşama yabancılaşması ve giderek yalnız kalması, kendiyle uyum içinde olmamasından, doğadan uzaklaşmasından ve kitle iletişim araçlarıyla manipüle ediliyor olmasından kaynaklanır. İki tür insan vardır ona göre: "Sahip olmak" duygusundaki yaratıcı olmayan insanlar ve "olmak" duygusuyla yaşayan yaratıcı insanlar... Fromm’a gör...

Rota Hesaplanıyor Kendine Dönüş Başladı
"SEN ONLARDAN FARKLISIN ÇÜNKÜ HER İNSAN BAŞKA BİR DÜNYADIR." – ATAKAN GÜLGAR Kendi ışığından korkma. Hayatında tek bir engel var o da sensin. Artık kendi önünden çekilmelisin. Öğretilmiş ve koşullanmış tüm alanları görmeli, kendini kendine ifşa etmelisin. Hayallerinden ve arzularından vazgeçme, önünden çekil. Sen kaostan ibaret değilsin, kendini yanlış yerde arıyorsun, önünden çekil. Kötü değilsin, çirkin değilsin, başarısız değilsin, yetersiz değilsin, değersiz değilsin, iradesiz değilsin ve çaresiz değilsin... Önünden çekil. Unutma canım cevherim, inanç, cesaret, güven en güçlü yol arkadaşın. Hakikat haktandır. Hakikatin varlıktaki yok oluşun olsun. Kendi sırlarına adım atman, zaferin olacak. Acınla yüzleştiğin zaman kendine acımak yerine "Kendim için ne yapabilirim?" sorusunu sormak dah...

Şifacı Günceleri 6
Maomao, artık Jinshi’nin hizmetkârı olarak çalışmaktadır. Jinshi’ye makyaj yapıp kendisinin de kılık değiştirerek şehre inmesi, Maomao için yepyeni maceraların başlangıcı olacaktır. Çözmeye çalıştığı olaylar bu tuhaf yolculuğunda da Maomao’nun peşini bırakmaz. Bu sırada ailesinin ortaya çıkması ise onun için başka bir sınav olacaktır. Maomao’nun sıra dışı hikâyesi, altıncı cildiyle karşınızda!

Şifacı Günceleri 7
Jinshi’yi büyük bir tehlikeden kurtaran Maomao, tesadüf gibi görünen olayların ardındaki sır perdesini aralar. Maomao’nun anlattıklarıyla, hikâyenin aslında hiç de göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkar... Serinin bu cildinde Maomao, Jinshi’den gelen tuhaf bir görevle karşı karşıya kalır. Jinshi, ondan mavi güller istemektedir...

Şifacı Günceleri 5
Maomao, İç Saray’dan kovulmasına rağmen Dış Saray’da çalışmak üzere doğrudan Jinshi tarafından işe alınır. Merakını daha da harekete geçiren gizemleri çözmeye yönelik sorular sorar ve sıkıntılı isteklerle de karşılaşır. İşte büyük dedektif Maomao’nun doğuşu!...

Benim Evim Neresi?
"Evinde yalnız bırakılmış çocuklar için bu dünya ev değil. İçine doğduğumuz her ev evimiz değil." Benim çocukluğumdaki evim camdandı. Kırar kırar tekrar yapıştırırdık. Kaç kere döküldü üstümüze o ev biliyor musun? Kaç kere yaralandık odalarımıza girmeye çalışırken. Bu kadar çok yara aldığımızı belli etmedik el âleme tabii. Canımız kesildi ev içinde kaldı. Kol kırıldı yen içinde kaldı. Babam kırılan camlardan odama ayna yaptı. Bakardım. Nerde kırılıp nerde birleştiğimi izlerdim. Parça parçaydım. Yüzümü tam göremediğim için hep eksik hatırlıyorum çocukluğumu. Annem dökülen parçalardan kendine kolye yaptı. Batardı. Elimi uzatmaya kalktığımda canım yanardı. Onun yanına yaklaşamadığım için tam anımsamıyorum anne kokusunu. O parçalanmış eve evim diyemediğim için bilemiyorum evimin neresi olduğun...

Şifacı Günceleri 4
Maomao, memleketi Hanamachi’den döndüğünden beri İç Saray’da herkesin güvendiği biri haline geldi. Bu kızdan Jinshi’nin yeni talebi, bahçe partisinde Riishu Hanım’ı zehirlemeye teşebbüs eden faili ve olayın arkasındaki gerçeği öğrenmesidir! Bu cilt, orijinal eserin ilk cildine kadar olan içeriğini tamamlar!!!

Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var
68 KUŞAĞI’NIN KANLA, İRFANLA YAZDIĞI, AŞKLA BEZEDİĞİ BÜYÜK DESTAN.. Osman Balcıgil’in kaleminden soluk kesen bir dönem romanı. Tarihsel gerçeklere yüzde yüz sadık kalarak! 1960’lı yılların sonlarında yaşanan büyük altüst oluşa kimler, hangi nedenlerle nasıl yön verdi? CIA ve MİT, son yirmi yılımıza damgasını vuran siyasal İslamcı düzenin temellerini o günlerde nasıl attı? O tarihte seccadelerini ABD gemilerine çevirip namaz kılan bugünün muktedirleri kimler? 1960 İhtilali’nden geriye dönüldüğünü düşünen 9 Martçı komutanlar, kurulan 12 Mart tuzağına göz göre göre nasıl düştüler? Kendinizi, hukuk öğrencisi güzeller güzeli Lale ile denizci Teğmen Fuat’ın fırtına misali aşkına ve hazin sonuna hazırlayın. Avuçlarımda Hâlâ Sıcaklığın Var, aşkın ve hüznün romanı.

Yüreğiyle Konuşanlar
Yüreğin dili samimiyettir. Herkesin yüreği yetmeyebilir. Kâinatın sırlı kapılarını açabilecek tek anahtar vardır: Samimiyet... Binlerce yıldır herkesten gizlenen o büyük sır, gözler önünde apaçık bekliyordur aslında. Samimiyet, arayıp da bulunamayan büyük sırrın tam da kendisidir. Kâinatın düzenini aldatamaz insan. Bu kusursuz düzenle pazarlık edemez, oyun oynayamaz. Kâinatın konuştuğu tek dil samimiyettir ki buna da ancak yüreği olanların gücü yeter. YÜREĞİYLE KONUŞANLAR, bir farkındalığa uyanışın rehberidir. Kâinatla aynı dili konuşan yüreklere, unuttuğu samimiyet dilini hatırlatmak içindir. Şikâyet halindeyken başarı peşinde koşmak, komşusu aç uyurken bereket bulmaya çalışmak, dil kötü konuşurken gerçek bir aşk yaşamayı umut etmek, sosyal medyada sahte profillerle başkalarını zalimce ya...

Korkusuzca Yaşayabilmek
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numarada yer alan ve Türkiye’de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Vazgeçebİlmek, Sevebİlmek ve Özgürleşebİlmek kitaplarının dünyaca ünlü yazarı Guy Finley, bu kez korkuya meydan okuyan bir yaşam disipliniyle çıkıyor okurunun karşısına: Korkusuzca Yaşamak! Korkunun tarifini çok katmanlı bir bakış açısıyla yeniden zihin süzgecinden geçiren Guy Finley, korkuyla düşünce arasındaki bağların nasıl baştan kurgulanması gerektiğine örnek hikâyelerle ve önerdiği etkili uygulamalarla birlikte dikkat çekiyor. Daha düne kadar uykularını kaçıran şeyin ne olduğunu hatırla mesela. Önceleri çok istediğin, önemsediğin, kafana taktığın, üzerinde çok düşünüp kaygılandığın, belki çok istediğin, uğruna çok şeyi gözden çıkardığın, vakit harcadığın şeyleri düş...

İyilik Sende (güncellenmiş)
"Her ne yaşarsan yaşa, dünya ne halde olursa olsun, iyiliği uzakta arama, çünkü iyilik sende..." Bu kitap, sağlıklı yaşam önerilerinden çok daha fazlasını içeriyor. İyilik Sende bir iyilik hareketi... Sizin için, sevdikleriniz için ve dünyamız için taşıyor "iyi yaşam" bayrağını... Klinik Aromaterapist ve Bütünsel Şifa Terapisti olarak çalıştığım on yılı aşkın deneyimin sonucunda geldiğim noktada ortaya çıkan İyilik Sende, kadim uygarlıkların şifa anlayışını yeni ve güçlü tondan söylemek için yola çıktı. Hepimizin doğal yaşam hakkıdır şifada, berekette ve iyilikte olmak. Hastalıklar, kısmetsizlik ve kıtlık doğalımız değildir. İyi olmanın, şifada, berekette ve zenginlikte olmanın, doğal yaşam hakkımız olduğunu uygulamalarla ve reçetelerle paylaştığım bu kitap, sahip olduğumuz iyilik halini n...

Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri
İhraç malı olarak sadece "Dualar ve Emirler"i olan bir devletin, dünyanın en kalabalık topluluğunu yönetip dünyanın en zengin devletlerinden biri olabilmesi "Vatikan Mucizesi"nden başka hangi kelimelerle tanımlanabilir ki? 2000 yıldır ayakta kalan Hıristiyanlık ve onun en güçlü temsilcisi Vatikan’ın gücünün kaynağı nedir? Tarihte nice hanedanlar gelip geçmiş, nice devletler kurulup yıkılmışlar, nice barış antlaşmaları en çok 40-50 yıl dayanabilmişken, Papalık bütün bu altüst oluşlardan kendini koruyup ayakta kalmayı başarmıştır. Üstelik bunu, tüm bu olayları kenarda durup seyrederek değil, tam tersine bütün çalkantıların ve sorunların tam ortasında yer alarak başarmış ve kaybedenler daima başkaları olmuştur. Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri’nde Aytunç Altındal dünyanın siyasal, ekonomik ve a...

Gül ve Haç Kardeşliği
Aytunç Altındal, GÜL VE HAÇ KARDEŞLİĞİ’nde Avrupa Birliği’nin Türkiye’de hiç bilinmeyen "gnostik-masonik" yüzünü ve özünü anlatıyor. Bugünkü Avrupa Birliği’ni kuran fikirlerin hangi gizli örgütlerce ne zaman ve nasıl ortaya atıldıklarını, Avrupa Birliği’nde kullanılan sembollerin, örneğin 12 yıldızlı bayrağın gerçekte neyin sembolü olduğunu açıklıyor. "Göze görünmeden" hayatlarımıza yön veren gizli kişileri, örgütleri ve bunların Türkiye bağlantılarını, ismen GÜL VE HAÇ KARDEŞLİĞİ’nde okuyacaksınız. "Gül ve Haç Kardeşliği, Tapınak Şövalyeleri ve masonlar 18. yüzyıldan bu yana ortak (syncretic) bir strateji izleyerek Avrupa Birliği’ni kurmaya çalışmaktadırlar. Söz konusu üç gizli örgütün üç locası son yüzyıldır özellikle Avrupa siyasetinin ‘perde arkasındaki’ en güçlü temsilcileridirler."

Zafer Sızlanarak Kazanılmaz
En son ne zaman yeni bir şeye karar verdin? Birilerinin fikirleri neden bu kadar etkiliyor seni? Neden onların cetveli ile ölçüyorsun, her doğrunu, her umudunu, her hayalini? Başkalarının yıllardır zehirlediği senden kurtulmak lazım. Yumurtadan çıkman lazım. Hayatının ilk yarısı öyle ya da böyle geçti, bugüne geldin. Elindekiler her ne ise, işimizi görür. Şimdi seni yeniden inşa etme zamanı. Değişmek ve gelişmek için, tek ihtiyacın sensin. Artık başkalarına göre değil, cesaretine göre yaşam başlamalı. Nasıl mı? Bir süre sana arkadaşlık etmeme izin ver. Kitabın içinde seninle, sana gideceğiz. Yeni sana. Senin yeni versiyonuna. Sen 2.0 versiyonuna. Evet, birinci versiyon çalışıyordu ama kabul et birkaç kusur vardı. Şimdi yeni

Masalcı
Masallar, anlatıldıkça gerçek olurlar... Gerçeklik nerede başlıyor, masal nerede bitiyor belli değil. Kurguyla hakikatin iç içe geçtiği, şifrelerle dolu bir labirent MASALCI... Paganizm ve ezoterik öğretiler araştırmacısı ve yazarı Erhan Altunay’ın kaleme aldığı eşsiz bir tarihi roman. Dünya sahnesinde yüzlerce yıldır oynanan o büyük oyunun en önemli parçasıdır Türkiye... Özellikle İstanbul. Hatta Ayasofya... Yüzlerce yıl önce yaşamış olan bir Masalcı, bugünün İstanbul’unda Balat semtinde dolaşırken seçtiği bir adama anlattığı masalla yaklaşmakta olan büyük tehlikenin haberini veriyor. Kutsal Emanetler’in peşinde İstanbul sokaklarında şövalyelere karşı başlayan bu amansız mücadelenin sonu ne olacak? Kutsal Emanetler’i Fatih Sultan Mehmet mi sakladı? Şövalyeler Türk topraklarında hâlâ Kutsa...

Özgürlüğün Rengi Mavidir
Zehirli egoların ülkesinde bu kitabı yazarken kafamda tek gaye vardı. İstedim ki okur yakın tarihin filtresiz gerçeklerini birinci ağızdan öğrenirken hepimizi silindir gibi ezip geçen sistemin aklı, zekâyı, yeteneği, beceriyi yok sayan vasatlığına kendi varlığıyla direnç geliştirmenin yollarını yine kendi içinde bulabilsin. Abartılı hassasiyetlerin topraklarında var olmaya çalışırken ortalama hayatlara mahkûm bugünkü gençliğin yılgın neferisin. Gençsin ama gençliğini hissedemiyorsun. Umutlarını çalıyorlar, çaresizce seyrediyorsun. Düzen hepimize had bildiriyor çünkü. "Sesini çıkarma, konuşma, hayal kurma, farklı düşünme, düşünüyorsan da kendine sakla!" diyor. Buna itirazım var benim. Birey olmak zorundasın. Kimse seni kurtarmayacak. Kimse sana mahkûmiyetlerinin yalan olduğunu göstermeyecek...

Korkma Kalbim
Kedileri seven kadınlar yalnızlıktan korkarmış, köpekleri ise aslında kendilerini güvende hissetmek istediklerinden severlermiş... Sen filleri severdin ve bir fil kalbi kırıldığında ölebilirmiş. Sen filleri boşuna sevmiyorsun güzel kadın. Sen kalbinin kırılmasından korkuyorsun da haberin yok. Korkmasın kalbin çünkü o artık benim de kalbim... - Benim korkak kalbim size âşık oldu... - Kutu kutu pense oynamıyoruz küçük bey, aşkı çocuk oyunu mu sandınız siz? - Aşkın bir oyun olmadığını öğrenecek kadar büyüdüm ama şayet aşk bir çocuk oyunu olsaydı ve o oyunun adı da kutu kutu pense olsaydı tüm dünya size arkasını dönse bile ben size arkamı dönmezdim küçükhanım... - Böyle konuşursan kilitlenirim ben ama... - Eğer kilitlendiğiniz yer kalbim olacaksa bundan memnuniyet duyarım. - Susuyorum. - Ben d...

Allah'a Koşun
İnsanlar kendi hayatını yaşamadığı için mutsuz. Hep birileri mutlu olsun diye koşturmaktan yürekleri yorgun. Hepsi bu... Üzülme! Giden kendi kaybetmiştir aslında. Neyi mi? "Verdiğin sevgiyi, değer ve emeği..." Maske takan insanlardan Allah'a sığınırım. Allah verdiğin emeği hak edecek insanı karşına çıkarsın. Çünkü Allah adildir. Kimsenin hakkını kimseye bırakmaz. Bu dünyada öyle insanlar var ki, melek gibi insanların kalbini kırıp yine de kendini haklı sanıyor. Allah bizi onlardan korusun. Gerçek Müslüman inciten değil, incitmeye korkandır! Allahım sen kimseye sonradan "Bu muydu sevdiğim insan!" dedirtme. Yaramız var hepimizin. Çok şükür yaramızı saran bir de Yaradan'ımız... "Sana bıraktım Allahım..." cümlesinin verdiği hafiflik pamuğun zerresinde yok. Çok şükür... Kararsız kaldığında de k...